Onlar ayrı ayrı ödediler.
- They paid separately.
Üç yıl önce buraya ayrı ayrı taşındık.
- We moved here separately three years ago.
Bunu ayrı olarak sarar mısınız, lütfen?
- Could you wrap this separately, please?
Birlikte mi yoksa ayrı olarak mı ödenecek?
- Pay together or separately?
Çöpü ayırmak önemlidir.
- It's important to separate the rubbish.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
- The Karakoram separates China from Pakistan.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.
- Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Bu ayrı bir tedavi için yeterince önemli.
- This is important enough for separate treatment.
Ailesinden ayrılmayı sevmiyordu.
- He didn't like being separated from his family.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.
- Tom didn't like being separated from his wife and children.
Britanya kanalla kıtadan ayrılmaktadır.
- Britain is separated from the Continent by the Channel.
Karısından ayrılmak istiyor.
- He wants to separate from his wife.
Tom ve Mary farklı devletlerde yaşıyorlar.
- Tom and Mary live in separate states.
Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
- When a word is borrowed from another language, it frequently begins by having the same meaning; but with continued use in both languages, the now separate words may accrete disparate connotations.
Siyaseti dinden ayırmalıyız.
- We must separate politics from religion.
Dili kültürden ayıramazsınız.
- You can't separate language from culture.
Sami ve Leyla çoktan ayrılmıştı.
- Sami and Layla had already separated.
Şehir zengin ve yoksul olarak ayrılmış.
- The city is separated into rich and poor.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
- It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
- It is not always easy to separate right from wrong.
Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.
- The individual stars in a constellation may appear to be very close to each other, but in fact they can be separated by huge distances in space and have no real connection to each other at all.
Separate the articles from the headings.
I try to keep my personal life separate from work.
... And we can treat the human face completely separately ...