bireysel

listen to the pronunciation of bireysel
Türkçe - İngilizce
(Hukuk) individual

We must respect individual liberty. - Bireysel özgürlüklere saygılı olmalıyız.

The individual stars in a constellation may appear to be very close to each other, but in fact they can be separated by huge distances in space and have no real connection to each other at all. - Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.

individualistic

Mary is a very individualistic girl. - Mary çok bireysel bir kız.

individual ferdi
personal

Religion is very personal. Practically everyone has really his own religion. Collectivity in religion is an artifice. - Din çok bireyseldir. Neredeyse herkesin gerçekten kendi dini vardır. Dindeki bütünlük bir kurnazlıktır.

singular
individual, pertaining to an individual
separate

The individual stars in a constellation may appear to be very close to each other, but in fact they can be separated by huge distances in space and have no real connection to each other at all. - Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.

individualism
bireysel bankacılık
(Ticaret) private banking
bireysel bankacılık
(Ticaret) personal banking
bireysel emeklilik sistemi
(Sigorta) individual pension system
bireysel eğitim
(Pisikoloji, Ruhbilim) individualized instruction
bireysel farklılıklar
individual differences
bireysel finansal tablolar
(Ticaret) separate financial statements
bireysel görüşme
individual interview
bireysel iletişim
(Bilgisayar) individual communication
bireysel kaza sigortası
(Sigorta) personal accident insurance
bireysel kredi
(Ticaret) personal loan
bireysel krediler
personal loans
bireysel olarak
individualistically
bireysel psikoloji
(Pisikoloji, Ruhbilim) individual psychology
bireysel risk
(Tıp) individual risk
bireysel sorumluluk sigortası
(Sigorta) personal liability insurance
bireysel tasarruf
(Ticaret) personal saving
bireysel özgürlük
(Politika, Siyaset) individual freedom
bireysel öğretim sistemleri
(Pisikoloji, Ruhbilim) intelligent tutoring systems
bireysel ısıtma
individual heating
bireysel emeklilik
(Sigorta) Individual pension
bireysel farkındalık
(Felsefe) Self-consciousness
bireysel gelişim
Personal development
bireysel arz
(Ticaret) individual supply
bireysel buhar detektörü
(Çevre) individual vapor detector
bireysel değerlendirme
(Dilbilim) self assesment
bireysel değişke
(Dilbilim) individual variant
bireysel değişke
(Dilbilim) free variant
bireysel direkt satış
(Sigorta,Ticaret) individual direct sales
bireysel doz
(Tıp) individual dose
bireysel elektronik harp ve komuta ve kontrol harp projelerine verilen değişitil
(Askeri) tailored analytic intelligence support to individual electronic warfare and command and control warfare projects
bireysel emeklilik aracısı
(Ticaret) personal pension intermediary
bireysel emeklilik gelirleri
(Ticaret) private pension income
bireysel emeklilik hesabı
(Sigorta,Ticaret) individual pension account
bireysel gözlemleme
(Çevre) individual monitoring
bireysel gözlemleme cihazı
(Çevre) individual monitoring device
bireysel hakların ihlali
(Kanun) civil injury
bireysel hayat sigortası
(Sigorta) individual life assurance
bireysel hedef
personal goal
bireysel hedef
personal objective
bireysel hedef
personal target
bireysel hesaplara dayalı
(Sigorta,Ticaret) based on individual accounts
bireysel hizmetler
(Ticaret) personal services
bireysel hürriyet
(Politika, Siyaset) individual liberty
bireysel hızlı dondurma
(Gıda) individually quick freezing
bireysel ilgi ve yetersizlik
(Askeri) individual concern and deficiency
bireysel iş sözleşmesi
(Ticaret) personal employment contract
bireysel karar
(Hukuk) individual decision
bireysel konuşlanma sahası; birleştirilmiş konuşlanma sistemi; enterfaz tasarım
(Askeri) individual deployment site; integrated deployment system; interface design standards; intrusion detection system
bireysel koruyucu giysi; sanayii fabrikaları teçhizatı
(Askeri) individual protective clothing; industrial plant equipment
bireysel kota
(Denizbilim) individual quota
bireysel lobici
(Politika, Siyaset) individual lobbyist
bireysel lobiciler
(Politika, Siyaset) individual lobbyists
bireysel markalama
(Ticaret) individual branding
bireysel mercanlar
(Jeoloji) soliter corals
bireysel mesafe
(Pisikoloji, Ruhbilim) individual distance
bireysel müşteri
(Ticaret) retail customer
bireysel para sigortaı
(Sigorta) personal money insurance
bireysel pil simgesini
individual battery icon
bireysel pissu
individual sewage
bireysel psikoterapi
(Pisikoloji, Ruhbilim) individual psychotherapy
bireysel raporlama işletmesi
(Ticaret) stand-alone entity
bireysel sağlık sigortası
(Sigorta) private health insurance
bireysel seferberlik artırma
(Askeri) individual mobilization augmentee
bireysel sembol
(Pisikoloji, Ruhbilim) individual symbol
bireysel sorumluluk metodu
(Sigorta) independent liability method
bireysel sınav
(Dilbilim) individual test
bireysel talep
(Ticaret) individual demand
bireysel talep eğrisi
(Ticaret) individual's demand curve
bireysel talep şedülü
(Ticaret) individual's demand schedule
bireysel terörizm farkındalık kursu
(Askeri) individual terrorism awareness course
bireysel yaşayan bir mercan
(Jeoloji) calceolid
bireysel yemleme
(Tarım) hand feeding
bireysel yetkiler
individual permissions
bireysel yönelimli öğretim
(Dilbilim) individually guided education
bireysel çıkar
(Ticaret) self-interest
bireysel çıkar kanunu
(Kanun) law of self interest
bireysel ürünler
(Ticaret) individual products
acil,ivedi; birey, bireysel
(Askeri) immediate; individual
önceden eğitilmiş bireysel insan gücü
(Askeri) pretrained individual manpower
Türkçe - Türkçe
Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî
individüel
bireysel