İyi habere mutlu oldular.
- They were delighted at the good news.
Benimle gelseydiniz mutlu olurdum.
- I'd be delighted if you'd come with me.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.
- I think people are delighted.
O hediyemden çok hoşnut oldu.
- She was much delighted at my gift.
Tom onu duyduğuna hoşnut olacak.
- Tom will be delighted to hear that.
Seninle tanıştığıma memnun oldum.
- I'm delighted to meet you.
Seni gördüğüme memnun oldum.
- I'm delighted to see you.
Tom sevinçle haykırdı.
- Tom cried out with delight.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.
- To my great delight, he won the first prize.
Ben az önce keyifli bir haber aldım.
- I've just received some delightful news.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.
- I think people are delighted.
Sevinmek, üzülmenin karşıtıdır.
- Delight is the opposite of sorrow.
Gerçek bir zevkle kitabını okudum.
- I read your new book with real delight.
Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.
- To see the sunrise from a mountaintop is a delight.
... URS GASSER: I'm delighted to be here. ...
... And I hope you're going to be delighted by some of the ...