çevirmek

listen to the pronunciation of çevirmek
Türkisch - Englisch
turn

You have to turn words into deeds. - Sözleri işlere çevirmek zorundasın.

That's a very generous offer, but I have to turn it down. - Bu cömert bir teklif fakat onu geri çevirmek zorundayım.

translate

It took me more than two hours to translate a few pages of English. - Birkaç sayfa İngilizce çevirmek iki saatten fazla zamanımı aldı.

It took me more than two hours to translate a few pages of English. - Birkaç sayfa ingilizceyi çevirmek iki saatten daha fazla zamanımı aldı.

send back
spin
turn to
close
lap
turn up
revolve about
reverse

Translation is easier than reverse translation. - Çevirmek, ters çevirmekden daha kolaydır.

convert into
(Sinema) pan
disincline
encompass
tweedle
annul
turn on
besiege
make over
stop
assemble
speediness
(deyim) change over
change

I want to change ten thousand yen to dollars. - On bin yeni dolara çevirmek istiyorum.

contain
zone
convert from
wind
make
carry out
point at
circle
begird
rotate
revolve around
overturn
hatch
put into
run
transform
(Muzik) invert
thread
revoke
commutate
twist
hold up
convert to
enclose
twirl
manage
roll
deflect
(sayfa) turn over
to turn (a situation) into (something bad)
interpret

The sentence is capable of two interpretations, of which the first is the exact opposite of the other. - Cümleyi birbiriyle zıt iki farklı biçimde çevirmek mümkün.

The role of the historian is less to discover and catalog documents than to interpret and explain them. - Tarihçinin rolü daha az keşfetmek ve onları çevirmek ve açıklamak yerine belgelerin kataloğunu hazırlamaktır.

change to
to turn, make, or transform (one thing) into (another)
divert
translate , dial
exchange
to pull (a trick, a ruse)
translate into

All languages are hard to translate into. - Bütün dilleri çevirmek zordur.

hedge in
to turn, to turn (sth) round; to point; to spin; to divert; (kamera, dürbün) to train; to wind; to rotate; to revolve; to reverse; to revoke, to annul; to send back; to translate (into), to render" " tercüme etmek; to manage, to run" " yönetmek, idare etmek; to convert; to turn into; to transform, to change; to surround, to encircle, to encompass" " kuşatmak; to stop, to hold up; (plan, dolap, vb.) to make, to carry out, to hatch
(for one kind of meteorological condition) to turn into, become (another): Yağmur kara çevirdi. The rain's turned to snow. Çevir kazı yanmasın. (Konuşma Dili) Why are you changing the subject? (said sarcastically)
commute
encircle
turn into
(bilgisayar) assemble
upturn
geri çevirmek
refuse
geri çevirmek
decline

It is very impolite of you to decline their invitation. - Onların davetini geri çevirmek sizin terbiyesizliğiniz.

I had to decline the invitation because I was ill. - Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.

geri çevirmek
reject
çekip çevirmek
run
çekin paraya çevirmek
cash a bill
çekip çevirmek
manage
çekip çevirmek
look after
çekip çevirmek
mastermind
çekip çevirmek
keep in order
çekip çevirmek
to manage, to run
çember çevirmek
to roll a hoop
entrika çevirmek
intrigue
entrika çevirmek
scheme
iş çevirmek
be up to
çit ile çevirmek
fence
geri çevirmek
(Biyokimya) recycle
geri çevirmek
(Konuşma Dili) turn one's back on
geri çevirmek
spurn
paraya çevirmek
realize
paraya çevirmek
cash
sözü çevirmek
to change the subject
taksi çevirmek
take a taxi
telefon numaralarını çevirmek
dial
tersini çevirmek
overturn
çevirme
{i} spin
çevirme
{i} surround
çevirme
translated

I have never translated a book. - Ben bir kitap çevirmedim.

I don't remember which articles I have translated and which I haven't. - Hangi makaleleri çevirdiğimi hangilerini çevirmediğimi hatırlamıyorum.

