terse

listen to the pronunciation of terse
Türkisch - Türkisch

Definition von terse im Türkisch Türkisch wörterbuch

TERS
(Osmanlı Dönemi) f. Korku
Ters
(Hukuk) MAKUS
Ters
(Osmanlı Dönemi) DEMAL
ters
Kesici bir aletin kesmeyen yanı
ters
Kesici bir aletin kesmeyen yanı: "Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar."- M. Ş. Esendal
ters
Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz: "Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama."- H. C. Yalçın
ters
Bir şeyin içe gelen yanı,arkası
ters
Gerekli olan duruma karşıt (olarak)
ters
Gerekli olan duruma karşıt olarak: "Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu."- Ç. Altan
ters
Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
ters
Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert: "Ters adamın işi de ters gider."- M. Ş. Esendal
ters
Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
ters
Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz
ters
Hayvan pisliği
ters
Bir şeyin aksi, karşıtı
Englisch - Englisch
Brief, concise, to the point

Few writers were so terse.

Polished, burnished; smooth; fine, neat, spruce
Abruptly or brusquely short
pithy
{a} smooth, neat, cleanly written, exact
Appearing as if rubbed or wiped off; rubbed; smooth; polished
Refined; accomplished; said of persons
brief and to the point; effectively cut short; "a crisp retort"; "a response so curt as to be almost rude"; "the laconic reply; `yes'"; "short and terse and easy to understand"
A terse statement or comment is brief and unfriendly. He issued a terse statement, saying he is discussing his future with colleagues before announcing his decision on Monday = curt + tersely terse·ly `It's too late,' he said tersely. a terse reply, message etc uses very few words and often shows that you are annoyed (tersus , from tergere )
Elegantly concise; free of superfluous words; polished to smoothness; as, terse language; a terse style
{s} concise, succinct, curt, short
tersely
In a brief, concise, or to the point manner
tersely
in a short and concise manner; "a particular bird, exactly and tersely described in the book of birds"
tersely
concisely, succinctly, curtly
terseness
The characteristic of being terse
terseness
{i} conciseness, succinctness, curtness, abruptness
terseness
a neatly short and concise expressive style
terser
More brief, to the point
tersest
superlative of terse
Türkisch - Englisch

Definition von terse im Türkisch Englisch wörterbuch

ters
unfavourable
ters
{i} reverse

He did the reverse of what I asked. - O, istediğimin tersini yaptı.

The benefit of being intelligent is that you can pretend to be a fool, but the reverse is not possible. - Akıllı olmanın yararı bir aptalmış gibi davranabilirsin, ancak tersi mümkün değildir.

ters
{s} adverse

The way to protect yourself and your family from being adversely affected by television is to be more selective of the programmes you watch. - Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.

ters
back

Maybe we're doing this all backwards. - Belki bütün bunu tersine yapıyoruz.

Tom wiped his mouth with the back of his hand. - Tom elinin tersiyle ağzını sildi.

ters
{s} unfavorable
ters
{s} opposite

I meant the opposite. - Tersini demek istedim.

By mistake I boarded a train going in the opposite direction. - Yanlışlıkla ters yöne giden bir trene bindim.

terse dönme
inversion
ters
{s} off

Something must be wrong with our car; the engine is giving off smoke. - Arabamızda ters giden bir şey olmalı; motordan duman çıkıyor.

ters
contrary

He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker. - O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.

War doesn't bring on peace; on the contrary, it brings pains and grief on both sides. - Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.

ters
{s} inverted
ters
awry

Their plans have gone awry. - Onların planları ters gitti.

ters
amiss
ters
{s} acrimonious
ters
(Denizbilim) revers

The benefit of being intelligent is that you can pretend to be a fool, but the reverse is not possible. - Akıllı olmanın yararı bir aptalmış gibi davranabilirsin, ancak tersi mümkün değildir.

That's reversing the logical order of things. - Bu, şeylerin mantık sırasını ters çevirmedir.

ters
dung
ters
reversed

Seasons are reversed in the southern hemisphere. - Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.

ters
perverse

I just bet you were thinking something perverse just now. - Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.

ters
violent
ters
contra

He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker. - O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.

