bedensel

listen to the pronunciation of bedensel
Türkçe - İngilizce
physical

Jim was afraid of physical labor. - Jim bedensel çalışmadan korkuyordu.

Wheelchairs give people with physical disabilities more mobility. - Tekerlekli sandalye bedensel engelli insanlara daha fazla hareket özgürlüğü verir.

bodily

Breathing is an involuntary bodily process. - Solunum istemsiz bir bedensel süreçtir.

While you are asleep, the bodily functions slow down and body temperature falls. - Siz uyurken bedensel işlevler yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.

corporal
corporeal, bodily
fleshly
gestic
somatic
material
organic
sensual
physical, personal, bodily, corporal, sensual
physical, corporal, somatic
corporeal
carnal
personal
animal
earthy
brutish
gesticical
bedensel engelli
Physically disabled
bedensel istekler
flesh
bedensel madde
corporeity
bedensel varlık
corporality
bedensel zayıflık
diathesis
bedensel zevklere düşkünlük
sensuality
ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı
sound in mind and body
Türkçe - Türkçe
Bedenle ilgili, bedenî
bedeni
İngilizce - Türkçe

bedensel teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

bedensel engelli
Physically challenged
bedensel