memnuniyetle

listen to the pronunciation of memnuniyetle
Türkçe - İngilizce
gladly

I will gladly help you. - Ben size memnuniyetle yardımcı olurum.

She gladly accepted his proposal. - Evlilik teklifini memnuniyetle kabul etti.

with pleasure
willingly
delightedly
welcome

We welcome submissions. - Önerileri memnuniyetle karşılıyoruz.

The company welcomes feedback from consumers who use their products. - Şirket, ürünlerini kullanan tüketicilerin geri bildirimlerini memnuniyetle karşılıyor.

delight
as lief
eagerly
lief
nothing loath
fain
with open arms
gladly, eagerly, willingly, with pleasure
nothing loth
with pleasure, gladly; with satisfaction
delightfully
memnuniyet
{i} satisfaction

It gave me great satisfaction. - Bu bana büyük memnuniyet verdi.

No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction. - Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.

memnuniyet
{i} pleasure

I had the pleasure of learning that you recently became the manager of the production division. - Ben son zamanlarda üretim bölümü müdürü olduğunu öğrenmekten memnuniyet duydum.

memnuniyetle kabul etme
(Politika, Siyaset) acceptance
memnuniyetle kabul etmek
embrace
memnuniyetle karşılamak
take kindly to
memnuniyetle karşılamak
(Kanun) welcome
memnuniyetle kabul etmek
be sold on
memnuniyetle verilen
ungrudging
memnuniyetle yardım ettim
Happy to help
memnuniyet
contentment

A look of contentment appeared on his face. - Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.

No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction. - Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.

memnuniyet
gratification
memnuniyet
pleasure, gladness, satisfaction
memnuniyet
pleasantness
memnuniyet
gratitude
memnuniyet
complacence
memnuniyet
gladness
memnuniyet
satisfactions
memnuniyet
contentedness
memnuniyet
{i} complacency
memnuniyet
content

A look of contentment appeared on his face. - Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.

No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction. - Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.

memnuniyet
pleasure, gladness; satisfaction
Türkçe - Türkçe
Seve seve
Kıvanç duyarak, kıvançla
memnuniyet
Sevinç, sevinme, kıvanç, kıvanma: "Sonra memnuniyetimi celbetmek için olacak bir türkü çağırmaya başladı."- R. H. Karay
memnuniyet
Sevinç, sevinme, kıvanç, kıvanma
memnuniyetle