-e çevirmek
point at
ahıra çevirmek
mess up
dirsek çevirmek
drop
dolap (çevirmek)
scam
dolap çevirmek
cabal
dolap çevirmek
intrigue
dolap çevirmek
do something tricky
dümen çevirmek
trick
dümen çevirmek
play tricks
elinde evirip çevirmek
toy with
film çevirmek
make a film
geri çevirmek
call of
geri çevirmek
repudiate
geri çevirmek
send back
geri çevirmek
negative
geri çevirmek
return
geri çevirmek
give back
hızla çevirmek
twirl
lafı çevirmek
change the subject
numara çevirmek
dial
taksi çevirmek
flag down a taxi
telefon çevirmek
dial
ters çevirmek
reverse

Translation is easier than reverse translation. - Çevirmek, ters çevirmekden daha kolaydır.

tersine çevirmek
reserve
tersine çevirmek
turn inside out
çevir
(Bilgisayar) dial

I forgot to lift the receiver before dialing the number. - Numarayı çevirmeden önce alıcıyı kaldırmayı unuttum.

In case of fire, dial 119. - Yangın durumunda, 119'u çevir.

çevir
{f} converting
çevirme
(Televizyon) skew
çevirme
(Muzik) inversion
çevirme
rendering
çevirme
(Dilbilim) interpretation

The sentence is capable of two interpretations, of which the first is the exact opposite of the other. - Cümleyi birbiriyle zıt iki farklı biçimde çevirmek mümkün.

çevirme
(Jeoloji) derivation
çevirme
(Bilgisayar) roll
çevirme
assembling
çitle çevirmek
hedge
çitle çevirmek
fence in
şaşkına çevirmek
baffle
duvarla çevirmek
wall
çevir
{f} slue
çevir
{f} translating

Translating that text will be very easy. - O metni çevirmek çok kolay olacak.

Translating sentences on Tatoeba is more fun than doing homework. - Tatoeba'da cümleleri çevirmek ev ödevi yapmaktan daha eğlenceli.

çevir
{f} slew
çevir
{f} converted

I converted my yen into dollars. - Yenimi dolara çevirdim.

Tom converted about half of his yen into dollars and the other half into euros. - Tom yeninin yaklaşık yarısını dolara ve diğer yarısını avroya çevirdi.

çevir
surround by
çevir
{f} diverted
çevir
{f} convert

Tom converted about half of his yen into dollars and the other half into euros. - Tom yeninin yaklaşık yarısını dolara ve diğer yarısını avroya çevirdi.

Let's try to convert German into a Romance language. - Almanca'yı Romen diline çevirmeye çalışalım.

çevir
{f} surrounding

I saw them surrounding him. - Onların onun etrafını çevirdiğini gördüm.

çevir
surround

Lions surrounded Tom on all sides. - Aslanlar Tom'u her tarafından çevirdi.

The police have surrounded the building. - Polisler binayı çevirdi.

çevir
{f} rounded
çevir
{f} surrounded

Lions surrounded Tom on all sides. - Aslanlar Tom'u her tarafından çevirdi.

The police have surrounded the building. - Polisler binayı çevirdi.

çevirme
{i} slue
çevirme
twist
çevirme
enclosure
çevirme
diversion
çevirme
{i} slew
çevirme
envelopment
çevirme
{i} converting
entrika çevirmek
cabal
etrafını çevirmek, bulunduğu yerden ayırmak
To turn around, to separate from the location
muma çevirmek
(deyim) Make (someone) submissive and obedient, make (someone) putty in one´s hands
numarayı çevirmek
To dial
yolundan çevirmek
To turn from the path
yüz çevirmek
Turn away from
çevir
translate

Don't translate English into Japanese word for word. - İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.

Please translate sentence for sentence in Tatoeba. - Lütfen Tatoeba'da cümleyi cümle için çevirin.