Tom contradicts just about everything I say. - Tom yaklaşık olarak söylediğim her şeyin tersini söylüyor.

ters
crusty
ters
forbidding
ters
bad-tempered

The bad-tempered man snapped at his daughter. - Kötü huylu bir adam kızını tersledi.

ters
tart
ters
ill-natured
ters
(Pisikoloji, Ruhbilim) invert
ters
invers

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
excrement
ters
cross-grained
ters
badtempered
ters
back to front
ters
short
ters
droppings
ters
disappointing
ters
cross
ters
agin
ters
on the cross
ters
the wrong way round
ters
curt

Don't you think it's rude to give people such a curt reply like that? - İnsanlara böyle ters bir cevap vermenin kabalık olduğunu düşünüyor musun?

ters
bilious
ters
face down

Tom put the card face down on the table. - Tom kartı ters çevirerek masaya koydu.

ters
upside down

He turned the table upside down. - O, tabloyu ters çevirdi.

Take care not to turn the box upside down. - Kutuyu ters koymamaya dikkat et.

ters
contra-
ters
antidromic
ters
disobliging
ters
alien
ters
crabbed
ters
crosswise
ters
ugly
ters
doggish
ters
converse
ters
snuffy
ters
moody
ters
over

Lech Wałęsa jumped over the shipyard fence in 1980. - Lech Wałęsa 1980'de tersane çitinin üzerinden atladı.

Naloxone is a life-saving drug that can reverse the effects of an opioid overdose. - Nalokson morfin türevi ilaçların aşırı dozunun etkilerini tersine çevirebilen hayat kurtarıcı bir ilaçtır.

ters
surly
ters
sour
ters
inverse

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
backwards

The students laughed under their breath when they saw that the teacher had put on his sweater backwards. - Öğrenciler öğretmenin kazağını ters giydiğini gördüklerinde alçak sesle güldüler.

Maybe we're doing this all backwards. - Belki bütün bunu tersine yapıyoruz.

ters
snappish
ters
anti-
ters
brusque
ters
wrong

It seems like you got up on the wrong side of the bed this morning. - Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmışsın gibi görünüyor.

Tom got up on the wrong side of the bed and has been grouchy all day. - Tom yatağın ters tarafından kalktı ve bütün gün suratsızdı.

ters
counter to

Your idea runs counter to our policy. - Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.

ters
the reverse
ters
inverses
ters
counter-productive
ters
reciprocal
ters
ınverse
ters
mis

If you translate from your second language into your own native language, rather than the other way around, you're less likely to make mistakes. - Eğer ikinci dilinden anadiline çeviri yaparsan, bu durumun tersine tercihen, hata yapma olasılığın daha az olur.

By mistake I boarded a train going in the opposite direction. - Yanlışlıkla ters yöne giden bir trene bindim.

ters
{s} contradictory
ters
bloody minded
ters
stroppy
ters
untoward
ters
churlish
ters
backwards, in the opposite direction; in the wrong direction
ters
testy
ters
purl
ters
wrongheaded
ters
{s} wayward
ters
anti
ters
{s} inimical
ters
agley
ters
{s} negative
ters
sullen
ters
opposing
ters
retro
ters
ill natured
ters
{s} fractious
ters
snarl
ters
{s} cranky
ters
{s} versed
ters
{s} cussed
ters
{s} dour
ters
{s} fretful
ters
facedown
ters
{s} frowning
ters
peevish
ters
bad tempered
ters
inverse, reverse
ters
{s} backward

Say the alphabet backwards. - Alfabeyi tersten oku.

Maybe we're doing this all backwards. - Belki bütün bunu tersine yapıyoruz.

ters
inversely

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
disagreeable
ters
{s} awkward
ters
prov. feces, excrement; dung; turd
ters
reverse; opposite, contrary; converse, inverse; wrong; inverted; surly, grumpy, moody, churlish, perverse, forbidding, curt; upside down, the wrong way round; back/reverse of sth; excrement, dung, droppings
ters
sub
ters
reverse or back (of something); opposite or other side, edge, or end: kumaşın tersi the other side of the fabric
ters
(Matematik) opposite (angle)
ters
wrongly
ters
perverse, wrong-headed, contrary
ters
bad-tempered, peevish, cantankerous, ornery; cross-grained
ters
blunt edge (of a cutting implement)
ters
inverted; turned inside out
ters
unfavourable [Brit.]
ters
sharply, brusquely, curtly, or crossly
ters
bloody-minded
ters
snnppy
ters
wrong, completely inappropriate (job, plan, idea)
ters
counter

Your idea runs counter to our policy. - Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.

That would be counterproductive. - O tamamen ters etkili olurdu.

ters
{s} indecorous
ters
upsidedown
ters
{s} froward
ters
wrong or opposite (direction, road)
ters
{s} illegitimate
ters
inside out; back to front; upside down
ters
grumpy
ters
converse, inverse, or opposite (of something)
ters
sharp, short, brusque, curt, or cross (answer, word)
ters
inverse , reverse
terse
Favoriten