Bir kurbağayı, iç organlarını incelemek için kesip parçalara ayırdık.
- We dissected a frog to examine its internal organs.
Patricia turnuvayı organize edecek.
- Patricia will organize the tournament.
Kuruluşumuzu güçlendirmeliyiz.
- We must beef up our organization.
Bu kuruluşun bir üyesidir.
- She is a member of this organization.
Terör örgütlerinden nefret ediyorum.
- I hate terrorist organizations.
Örgütümüze nasıl katkıda bulunabilirsiniz?
- How can you contribute to our organisation?
Bu kuruluşun bir üyesidir.
- She is a member of this organization.
Tom bu örgütün bir üyesidir.
- Tom is a member of this organization.
WHO, Dünya Sağlık Örgütü anlamına gelir.
- WHO stands for World Health Organization.
İddialara göre, bir örgüt Avrupa uyuşturucu piyasasını kontrol ediyor.
- One organization allegedly controls the European drug market.
Organizasyon ne tür araştırma yapar?
- What kind of research does the organization do?
Organizasyon başarısız oldu.
- The organization failed.
O, kuruluşumuzda önemli bir rol oynuyor.
- He is playing an important role in our organization.
Bu kuruluşun bir üyesidir.
- She is a member of this organization.
Bakteriler mikroskobik organizmalardır.
- Bacteria are microscopic organisms.
Bu tek hücreli bir organizmadır.
- That is a unicellular organism.
Küçük şirket, büyük bir organizasyon tarafından devralındı.
- The small company was taken over by a large organization.
Organizasyon ne tür araştırma yapar?
- What kind of research does the organization do?
Organizasyon hakkında bir şey duydunuz mu?
- Have you heard anything about the organization?
Sen çok tertipli değilsin, değil mi?
- You aren't very organized, are you?
Tom oldukça tertipli, değil mi?
- Tom is quite organized, isn't he?
Tom düzenli, değil mi?
- Tom is organized, isn't he?
Tom düzenli görünüyor.
- Tom seems to be organized.
O asıl branş olarak organik kimya okuyor.
- She majors in organic chemistry.
Organik gıda yemek maliyetine değer mi?
- Is eating organic food worth what it costs?
Parti Mac tarafından organize edildi.
- The party was organized by Mac.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.
- The new law should take a bite out of organized crime.
O, bir yaz rock festivali düzenledi.
- He organized a summer rock festival.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
- The speaker organized his lecture notes.
Uzaydan görülebilen Great Barrier Reef, canlı organizmalar tarafından yapılan dünyadaki en büyük yapıdır.
- Visible from space, the Great Barrier Reef is the largest structure on Earth made by living organisms.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.
- The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Wearing a motorcycle helmet is optional in Pennsylvania, but that's no reason for Ben Roethlisberger to go out and practise his organ donor technique.
Georgie Fame plays all types of keyboards including electric piano, organ, and Hammond organ.
According to a recent survey by Jupiter Research, 80 percent of Web users get information from organic search results.
Most types of German field divisions include an organic reconnaissance battalion, and the remainder have strong reconnaissance companies.
The organization of the book is as follows.
Your work desk is so neat and tidy - I've never met someone so organized before!.
I've been a member of this organization for five years. Oh wait, no. Six.
- Ben beş yıldır bu organizasyonun bir üyesiyim. Oh bekle, hayır. Altı.
She's a member of this organization.
- O bu organizasyonun bir üyesidir.
That organization depends on voluntary contributions.
- Bu organizasyon gönüllü katkılara bağlıdır.
The organization failed.
- Organizasyon başarısız oldu.
Tom Skeleton was shaking and trembling in every limb.
- Tom Skeleton'un her organı sallanıyordu ve titriyordu.
The skin is the largest organ of the body.
- Deri, vücudun en büyük organıdır.
What is the largest organ in the human body? The answer may surprise you.
- İnsan vücudundaki en büyük organ nedir? Cevap sizi şaşırtabilir.
Tom underwent an organ transplant surgery.
- Tom'a organ nakli ameliyatı yapıldı.
Tom got a transplant.
- Tom organ nakli oldu.
... - ( "Charge" plays on organ ) - GOT ANY REQUESTS? ...