Tom ve Mary ayrı ayrı geldi.
- Tom and Mary arrived separately.
Onları ayrı ayrı sarar mısınız?
- Could you wrap them up separately?
Piller ayrı olarak satılır.
- Batteries are sold separately.
Bunu ayrı olarak sarar mısınız, lütfen?
- Could you wrap this separately, please?
Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır.
- The English Channel separates England and France.
Çöpü ayırmak önemlidir.
- It's important to separate the rubbish.
Bu ayrı bir tedavi için yeterince önemli.
- This is important enough for separate treatment.
Tek yazılması gereken iki kelimeyi, iki ayrı kelime olarak yazmak Norveç'te büyük bir problemdir.
- Writing two separate words when it should be written as one is a big problem in Norway.
Dil kültürden ayrılmaz.
- You can't separate language from culture.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.
- Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Biz ayrılmak istemiyoruz.
- We don't want to be separated.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.
- They want to separate after 40 years of marriage.
Tom ve Mary farklı devletlerde yaşıyorlar.
- Tom and Mary live in separate states.
Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
- When a word is borrowed from another language, it frequently begins by having the same meaning; but with continued use in both languages, the now separate words may accrete disparate connotations.
Dili kültürden ayıramazsınız.
- You can't separate language from culture.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
- It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Şehir zengin ve yoksul olarak ayrılmış.
- The city is separated into rich and poor.
Sami ve Leyla çoktan ayrılmıştı.
- Sami and Layla had already separated.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
- The Karakoram separates China from Pakistan.
Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
- It is not always easy to separate right from wrong.
Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.
- The individual stars in a constellation may appear to be very close to each other, but in fact they can be separated by huge distances in space and have no real connection to each other at all.
Separate the articles from the headings.
I try to keep my personal life separate from work.
... And we can treat the human face completely separately ...