-e geçmek

listen to the pronunciation of -e geçmek
Türkçe - İngilizce

-e geçmek teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

-e geçmek
proceed to
-e geçmek
cross into
geçmek
pass

I studied hard in order to pass the examination. - Sınavı geçmek için sıkı çalıştım.

Jim boasts of having passed the exam. - Jim sınavı geçmekle öğünüyor.

dalga geçmek
ridicule

It is not good to ridicule him in public. - Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.

yeni yerine geçmek
relocate
yerine geçmek
replace
yerine geçmek
substitute
vaz geçmek
give up
dalga geçmek
tease
dalga geçmek
mock
harekete geçmek
roll up
başından geçmek
experience
geçmek
beat
geçmek bilmemek
linger
arasından geçmek
pass through
birinden ötekine geçmek
(Bilgisayar) switch to
dalga geçmek
make fun of

He wants to make fun of me. - O benimle dalga geçmek istiyor.

dalga geçmek
monkey around
dalga geçmek
send up
ele geçmek
caught
geçmek
come down
geçmek
through

Many trains pass through the old stone tunnel. - Birçok tren eski taş tünelden geçmektedir.

It is necessary to go through customs at your arrival. - Girişinizde gümrükten geçmek gerekiyor.

geçmek
surpass
geçmek
to pass; to pass by, to pass along, to pass through; to ross, to go through, to pass; to outdistance; to pass through, to experience; to give up, to stop; to happen, to take place, to pass off; to turn out; to overtake, to overhaul; to beat, to pass; to o
gırgır geçmek
(deyim) pull someone's leg
karşıdan karşıya geçmek
cross over
karşıya geçmek
to cross over to the other side
karşıya geçmek
cross over
kendinden geçmek
blackout
konusu geçmek
be mentioned
koşarak geçmek
run
sıyırıp geçmek
skim
yarıp geçmek
break through

The submarine had to break through a thin sheet of ice to surface. - Denizaltı yüzeye doğru ince bir buz tabakasını yarıp geçmek zorunda kaldı.

yerine geçmek
a) to replace, to supersede, to supplant b) to substitute sb c) to displace d) to go on
yetişip geçmek
overtake
önüne geçmek
forestall
önüne geçmek
to prevent, to avert, to preclude
önüne geçmek
prevent
geçmek
exceed
hora geçmek
appreciated
sıyırıp geçmek
graze
-i geçmek
get ahead of
-i geçmek
outdo
adı geçmek
mentioned
adı geçmek
be mentioned
alay geçmek
make fun of
alev gibi yalayıp geçmek
lick
atağa geçmek
attack
avantaj birine geçmek
gain the upper hand
bahsi geçmek
be mentioned
başa geçmek
take control
başa geçmek
come in
birbirine geçmek
interlace
birbirine geçmek
intertwine
birinden ötekine geçmek
(Bilgisayar) switch between
birinden ötekine geçmek
(Bilgisayar) switch
dalga geçmek
(deyim) lay an egg
dalga geçmek
pull somebody's leg
dalga geçmek
rally
dalga geçmek
slack off
dalga geçmek
banter
dalga geçmek
(Konuşma Dili) laugh out of court
dalga geçmek
make sport of someone
dalga geçmek
fuck with
dalga geçmek
razz
dalga geçmek
shirk
dalga geçmek
trifle
dalga geçmek
kid around with someone
dalga geçmek
joke about
den geçmek
weather
ele geçmek
be caught
eline geçmek
find
eline geçmek
earn
eline geçmek
get
eline geçmek
catch
enine geçmek
traverse
es geçmek
skip

Click here to skip this ad. - Bu reklamı es geçmek için buraya tıkla.

es geçmek
pass over
geçmek
overrun
geçmek
outperform
geçmek
outstrip
geçmek
skip

Click here to skip this ad. - Bu reklamı es geçmek için buraya tıkla.

geçmek
muster
geçmek
spread
geçmek
transfer
geçmek
stop
geçmek
happen
geçmek
go past
geçmek
get

I think I can speak French well enough to get by. - Sanırım geçmek için yeterince iyi Fransızca konuşabilirim.

