Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
- In order to return to our era, what should we do?
Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı.
- The president was forced to return to Washington.
Okumayı ve hayatta başarılı olmayı tercih ettiğim için eve geri dönmek istiyorum.
- I want to return home, as I prefer to study and to succeed in life.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
- In order to return to our era, what should we do?
Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım.
- I bought a green couch yesterday, but I couldn't fit it through the door, so I had to return it.
Bunu iade etmek istiyorum.
- I'd like to return this.
O, yıllar önce ondan kitabı ödünç aldı ve onu henüz iade etmedi.
- She borrowed the book from him many years ago and hasn't yet returned it.
Bir araba iade etmek istiyorum.
- I'd like to return a car.
Tom kaybettiği köpeğinin getirilmesi için bir ödül önerdi.
- Tom offered a reward for the return of his lost dog.
Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.
- A person will have the face of an angel when borrowing something, but the face of the devil when returning it.
Köpek her gün sahibinin dönüşünü bekledi.
- The dog waited day after day for its master's return.
Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.
- There is no returning to our younger days.
Tom'un eve geri dönmesi olası değil.
- It's unlikely that Tom will ever return home.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
- In order to return to our era, what should we do?
O, oğlunun geri dönüşü için dua etti.
- She prayed for her son's return.
Şili senin geri dönüşünü bekliyor!
- Chile is waiting for your return!
Onun yardımı karşılığında ona bir içki ısmarladım.
- I bought him a drink in return for his help.
Tom yaptığı bütün iş karşılığında ne alıyor?
- What does Tom get in return for all the work he's done?
O onun aşkını geri çevirmedi.
- He did not return her love.
Osaka'ya bir gidiş dönüş biletim var.
- I have a return ticket to Osaka.
Tokyo'ya bir gidiş dönüş biletim var.
- I have a return ticket to Tokyo.
Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım.
- I bought a green couch yesterday, but I couldn't fit it through the door, so I had to return it.
O dönene kadar burada beklerim.
- I'll wait here until he returns.
Geri dönenlerin bu sınıfa karışması zordur.
- It's difficult for returnees to blend in with that class.
Paramın hemen iade edilmesini istiyorum.
- I want my money returned immediately.
Hemen gemiye geri dön.
- Return to the ship at once.
O çağrılarımı yanıtlamadı.
- She didn't return my calls.
Su her şeyin anasıdır; her şey sudan gelir, ve suya döner.
- Water is the principle of all things; all comes from water, and to water all returns.
Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.
- After a long absence, he returned home.
O, Japonya'ya geri döndü.
- He returned to Japan.
Tom yıllardır vergi beyannamesi vermemiş.
- Tom hasn't filed a tax return in years.
Ne zaman arabayı geri vermek zorundayım?
- When do I have to return the car?
Tom karşılık olarak ne bekliyor?
- What does Tom expect in return?
Keşke iyiliğe karşılık verebilsem.
- I only wish I could return the favor.
Kalemimi geri vermeyi unutma.
- Don't forget to return my pen.
Bu parayı ona geri vermeyi unutmamam lâzım.
- I've got to remember to return this money to him.
Semptomlar geri gelmedi.
- The symptoms haven't returned.
Tom ödünç aldığı kitabı getirmek için geldi.
- Tom came to return a book he'd borrowed.
Tokyo'ya bir gidiş dönüş biletim var.
- I have a return ticket to Tokyo.
Osaka'ya bir gidiş dönüş biletim var.
- I have a return ticket to Osaka.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
- In order to return to our era, what should we do?
Ben el çantamı almak için geri döneceğim.
- I'll return to get my handbag.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
- In order to return to our era, what should we do?
İşe geri dönmek istiyorum.
- I want to return to work.
Tokyo'ya bir gidiş dönüş biletim var.
- I have a return ticket to Tokyo.
Japonya'ya geri dönüş biletin var mı?
- Do you have a return ticket to Japan?
Onun öpücüğünü döndürdü.
- She returned his kiss.
Yaşam yolunda dönüş yoktur.
- There is no returning on the road of life.
Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.
- There is no returning to our younger days.
Kitabı kütüphaneye iade ettiğimi hatırlıyorum.
- I remember returning the book to the library.
Geri dönen askerler savaştaki cesaretleri nedeniyle övüldüler.
- The returning soldiers were commended for their bravery in battle.
Seçim sonuçları beklediğimizdi.
- Election returns were what we had expected.
Su her şeyin anasıdır; her şey sudan gelir, ve suya döner.
- Water is the principle of all things; all comes from water, and to water all returns.
Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.
- After a long absence, he returned home.
O, Japonya'ya geri döndü.
- He returned to Japan.
Tayfun bizim Tokyo'ya geri dönmemizi engelledi.
- The typhoon prevented us from returning to Tokyo.
O bu şehre geri dönüyor.
- He is returning to this city.
O Texas'a dönmek için Meksika başkentinden ayrıldı.
- He left the Mexican capital to return to Texas.
Köyüne dönmek istedim.
- I wanted to return to your village.
This function returns the number of files in the directory.
Whan Kyng Marke harde hym sey that worde, he returned his horse and abode by hym.
The player couldn't return the serve because it was so fast.
Hand in your return by the end of the tax year.
If one players plays a trump, the others must return a trump.
Do you want a one-way or return?.
It yielded a return of 5%.
Although the birds fly north for the summer, they return here in winter.
I suppose here is none woll be glad to returne – and as for me,’ seyde Sir Cador, ‘I had lever dye this day that onys to turne my bak.’.
You should return the library book within one month.
I expect the house to be spotless upon my return..
If the goods don't work, you can return them.
Last year there were 250 returns of this product, less than the 500 the previous year.
To return to my story.
The band returned to form in 2002 with a new, catchy number-one song.
This album marks a return to form for the band which has not had a successful hit since 1995.
... I fear a return to the policies of those years should you win this election. What is the ...
... return to being better educated is far greater than it was even a generation ago. Look ...