destek

listen to the pronunciation of destek
Türkisch - Englisch
support

I will marshal a fair amount of scientific data to support my argument. - Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağım

He supported himself with a stick. - O, kendisini bir baston ile destekledi.

backing

I'm fed up with always backing you up. - Sürekli seni desteklemekten bıktım.

You're backing the wrong horse. - Sen yanlış atı destekliyorsun.

rest
assistance
countenance
aid

I was aided by a dear friend. - Sevgili bir arkadaşım tarafından desteklendim.

We aided him in his business. - Onu kendi işinde destekledik.

mounting
pier
feedback
(Tıp) adjuvant
post
help
gusset
(İnşaat) deadman
side
counterfort
helper
(Askeri) reinforcements
column
(Otomotiv) fulcrum
relief

Dan needed money and sought financial relief from his father. - Dan'ın paraya ihtiyacı vardı ve babasından ekonomik destek istedi.

reinforce
chair
shoulder
(Mimarlık) plinth
standby
promotion
(Ticaret) consolidation
standard
favour

I am in favour of your proposal. - Ben önerini destekliyorum.

stand-by
(Mimarlık) footstall
back-up
favor
auspices
subsidy
shot
cantilever
(Havacılık) back up
supporter

Rev. King and his supporters were threatened. - Martin Luther King, Jr ve onun destekçileri tehdit edildi.

Not only Esperantists, but also supporters of Esperanto may participate in the Congress. - Sadece Esperantist'ler değil fakat aynı zamanda Esperanto destekçileri de kongreye katılabilirler.

supporting

I want to thank my friends and family for supporting me. - Beni destekledikleri için arkadaşlarıma ve aileme teşekkür etmek istiyorum.

When we think of the traditional roles of men and women in society, we think of husbands supporting the family, and wives taking care of the house and children. - Ne zaman kadın ve erkeklerin geleneksel rollerini düşünsek, ailesine destek olan kocalar ve de aile ve çocuklarına bakan karılar aklımıza gelir.

support; prop; beam used as a prop
corbel
contribution
bolster
endorsement
cooperation
buttress
stand by

I stand by that commitment. - O vaadi destekliyorum.

I took it for granted that he would stand by me. - Bana destek olacağına garanti gözüyle bakıyordum.

stand, base, pedestal
(Hukuk) support, assistance, auspice
backup

The lone police officer called for backup. - Yalnız polis memuru destek istedi.

prop

I am in favor of the proposition. - Teklifi destekliyorum.

He fetched a few cushions to prop up her head. - Onun başını desteklemek için birkaç yastık getirdi.

crutch

You're using that dictionary as a crutch. You don't really need it. - O sözlüğü bir destek olarak kullanıyorsun. Gerçekten ona ihtiyacın yok.

booster
auxiliary
bracket
friend

Your father's friends aren't his only supporters. - Senin babanın arkadaşları onun tek destekçileri değil.

All his friends backed his plan. - Bütün arkadaşları onun planını destekledi.

support, prop, bracket, buttress, shore, strut, beam; support, backing, countenance; reinforcements; help, helper
bracer
indorsement
brace
upholder
underlay
{i} stay

Tom stayed to back me up. - Tom beni desteklemek için kaldı.

{i} second

Tom seconded the motion. - Tom hareketi destekledi.

comfort
boost
reinforcement
push
destek vermek
identify
destek olmak
support

I'm here to support Tom. - Tom'a destek olmak için buradayım.

Tom is working hard to support his family. - Tom ailesine destek olmak için sıkı çalışıyor.

destek (maddi/manevi)
support
destek akçe
subsidy
destek almak
take support
destek almak
get support
destek almak
receive support
destek ateşi
(Askeri) support fire
destek bağı
(Çevre) brace
destek biti
(Bilgisayar) overhead bit
destek diş
(Diş Hekimliği) anchorage
destek ekibi
support team
destek grubu
(Pisikoloji, Ruhbilim) support group
destek hattı
(Askeri) support line
destek işlem
overhead
destek işlem
(Bilgisayar) overhead operation
destek işlem
(Bilgisayar) housekeeping operation
destek olmak
stand by
destek olmak
be supportive
destek olmak
further
destek vermek
support

It is incumbent on us to support him. - Ona destek vermek bize düşer.

