in addition to

listen to the pronunciation of in addition to
İngilizce - Türkçe
ek olarak

Diğer endişelerime ek olarak, bu olmak zorunda. - In addition to my other worries, this has to happen.

İngilizceye ek olarak Fransızca eğitimi de alıyorum. - I study French in addition to English.

ilave olarak

Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi. - In addition to hiring me, he gave me a piece of advice.

bir de

Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor. - In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.

ekstradan
buna ek olarak
-e ilaveten
fazla olarak
yanında
e ek olarak
bunun yanısıra
maada
ilaveten

Matematik, fizik ve astronomiye ilaveten Newton'un aynı zamanda simya, mistisizm ve teolojiye bir ilgisi vardı. - In addition to mathematics, physics and astronomy, Newton also had an interest in alchemy, mysticism and theology.

ayrıca
-e ek olarak
besides
{e} dışında

O mağaza mobilya dışında birçok şey satmaktadır. - That store sells many things besides furniture.

Tom ve Mary'nin dışında odada hiç kimse yoktu. - There was no one in the room besides Tom and Mary.

in addition
ek olarak

İngilizceye ek olarak Almanca eğitimi yapmak istiyorum. - I want to study German in addition to English.

Ek olarak beş dolar ödedim. - I paid five dollars in addition.

besides
-den başka
besides
-in dışında
besides
Yanı sıra

Bunun yanı sıra, nasıl dans edilir bilmiyorum. - Besides that, I don't know how to dance.

Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı. - Besides being a surgeon, he was a famous writer.

besides
hem de
besides
-e ilaveten
in addition
bir de

Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor. - In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.

in addition
ayrıca

O yakışıklıdır. Ayrıca sporda iyidir. - He is handsome. In addition, he is good at sport.

Ayrıca, bir profesörle görüşmeliyim. - In addition, I have to interview a professor.

in addition
yanı sıra

İngilizcenin yanı sıra Fransızca konuşabilir. - In addition to English, he can speak French.

İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur. - In addition to English, he speaks German.

in addition
fazladan
in addition
bundan başka
in addition
yanında
besides
bundan başka
besides
bunun yanısıra
besides
bir de

Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı. - Besides being a great statesman, Sir Winston Churchill was a great writer.

besides
üstelik

Şimdi çok geç oldu. Üstelik, yağmur yağmaya başlıyor. - It's too late now. Besides, it's starting to rain.

besides
ayrıca

Ben bu daireyi seviyorum. Yer iyi ve ayrıca, kira çok yüksek değil. - I like this flat. The location is good, and besides, rent is not very high.

Her nadir şey pahalıdır, ayrıca ucuz bir at enderdir, bu nedenle ucuz at pahalıdır. - Every rare thing is expensive, besides a cheap horse is rare, therefore a cheap horse is expensive.

besides
hariç
in addition
ilaveten

İlaveten 5 dolar ödemek zorunda kaldım. - I had to pay 5 dollars in addition.

Matematik, fizik ve astronomiye ilaveten Newton'un aynı zamanda simya, mistisizm ve teolojiye bir ilgisi vardı. - In addition to mathematics, physics and astronomy, Newton also had an interest in alchemy, mysticism and theology.

in addition
ek te
in addition
İlave olarak

Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi. - In addition to hiring me, he gave me a piece of advice.

in addition
Bir de, hem de, ek olarak, dahası
ın addition to
Buna ek için
besides
{e} yanı sıra. z. ayrıca, üstelik
besides
besides başka
besides
(zarf) ayrıca, bundan başka, üstelik, bir de, hem de, zaten
in addition
üste

Hava soğuktu ve üstelik rüzgarlıydı. - It was cold, and in addition, it was windy.

in addition
hem de
in addition to

    Heceleme

    in ad·di·tion to

    Türkçe nasıl söylenir

    în ıdîşın tı

    Telaffuz

    /ən əˈdəsʜən tə/ /ɪn əˈdɪʃən tə/

    Etimoloji

    [ 'in, &n, &n ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Old High German in in, Latin in, Greek en.

    Videolar

    ... then in addition to some tough spending cuts, we've also got to make sure that the wealthy ...
    ... In addition to that, they have sensors. ...

    Günün kelimesi

    nidorosity