dönüş

listen to the pronunciation of dönüş
Türkçe - İngilizce
rotation
turn

His hair has turned white. - Saçları beyaza dönüştü.

Modern science has turned many impossibilities into possibilities. - Modern bilim birçok olanaksızlıkları olanaklı hale dönüştürmüştür.

return

There is no returning on the road of life. - Yaşam yolunda dönüş yoktur.

My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad. - Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.

comeback

The player made a splendid comeback. - Oyuncu muhteşem bir dönüş yaptı.

regress
turning, rotation, turn; return, comeback
spin
gyration
sports pivoting turn
rev

Layla's love turned to revenge. - Leyla'nın sevgisi intikama dönüştü.

turning, rotation, revolution
descent
facing
way back

I'm on my way back home. - Ben eve dönüş için yolumdayım.

She could not find her way back. - O, geri dönüş yolunu bulamadı.

swing
return journey
regression
turning

Nicolas Flamel dreamed of turning lead into gold. - Nicolas Flamel kurşunu altına dönüştürmeyi hayal etti.

Now there is no turning back. - Şimdi geriye dönüş yok.

curve
(Dilbilim) reflex

The lesson on reflexive verbs is always difficult for the students. - Dönüşlü fiiller dersi öğrenciler için her zaman zordur.

(Askeri) traverse
(Bilgisayar) returning

There is no returning to our younger days. - Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.

There is no returning on the road of life. - Yaşam yolunda dönüş yoktur.

(Bilgisayar) escape
convert into
cycle
{i} rotating
gyre
agerayis
by turn
swerve
turnabout
twirl
dönüş bileti
Return ticket
dönüş adresi
return address
dönüş akımı
return current
dönüş borusu
return piping
dönüş dairesi
turning circle
dönüş devresi
return circuit
dönüş dirseği
return bend
dönüş freni
steering brake
dönüş göstergesi
turn indicator
dönüş hattı
return piping
dönüş izi
revolver track
dönüş kablosu
return cable
dönüş kavraması
steering clutch
dönüş komutu
return instruction
dönüş noktası
turning point
dönüş sayısı
number of revolutions
dönüş sinyali
turn signal
dönüş süresi
cycle time
dönüş süresi
cycle time , turnaround time
dönüş uçuşu
homing
dönüş yarı çapı
turning radius
dönüş yarıçapı
turning radius
dönüş yeri
(trafik) turnaround
dönüş yoldan dışarı
turn of the road
dönüş yolu
way back

I had trouble finding my way back to my hotel last night. - Dün gece otele dönüş yolumu bulmada sıkıntı yaşadım.

She could not find her way back. - O, geri dönüş yolunu bulamadı.

dönüş çapı
turning circle
dönüş şeridi
virga
dön
{f} turn

This catterpillar will turn into a beautiful butterfly. - Bu tırtıl harika bir kelebeğe dönüşecek.

I order you to turn right. - Sana sağa dönmeni emrediyorum

geri dönüş
return

She prayed for her son's return. - O, oğlunun geri dönüşü için dua etti.

Chile is waiting for your return! - Şili senin geri dönüşünü bekliyor!

gerisingeri dönüş
rightabout
gidiş dönüş bileti
return ticket

I have a return ticket to Tokyo. - Tokyo'ya bir gidiş dönüş biletim var.

I have a return ticket to Osaka. - Osaka'ya bir gidiş dönüş biletim var.

tam geri dönüş
rightabout
(bilet) gidiş-dönüş
return
dön
wheel

Who were you with on the Ferris wheel? - Dönme dolapta kimle birlikteydin?

Do you know who invented the Ferris wheel? - Dönme dolabı kimin icat ettiğini biliyor musun?

dön
(Bilgisayar) transform

A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work. - Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.

This differential equation can be easily solved by Laplace transform. - Bu diferansiyel denklemler Laplace dönüşümüyle kolayca çözülebilir.

dönüşler
(Askeri) facing
eve dönüş
home coming
geri dönüş
turnaround

He has made a turnaround of a hundred and eighty degrees. - O, yüz seksen derecelik bir geri dönüş yaptı.

helezoni dönüş
swirl
hızlı dönüş
whirl
tahmini dönüş zamanı
(Askeri) estimated time of return
tersine dönüş
reserved
yatay dönüş
(Askeri) traverse
zarf dönüş
(Bilgisayar) envelope return
dön
{f} veering

I saw his car veering to the right. - Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.

dön
veer

I saw his car veering to the right. - Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.

dön
{f} rotating

The black hole is surrounded by a rotating disk of ionized gas. - Kara delik, iyonize gazdan oluşan dönen bir diskle çevrilidir.

At the equator, the Earth is rotating at a speed of about about 2200 kilometers per hour. - Ekvatorda, Dünya yaklaşık saatte 2200 kilometre hızla dönüyor.

dön
back down

Tom isn't going to back down. - Tom sözünden dönmeyecek.

Tom refused to back down. - Tom sözünden dönmeyi reddetti.

dön
{f} twirl
dön
return to

The boy's plan was to study medicine and return to Saint Croix as a doctor. - Çocuğun planı, tıp öğrenimi yapmak ve bir doktor olarak Saint Croix'a dönmekti.

The president was forced to return to Washington. - Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı.

dön
revert
aletli dönüş
instrument turn
bengi dönüş
eternal recurrence
bir gidiş dönüş bilet lütfen
a round-trip ticket please
bu gidiş dönüş bileti ne zamana kadar geçerli
How long is a round trip ticket good for
dikey dönüş
(Havacılık) looping-the-loop
dön
return

After a long absence, she returned home. - Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.

When will you return? - Ne zaman geri döneceksin?

dön
sheer
düzgün dönüş
(Havacılık) gentle turn
eskiye dönüş yapmak
put the clock back
eve dönüş yapan
home-coming
fırıl fırıl dönüş
twirl
geri dönüş
turnabout
geri dönüş
comeback
geriye dönüş
flashback
geriye dönüş
about turn!
geriye dönüş
about face!
geriye dönüş
countermarch
geçmişe dönüş
flashback
gidiş dönüş
return, round trip
gidiş dönüş
round trip

One way or round trip? One way, please. - Tek yön ya da gidiş dönüş? Tek yön, lütfen.

Round trip? Only one-way. - Gidiş dönüş mü? Sadece tek yön.

gidiş dönüş bileti
round trip ticket
gidiş dönüş yolculuğu
round trip
gidiş dönüş/geliş
1. round trip. 2. round-trip (ticket), Brit. return (ticket)
göreve dönüş
(Askeri) returned to duty
hava dönüş yolu
return airway
hikâyede geriye dönüş
cutback
hikâyede geriye dönüş yapmak
cut back
iki dönüş
(Bilgisayar) two spins
ilk türe dönüş ile ilgili
reversionary
kanat üzerine yıkılarak yapılan dönüş
wingover
kayağı döndürerek yapılan dönüş
stem turn
keskin dönüş
sharp curve
keskin dönüş
(Askeri) steep turn
keskin dönüş
tight turn
kondens dönüş pompası
condensate return pump
kule dönüş tertibatı
(Askeri) turret traversing mechanism
kurtarma bölgesi; sıfıra dönüş S
(Askeri) recovery zone; return-to-zero
kuru dönüş
dry return
kuvvete dönüş
(Askeri) return to force
kuzey dönüş hatası
(Havacılık) northerly turning error
mektup dönüş adresi
(Bilgisayar) envelope return address
otomatik dönüş
automatic turn
planlanmış dönüş zamanı; özel müdahale timi; standart uzak terminal; stratejik o
(Askeri) scheduled return time; special reaction team; standard remote terminal; strategic relocatable target
selenoid geri dönüş yayı
(Otomotiv) solenoid return spring
tahmin edilen hizmete dönüş tarihi
(Askeri) estimated return to service date
tam bir dönüş yapmak
come full circle
tam geri dönüş
rightabout face
tehlikeli dönüş
Dangerous bend
tek ayak üzerinde dönüş
pirouette
teknik yayın; dönüş noktası
(Askeri) technical publication; turn point
yakıtın tanka geri dönüş valfi
constant bleed valve
yavaş veya tek paletle dönüş
gradual turn
yurda dönüş
home coming
yuvaya dönüş
home coming
çeyrek dönüş
quarter-turn
çok birimli dönüş takip hattı
(Askeri) trackline multiunit return
üsse dönüş
(Askeri) return to base
Türkçe - Türkçe
Dönme işi veya biçimi: "Artık serbestim, koynumda terhis kâğıdımla dönüş yolundayım."- R. N. Güntekin
Dönme işi veya biçimi
Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi
avdet
(Osmanlı Dönemi) MAAD
gidiş dönüş
Gitme ve gelme (veya dönme)
yuvaya dönüş
Eski yerine, görevine veya aile ocağına dönüş
dönüş