ek

listen to the pronunciation of ek
Türkçe - İngilizce
{i} supplement
{i} addition
{i} adjunct
{i} schedule
appendix
{s} supplementary
insertion
by
additional
(Kanun) accessory
juncture
subsidiary agreement
insert
(Elektrik, Elektronik,Teknik) cable joint
excursus
additive
(Bilgisayar) attach
patch
appurtenance
appendices
annexe
special
{i} affix
add-on
{i} add
{i} augment
accretion
gusset
excess
{f} planting
attachment
{f} plant
extension
sow
{f} sowed
adjunction
inclusion
{i} add on
collateral
{f} sowing
accession
joining
further
inset
subsidiary
supplement to
{i} add#on
{i} annex
subjoin
additional articles
formative
particle
sown
pullout
{i} postscript
{i} extra
supplemental
addendum
appendage
supplement; appendix
addition, supplement, adjunct, addendum, extension, appendage; appendix; joint, patch; affix; additional, supplementary, subsidiary, extra
appendix , attachment
(Anatomi) appendage
extra, additional, supplementary
joint (of a pipe)
supplementation
gram. affix; prefix; infix; suffix
super
{i} joint
rider
ek yeri
joint
ek
sideline
ek bina
{i} wing

The hospital has three wings. - Hastanenin üç ek binası var.

ek olarak
in addition

I want to study German in addition to English. - İngilizceye ek olarak Almanca eğitimi yapmak istiyorum.

I study French in addition to English. - İngilizceye ek olarak Fransızca eğitimi de alıyorum.

Ek
part time job
ek olarak
in addition to

I want to study German in addition to English. - İngilizceye ek olarak Almanca eğitimi yapmak istiyorum.

In addition to water, sunshine is absolutely necessary for plant life. - Bitki yaşamı için, suya ek olarak güneş ışığı kesinlikle gereklidir.

ek olarak
additionally
ekler
(Bilgisayar) enclosures
ek bilgi
(Bilgisayar) more
ek bilgi
(Bilgisayar) more info
ek bilgi
(Bilgisayar) tell me more
ek bilgi
(Bilgisayar) fine print
ek bilgi
(Bilgisayar) additional information
ek bilgi
(Bilgisayar) additional info
ek
extra work
ek
additional work
ek
(Ticaret) second job
ek olarak
(Konuşma Dili) into the bargain
ek olarak
(Bilgisayar) as attachment

I'm sending two photographs as attachments. - Sana iki fotografı ek olarak gönderiyorum.

ek olarak
and all
ek olarak
(Konuşma Dili) to boot
ek olarak
(Ticaret) supplemental
ek olarak
intercalary
ek olarak
additively
ek olarak
for good measure
ek süre
additional time
ek vergi
(Ticaret) surcharge
ek yeri
(İnşaat) jointing
ek ücret
extra charge
ekler
appendix
ekler
(Bilgisayar) appendices
ekler
addenda
ek bina
out building
ek bina
additional building
ek gelir
income bracket
ek olarak
extra
ek olarak
as well as
ek olarak
on the side
ek vergi
surtax
ek yeri
seam
ek yeri
commissure
Ek bina
(Mimarlık) auxilary building
Ek
side job
ek bina
annex
ek ders
Additional
ek ücret
additional charge
ekler
additions
ekler
appends
ekler
add

Don't you add some sugar? - Biraz şeker ekler misiniz?

If you add 3 to 3, you get 6. - Üçe üç eklerseniz, altı elde edersiniz.

ek bina
outbuilding
ek bina
{i} dependency
ek bina
outhouse
ek bina
annexe
ek bina
outbuilding, additional building
ek gelir
fringe benefit
ek
extra
ek olarak
intercalarily
ek olarak
in addition (to)
ek süre
extratime
ek vergi
supertax
ek yeri
joining, joint, seam
ek yeri
{i} splice
ek yeri
{i} juncture
ek yeri
{i} join
ek yeri
{i} scarf
ek yeri
seam; joint
ek yeri
(kemik) suture
ek ücret
{i} surcharge
ek ücret
weighting
ek ücret
(Hukuk) premium
ekler
éclair, chocolate éclair
ekler
eclair
Türkçe - Türkçe
zeyil
ilave
lahika
Eklenmiş, katılmış
Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave
iki borunun birleştiği yer
Sözcüğün görevini belirtmek ya da sözcük türetmek için kullanılan biçim verici ses
Sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri
Katılmış, ulanmış, eklenmiş
Sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça
Eklenmiş, katılmış: "Okul müdürü iken, okulun ek inşaatında hamallarla birlikte çalışmış."- H. Taner
Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan şekil verici ses veya sesler, lahika
İki borunun birbirine birleştirildiği yer
Ek yeri
(Osmanlı Dönemi) MEVSİL
ek ders
Haftalık zorunlu ders yükünün dışında kalan ders
ekler
Bir tür patiska
ekler
Bir çeşit pasta
ekler
Bir cins pasta
ekler
üstü çikolatalı, içi kremalı bir cins pasta
ekler
İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü