Benimle gelseydiniz mutlu olurdum.
- I'd be delighted if you'd come with me.
Ben başarınızdan mutluluk duyuyorum.
- I am delighted at your success.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.
- I think people are delighted.
Tom onu duyduğuna hoşnut olacak.
- Tom will be delighted to hear that.
Çin kültürü ile ilgili her zaman hoşnuttum.
- I've always been delighted with the chinese culture.
Haber onu memnun etti.
- The news delighted him.
Jane'i partide memnun buldum.
- I found Jane delighted at the play.
Tom sevinçle haykırdı.
- Tom cried out with delight.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.
- To my great delight, he won the first prize.
Ben az önce keyifli bir haber aldım.
- I've just received some delightful news.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.
- I think people are delighted.
Sevinmek, üzülmenin karşıtıdır.
- Delight is the opposite of sorrow.
O, arkadaşları ile konuşmaktan zevk aldı.
- He took delight in talking with friends.
Gerçek bir zevkle kitabını okudum.
- I read your new book with real delight.
... And I hope you're going to be delighted by some of the ...
... URS GASSER: I'm delighted to be here. ...