çevir
assemble
çevirme
(Jeoloji) casing
aceleyle çevirmek
riffle
aceleyle çevirmek
shuffle cards; turn pages quickly
aceleyle çevirmek
leaf through
adama çevirmek
to put (something) in good repair, put (something) in good shape
ahıra çevirmek
to mess up, make a shambles of
alavere dalavere yapmak/çevirmek
to play a dirty trick
aleyhine çevirmek
antagonize
arabalarla çevirmek
laager
arapsaçına çevirmek
make hay of smth
arapsaçına çevirmek
to tangle
arka çevirmek
to shun, turn one's back (on)
arkasını çevirmek
to turn one's back, refuse to be concerned
ayakkabılarını çevirmek
to be cool (to a visitor)
başka tarafa çevirmek
avert
beton yığınına çevirmek
overbuild
bu seyahat çekini nakide çevirmek istiyorum
I would like to cash this traveler's check
curcunaya çevirmek/ döndürmek/vermek
to fill (a place) with a clamor of voices
daireyi kareye çevirmek
squere the circle
dalavere çevirmek
to plot, to intrigue, to scheme
dalavere çevirmek/döndürmek
to pull fast ones, be engaged in trickery, chicane
dalgalı akımı doğru akıma çevirmek
to rectify
deliye çevirmek
to drive sb to distraction
dikkatini çevirmek
to focus one's attention on
dilenciye çevirmek
beggar
dirsek çevirmek
to drop (someone) socially
dirsek çevirmek
to turn one's back on, to drop
dolap çevirmek
maneuver
dolap çevirmek
gerrymander
dolap çevirmek
machinate
dolap çevirmek
practice
dolap çevirmek
practise
dolap çevirmek
to pull a trick, to plot, to scheme, to intrigue, to collude
dolap çevirmek
scheme
dolap çevirmek
collude
dolap çevirmek
set a snare
dolap çevirmek
manoeuvre [Brit.]
dolap çevirmek/döndürmek
colloq . to do something tricky, pull a ruse
doğru akıma çevirmek
rectify
duvarla çevirmek
to surround with a wall
duvarla çevirmek
wall in
duvarla çevirmek
wall up
dümen çevirmek
colloq . to play tricks
dümen çevirmek
be up to one's tricks
dümen çevirmek
to play tricks, to trick
düz akıma çevirmek
commutate
düzyazıya çevirmek
prose
düzünü çevirmek
turn up
düşman kanadını çevirmek
(ordu) outflank
e doğru çevirmek
turn against
e doğru çevirmek
turn on
entrika çevirmek
play politics
entrika çevirmek
practice
entrika çevirmek
to intrigue, to plot, to scheme
entrika çevirmek
practise
entrika çevirmek
to intrigue, scheme
entrika çevirmek
machinate
etrafını çevirmek
to circle, to encircle, to surround
etrafını çevirmek
hedge in
Türkisch - Türkisch
Kötü bir duruma getirmek
Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Çevrilemek, tevil etmek
Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
Bir şeyin yönünü değiştirmek: "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."- Y. Z. Ortaç. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek: "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."- Ö. Seyfettin
Hile, dolap, dalavere gibi dürüst olmayan davranışlar için yapmak
Geri göndermek
Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
Bir şeyin yönünü değiştirmek
Yönetmek, idare etmek: "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."- H. Taner
Oynamak
Döndürerek hareket ettirmek: "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."- S. F. Abasıyanık
Bir dilden başka bir dile aktarmak, tercüme etmek
Kötü bir duruma getirmek. Çeviri yapmak: "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."- M. Ş. Esendal
Bir durumdan başka duruma geçmek
Döndürerek hareket ettirmek
Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak
Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek
Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
Çevrilemek, tevil etmek
Kâğıt oyunu oynamak
Yönetmek, idare etmek
Hile, dolap, dalavere gibi dürüst olmayan davranışlar için yapmak: "Bendenize şikâyetlerin yapılmaması, iş çevirmek isteyenlerin muvaffak olamayacaklarını bilmeleri neticesidir."- Atatürk
tercüme etmek
çalkalamak
Çevirme
(Osmanlı Dönemi) ATF
Çevirme
tercüme
çevirme
Kuzu, oğlak gibi hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi
çevirme
Etrafı çitle çevrilmiş küçük bahçe
çevirme
çevresi duvar ya da çitle çevrilmiş küçük bahçe
çevirme
Çevirmek işi, tedvir
çevirme
Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, kuşatma, ihata
çevirme
Kuzu, oğlak gibi hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi: "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular."- R. H. Karay
çevirme
Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi
çevirme
Tavuk eti, patlıcan ve pirinçle yapılan bir yemek
çevirme
Bir dilden başka dile çevrilmiş, tercüme
çevirme
Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma
çevirmek
Favoriten