uymak

listen to the pronunciation of uymak
Türkçe - İngilizce
suit
adapt

It is generally hard to adapt to living in a foreign culture. - Yabancı bir kültürde yaşamaya uymak genellikle zordur.

fit

Tom is doing his best to fit in. - Tom uymak için elinden geleni yapıyor.

accord
conform to

You must conform to the rules. - Kurallara uymak zorundasın.

abide by

They have got to abide by the rules. - Onlar kurallara uymak zorundalar.

You have to abide by the laws. - Yasalara uymak zorundasın.

fit in

Tom is doing his best to fit in. - Tom uymak için elinden geleni yapıyor.

adjust
conform

You must conform to the rules. - Kurallara uymak zorundasın.

correspond to
cohere
agree with
do for
quadrate
(deyim) be in accord with
get
tally with
(deyim) be in harmony with
(Konuşma Dili) suit one's book
(deyim) be in line with
respect

It's very important to respect the rules. - Kurallara uymak çok önemlidir.

go in
do
keep up with something
correspond with
tone
submit
blend in
concur with
tone in
agree to
(deyim) lend itself to
(deyim) be in tune with
fall with
(Havacılık) comform
pertain
string along with
fitted
adapt oneself
square
tally
go with something
keep
defer
keep to
square with
sort together
become
chime in with
to adapt (to), adjust (to)
accommodate oneself
follow

All members must follow these rules. - Bütün üyeler bu kurallara uymak zorundadırlar.

We have to follow their instructions. - Onların talimatlarına uymak zorundayız.

(Hukuk) coincide, comply with
assort
comport
chime
coincide
to conform to, comply with; to conform to (someone's) wishes, fall in line with, fall in with
correlate
answer
go with
comply
consort
to match, look good with, harmonize with
agree
match
to fit; to suit; to conform; to correspond; to match, to go with sth; to adjust oneself, to adapt oneself; to agree, to conform to; to obey, to respect, to comply with, to keep, to abide by
obey

People have to obey the rules. - İnsanlar kurallara uymak zorundadır.

I have to obey his orders. - Ben onun emirlerine uymak zorundayım.

comply with
correspond
uyma
{i} observance
uymak (birbirine)
match
uyma
(Hukuk) compliance

Tom was not in compliance with his doctor's orders. - Tom doktorunun emirlerine uymadı.

uyma
{i} accommodation
birbirine uymak
jibe
uy
correspond to
uyma
{i} agreement

Tom has welshed on the agreement. - Tom anlaşma şartlarına uymadı.

uyma
according
uy
obey
birbirine uymak
match
uy
(Bilgisayar) snap to
uyma
fixing
uyma
suiting
uyma
complying
uyma
fitting
uy
{f} tally
uy
{f} fit
uy
{f} suited
uy
{f} suit
uy
{f} accord
uy
conform with
uy
conform to
uy
{f} conforming
uy
{f} suiting
uy
comply
uy
{f} fitted
uy
conform
uy
{f} fixing
uy
{f} according
uyma
compatibility
uyma
deference
uyma
submission
uyma
congruence
uyma
obedience
uyma
fit

His clothes did not fit well. - Onun giysileri uymadı.

I'm afraid this key does not fit. - Maalesef bu anahtar uymaz.

kurallara uymak
Toe the line, follow the rules
tarife uymak
to match the description
aklına uymak
to be tempted by sb and do sth silly
araziye uymak
slang to lay low
araziye uymak
to go to earth, to go to ground, to run to earth, to run to ground
cemaate uymak
to go along with the crowd, conform
egemen olan görüşe uymak
swim with the tide
geçiş hakkına uymak
to observe the right of way
havasına uymak
to adap
her ortama uymak
trim one's sails to every wind
izine uymak
to adopt the ideas and plans (of another)
kanuna uymak
to obey a law
kurallara harfi harfine uymak
be very observant of forms
kurallara uymak
keep the rules
modaya uymak
be hip
modaya uymak
to keep up with the latest fashions
modaya uymak
be in the swing
nefsine uymak
to yield to flesh, to sin
standartlara uymak
be up to standard
tam uymak
suit smb. to a T
tanıma uymak
answer
tarife uymak
match the description
tarife uymak
(deyim) answer to the description of
uy
comply#with
uyma
conformation
uyma
{i} conformity
uyma
{i} adherence
uyma
adaptation
uyma
{i} respect

You should respect the rules your parents set for you. - Ebeveynlerinin senin için belirlediği kurallara uymalısın.

Young people must respect the law. - Genç insanlar yasaya uymalıdır.

uyma
match

Tom didn't realize his socks didn't match. - Tom çoraplarının uymadığını fark etmedi.

His clothes didn't match his age. - Onun giysileri yaşına uymadı.

uyma
{i} conformance
uyma
fitting; obedience, observance, submission, respect
uyma
adjust
verilen tanıma uymak
(deyim) answer to the description of
zamana uymak
to keep up with the times
zamana uymak
temporize
zamana uymak
to conform to the age in which one lives, move with the times, keep in step with the times
şartlara uymak
meet the case
şeytana uymak
to let the devil get the better of one, yield to temptation
şeytana uymak
to yield to temptation
şeytana uymak
fall into temptation
İngilizce - İngilizce

uymak teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

uy
Uruguay (in Internet addresses)
Türkçe - Türkçe
Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek
Uygun düşmek, münasip olmak: "Her cihette birbirine uyacak kadın erkek bulmak dünyada kabil değildir."- H. C. Yalçın
Bağlı kalmak, tabi olmak
Zevke, anlayışa uygun düşmek
Ölçüleri birbirini tutmak
Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak: "Şu acaip sevdaları bırak, muhite uy, zamana uy, hayatını mükemmel kazanırsın."- P. Safa
Uygun düşmek, münasip olmak
Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak
gelmek
riayet etmek
adapte olmak
(Hukuk) TEVAFUK ETMEK
Uyma
(Hukuk) İTTİBA
Uyma
adaptasyon
Uyma
riayet
uyma
Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk
uyma
Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk: "Bu karşılaştıklarına uyma yeteneği, en çok kocasıyla ilişkilerinde görünüyordu."- N. Cumalı
uyma
intibak, riayet, tebaiyet
uymak