What's the best way to get in touch with you? - Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir?

geçmek
overshadow
geçmek
current

We all want to be current. - Hepimiz geçmek istiyoruz.

geçmek
get over
geçmek
go-by
geçmek
transmitted
geçmek
get through

We have to get through security. - Güvenlikten geçmek zorundayız.

geçmek
be mentioned
geçmek
run out
geçmek
experience
geçmek
go over
geçmek
head
geçmek
outstretch
geçmek
omit
geçmek
happen by
geçmek
gone over
geçmek
thro

I dislike going through customs at the airport because it takes so long. - Havaalanında gümrüklerden geçmekten hoşlanmam çünkü çok uzun sürüyor.

The submarine had to break through a thin sheet of ice to surface. - Denizaltı yüzeye doğru ince bir buz tabakasını yarıp geçmek zorunda kaldı.

geçmek
come
geçmek
mentioned
geçmek
outreach
geçmek
excel
geçmek
flit
geçmek
take place
geçmek
pass over
geçmek
leave out
geçmek
pass to
geçmek
blow over
geçmek
switch

Factories have been urged to switch from coal to a cleaner fuel. - Fabrikalar kömürden temiz bir yakıta geçmek için teşvik edilmiştir.

geçmek
thru
gırgır geçmek
make fun of somebody
gırgır geçmek
make fun of
gırgır geçmek
make a fool of somebody
gırgır geçmek
hoax
gırgır geçmek
make fun
ismi geçmek
mentioned
içi geçmek
drop off
kendinden geçmek
be overwhelmed
kendinden geçmek
entranced
kendinden geçmek
(deyim) forget oneself
kendinden geçmek
break down
kendinden geçmek
lose one's head
kolayca geçmek
walk away from
koşarak geçmek
run over
olay (bir yerde) geçmek
take place
olay (bir yerde) geçmek
come about
olay (bir yerde) geçmek
occur
pas geçmek
pass something over
pas geçmek
bypass
pas geçmek
pass
sorumlu geçmek
(Eğitim) receive a conditional pass
sözü geçmek
talked about
sözü geçmek
call the shots
sözü geçmek
be talked about
sözü geçmek
influential
sözü geçmek
be influential
sözü geçmek
to be talked about
sınıf geçmek
pass
yerin dibine geçmek
(deyim) feel cheap
yerin dibine geçmek
feel like 30 cents
yerine geçmek
go on
yerine geçmek
take somebody's place
yerine geçmek
prevail
yerine geçmek
substitute somebody
zorla geçmek
break through
öne geçmek
(Dilbilim) be ahead of
öne geçmek
get the upper hand
öne geçmek
come to the fore
ırza geçmek
(Kanun) abuse
ıska geçmek
disregard
ıska geçmek
ignore
delip geçmek
pierce
başına geçmek
to lead
dalga geçmek
Make fun of, kid, take the piss (out of sb)
geçmek
to pass, adjourn (somewhere), truck (desert), transmigrate (soul), ride (road)
geçmek
go
geçmek
go by
geçmek
outgrow
hora geçmek
Be appreciated
meskut geçmek
meskût pass
mülkiyetine geçmek
pass on to one's possessioncome into one's possession
torpil geçmek
Show someone favor, favor
çizgiyi geçmek
cross the line
önüne geçmek
prohibit
öteye geçmek
To go beyond
Türkçe - Türkçe

-e geçmek teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

geçmek
Kullanımda olmak, tedavülde olmak
transa geçmek
Trans, parapsikoloji sözlüklerinde “iradi hareketlerin yokluğuyla ve düşüncenin otomatizma durumuna geçmesiyle nitelenen psikolojik ayrışma hali” veya “paranormal bir fenomenin belirdiği, değişik derinlik derecelerindeki bilinçsizlik hali” olarak tanımlanır
-e geçmek