destek üssü
(Askeri) support base
destek merdanesi
(Mühendislik) Back roll
destek akça
subsidy
destek akçe
subvention, subsidy
destek aramak
whistle up
destek ateşi
supporting fire
destek atışı
mil . fire support
destek ayak
(İnşaat) dead shore
destek bağ
(Anatomi) sustentaculum
destek birimi
support unit
destek birlikleri
reinforcements
destek birliği
support unit
destek birliği
service
destek doku
(Hayvan Bilim, Zooloji) supporting tissue
destek grevi
sympathy strike
destek görmek
to be supported (intellectually or morally) by, get (intellectual or moral) support from
destek hizmetleri
commissariat
destek kiti
(Askeri) packup kit
destek koymak
prop
destek koymak
truss
destek koymak
prop up
destek koymak
underpin
destek koymak
chock
destek koymak/vurmak
to prop up, shore up
destek kredisi
(Hukuk) subsidised credit
destek kuvvetleri
auxiliary troops
destek kuvvetleri
succor
destek kuvvetleri
auxiliaries
destek mili
support shaft
destek noktası
fulcrum
destek noktası
point of support
destek olan
supporting

When we think of the traditional roles of men and women in society, we think of husbands supporting the family, and wives taking care of the house and children. - Ne zaman kadın ve erkeklerin geleneksel rollerini düşünsek, ailesine destek olan kocalar ve de aile ve çocuklarına bakan karılar aklımıza gelir.

destek olan kimse
supporter
destek olan kimse
strengthener
destek olmak
shore
destek olmak
arm
destek olmak
back up
destek olmak
bear up
destek olmak
(karşılıklı) cooperate
destek olmak
to support (intellectually or morally)
destek olmak
back
destek olmak
smile on
destek olmak
bolster up
destek olmak
to support, to back, to stand by
destek planı
(Askeri) supporting plan
destek program
utility program
destek sağlama beyanı
affidavit of support
destek silahları irtibat timi
(Askeri) supporting arms liaison team
destek sınıfları koordinasyon merkezi
(Askeri) supporting arms coordination center
destek sınıfları özel karargahı
(Askeri) supporting arms special staff
destek talebi
(Askeri) support request
destek teyidi
(Askeri) support confirmation
destek tübü
ledger tube
destek uçağı
(Askeri) supporting aircraft
destek vaat etmek
(Hukuk) pledge support
destek veren komutanlık
(Askeri) supporting command
destek veren üye
sustaining member
destek vermek
second
destek vermemek
fink out
destek vurmak
to put a prop to, to shore up, to brace
destek yapı
(Havacılık) back up structure
destek yordamı
utility routine
destek ışığı
booster light
Deniz Destek Kuvvetleri Komutanı
(Askeri) commander, supporting naval forces
Deniz Kuvvetleri Destek Direktifi
(Askeri) Navy Support Instruction
Deniz Piyade Hava-Kara Görev Kuvveti (MAGTF) Konuşlanma Destek Sistemi II
(Askeri) Marine air-ground task force (MAGTF) Deployment Support System II
Deniz filosu destek fibi N
(Askeri) Marine wing support squadron
Deniz filosu destek grubu
(Askeri) Marine wing support group
Deniz seferi birliği (meu) hizmet destek grubu
(Askeri) Marine expeditionary unit (MEU) service support group
Deniz seferi kuvveti (MEF) meteoroloji destek timi; görev destek timi
(Askeri) Marine expeditionary force (MEF) weather support team; mission support team
deniz gelişmiş lojistik destek yeri
(Askeri) naval advanced logistic support site
deniz geliştirilmiş destek üssü
(Askeri) naval advanced support base
deniz kuvvetleri uzay destek timi
(Askeri) naval space support team
mali destek sağlamak
subsidize
destek olmak
roll a log for smb
destek vermek
be supportive
daha fazla destek
further assistance
destek olmak
bolster
dikey destek
vertical stay
direkt destek
(Askeri) direct support
endirekt destek
indirect support
endirekt destek kaynakları
(Askeri) overhead
entegre lojistik destek
(Askeri) integrated logistic support
idari destek personeli
(Askeri) overhead personnel
kurumsal destek
(Ticaret) institutional support
maddi destek
financial support
maddi destek
(Politika, Siyaset) financial aid
mali destek
(Ticaret) financial support
manevi destek
emotional support
psikolojik destek
psychological support
sosyal destek
social support
teknik destek
tech support
topluluk destek çerçevesi
community support framework
tıbbi destek
(Tıp) medical support
yakın destek
(Askeri) close support
destek sistemi
support system
destek ver
gave a boost
destek ver
give a boost
destek ver
give a post
destek ver
gave a post
destek ver
given a boost
destek ver
given a post
destek vermek
give support

How to Give Support to a Loved One with Cancer .

destekler
supports

He supports the Democratic Party. - Demokrat Partiyi destekler.

This TV supports 1080p. - Bu TV 1080p'yi destekler.

Bilgi Harbi Destek Merkezi
(Askeri) Information Warfare Support Center
Bilgi Sistemleri Ve Hizmetleri Başkanlığı (DIA); doğrudan destek; doktrin sponso
(Askeri) Directorate for Information Systems and Services (DIA); direct support; doctrine sponsor
Birleşik Devletler Kara Kuvvetleri Komuta ve Kontrol Destek Dairesi
(Askeri) United States Army Command and Control Support Agency
Birleşik Devletler Kara Kuvvetleri Komutanı; muharebe destek dairesi; konteynere
(Askeri) Chief of Staff, United States Army; combat support agency; container stuffing activity
Birleşik Devletler Kara Kuvvetleri Toplum ve Aile Destek Merkezi
(Askeri) United States Army Community and Family Support Center
Ekonomik Destek Fonu; acil durum destek işlevi
(Askeri) Economic Support Fund; emergency support function
Genel Servis Yönetimi; genel destek topçusu
(Askeri) General Services Administration; general support artillery
Harekat (Askeri Destek) Başkan Yardımcısı
(Askeri) (MS) Assistant Deputy Director for Operations/Military Support
Hava Kuvvetleri inşaat Mühendisliği Destek Dairesi
(Askeri) Air Force Civil Engineering Support Agency
Hava Kuvvetleri unsur plan subayı (karargah); kesin nokta; Prensip Destek Başkan
(Askeri) Air Force component plans officer (staff); decisive point; Directorate for Policy Support (DIA)
Küresel Karar Destek Sistemi
(Askeri) Global Decision Support System
Küresel Muharebe Destek Sistemi
(Askeri) Global Combat Support System
Küresel Uydu Muhabere Destek Merkezi
(Askeri) Global Satellite Communications Support Center
Kıyı lojistik destek kıt'ası deniz birliği
(Askeri) beachmaster unit
Lojistik Tedarik Destek Kurulu
(Askeri) Logistics Procurement Support Board
Malzeme Hazırlılık Destek Teşkilatı
(Askeri) Materiel Readiness Support Agency
Merkezi İstihbarat (Askeri Destek) Başkan Yardımcısı
(Askeri) Associate Director of Central Intelligence for Military Support
Milli İstihbarat Destek Timi (DIA)
(Askeri) National Military Intelligence Support Team (DIA)
Müsterek Görev Kuvveti-Sivil Destek
(Askeri) Joint Task Force-Civil Support
Müşterek Karar Destek Sistemi
(Askeri) Joint Decision Support System
Müşterek Karşı İstihbarat Destek Şubesi
(Askeri) Joint Counterintelligence Support Branch
Müşterek Muhabere Destek Unsuru Komutanı
(Askeri) Commander, Joint Communications Support Element
Müşterek Veri Sistemleri Destek Merkezi
(Askeri) Joint Data Systems Support Center
NATO Karşılıklı Destek Kanunu
(Askeri) North Atlantic Treaty Organization (NATO) Mutual Support Act
NATO Müşterek Kuvvet Elektronik Harp Destek Grubu
(Askeri) Multi-Service Electronic Warfare Support Group (NATO)
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Küçük el
(Osmanlı Dönemi) f. Bir şeyin yıkılıp devrilmemesi için, o şeye vurulan payanda, dayanak
(Osmanlı Dönemi) Yün ve pamuk gibi şeyleri eğirmeye yarıyan âlet
Yardımcı: "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta."- O. Hançerlioğlu
Dayanak, dayak
Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma
Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, hamil
Dayanak, dayak. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, hamil
Yardımcı
Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru
(Osmanlı Dönemi) AZD
modiyon
(Osmanlı Dönemi) MESNED
destek doku
Vücuda destek görevi yaptıkları için bağ dokusunun kıkırdak ve kemik dokularına bir arada verilen ad
destek doku
Kalın çeperli, güçlü hücrelerden oluşmuş, bitkiye diklik, sertlik ve sağlamlık kazandıran doku
destek olmak
Güç sağlamak, yardımcı olmak
KIYI LOJİSTİK DESTEK KITASI
(Askeri) Amfibi harekatta; kıta, teçhizat ve ikmal maddelerinin çıkarılmasını ve kıyılardan içerilere intikallere kolaylaştırmak, hasta ve yaralılarla harp esirlerini tahliye etmek, çıkarma ve gemi araçlarının kıyılara yanaşmalarını, geri çekilmelerini (retraction) ve kurtarılmalarını kolaylaştırmak maksadıyla teşkil edilmiş çıkarma kuvveti görev teşkili. Bu teşkil; hem deniz hem çıkarma kuvveti unsurlarından mürekkeptir
KIYI LOJİSTİK DESTEK KITASI DENİZ BİRLİĞİ
(Askeri) Bir tümenin (takviyeli) amfibi çıkarmasını destekleyebilecek ve kıyı postası olarak bilinen bir deniz unsurunu, kıyı lojistik destek kıtasına sağlamak üzere tasarlanmış deniz kıyı grubunun görev tahsis edilmiş bir deniz birliği
Destek vermek
omuzlamak
destek
Favoriten