Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.
- Farragut captured New Orleans without a fight.
Hiç kimse futbolcu olmadan bir futbol takımının teknik direktörü olamaz.
- Nobody can be a head coach of a soccer team without being a soccer player.
Herhangi birinin yardımı olmaksızın onu yapabileceğimi düşündüm.
- I thought I could do it without anybody's help.
Dan'in idam cezası şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse çevrildi.
- Dan's death sentence was commuted to life in prison without parole.
O olmadan bunu yapamayız.
- We can't do this without her.
O olmadan bunu yapamam.
- I can't do this without him.
Onsuz yaşamayı öğrendim.
- I learned to live without her.
Neye ihtiyacınız olduğunu söylerseniz ve ben onsuz nasıl idare edeceğinizi söylerim.
- Tell me what you need and I'll tell you how to get along without it.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.
- I'd never borrow anything of yours without asking first.
İnsanlar sizin hakkınızda duydukları bütün iyi şeyleri sorgulayacak fakat bütün kötü şeylere tereddüt etmeden inanacaklardır.
- People will question all the good things they hear about you but believe all the bad without a second thought.
Dışarıda hava çok soğuk, ceketsiz üşüteceksin.
- It is very cold outside. You'll catch a cold without a coat.
Mary sızlanmaksızın her şeyi kabul etti.
- Mary accepted everything without complaining.
O farkında olmadan Tom'un arka kapısında sızdım.
- I just snuck in Tom's back door without him noticing.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.
- I never go out without buying something.
Tom Mary'ye paltosuz dışarı gidilmeyecek kadar çok soğuk olduğunu söyledi.
- Tom told Mary that it was too cold to go outside without a coat.
Tom çekinmeden odaya girdi.
- Tom entered the room without hesitation.
Tom çekinmeden arabasını sattı.
- Tom sold his car without hesitation.
Ne yaptığımı bilmeden odadan dışarıya koştum.
- I ran out of the room without knowing what I was doing.
Çocuklar tehlikeli olduklarını bilmeden sık sık tehlikeli olan şeyleri yapmak isterler.
- Children often want to do things that are dangerous without knowing that they are dangerous.
Lise günlerimi düşünmeden o şarkıyı dinleyemem.
- I can not hear that song without thinking of my high school days.
Düşünmeden hareket etti.
- She acted without thinking.
O, şekersiz kahve sever.
- He likes coffee without sugar.
Burada şekersiz kahve içen tek kişisin.
- You're the only one here who drinks coffee without sugar.
Beni affedin, zira ben günah işledim.
- Forgive me, for I have sinned.
O günahının farkında değil.
- She is unconscious of her sin.
O vakit kaybetmeden gelecek.
- She'll come without delay.
Utanmadan onu ağızdan öptü.
- She kissed him without shame, on the mouth.
Gecikmeden o işe başlamalıyım.
- I must set about that work without delay.
Gecikmeden sorunu görüşmek gereklidir.
- It's necessary to discuss the problem without delay.
Sensiz bir hayat hayal edemem.
- I can't imagine life without you.
Sensiz ne yapardık bilmiyorum.
- I don't know what we would do without you.
Günah işlediğim için beni affet Tanrım.
- Forgive me Father for I have sinned.
Beni affedin, zira ben günah işledim.
- Forgive me, for I have sinned.
Günahı suçla karıştırmayın.
- Do not mistake sin with crime.
Hem yaşlılar hem de gençler günah suçlusudur.
- Both the old and young are guilty of sinning.
Beni affedin, zira ben günah işledim.
- Forgive me, for I have sinned.
Günah işlediğim için beni affet Tanrım.
- Forgive me Father for I have sinned.
O şüphesiz başarılı olacaktır.
- He will succeed without doubt.
O şüphesiz Japonya'daki en başarılı iş adamlarından biridir.
- He is without doubt one of the most successful businessmen in Japan.
O kuşkusuz dünyadaki en başarılı yönetmen.
- He is without doubt the most successful movie director in the world.
Macbeth: 'tis better thee without then he within. - Shakspeare's Macbeth.
Why,’ he blurted, ‘because they say I've no right to come up like this – without we mean to marry—’.
Being from a large, poor family, he learned to live without.
Life goes on within you and without you. - George Harrison - Sgt Pepper.
Life goes on within you and without you. - George Harrison - Sgt Pepper.
I cannot do without this dictionary even for a single day.
- I can not do without this dictionary even for a single day.
I can not do without this dictionary even for a single day.
- I cannot do without this dictionary even for a single day.
If it wasn't for the life jacket, I would have drowned.
If it weren't for the life jacket, I would have drowned.
If it hadn't been for the life jacket, I would have drowned.
You will report to the police every week without fail.
He was brought down to earth in Georgetown, however, ten days later, suffering the indignity of being run out without troubling the scorers in the victory over British Guiana.
... them into bankruptcy without providing them any way to stay open. And we would have lost ...
... gives you information without even having to ask and it ...