birleşmek

listen to the pronunciation of birleşmek
Türkisch - Englisch
unite
combine
merge
fuze
to unite; to join; to connect; to associate; to combine; to couple; to coalesce; to conjoin; to amalgamate; to merge; to incorporate; to band together; to confederate
ally
conjugate
affiliate
reunite
band together
federate
converge
to join, meet (in a specified place)
congregate
agree
to agree (with)
inosculate
ally oneself
conjoin
(Hukuk) to merge
to be joined together (by clasping, etc.)
chem. to combine (with); to associate (with)
gang
to come together in sexual union, copulate, engage in coitus, couple
confederate
amalgamate
fasten
couple
coalesce
knit
incorporate
associate oneself
to unite, become united, join; to conjoin; to merge; to coalesce; to join with, unite with
join
band
integrate
(deyim) join forces
fuse
conspire
connect
mesh
meet
ally to
grow
muck in
cohere
meld
communicate
accrete
bond
close
associate
assemble
consolidate
unite with
roll into one
be made one
affiliate#
{f} link
coalescent
marry
{f} weld
make one
knit up
birleşme
merger

I'm concerned about this merger. - Bu birleşmeden endişe duyuyorum.

The firm has added 25 new associates to work on mergers and other deals. - Şirket birleşmeler ve diğer fırsatlar üzerinde çalışmak için 25 yeni ortak ekledi.

birleşme
{i} joining
birleşme
union

Berlin is a symbol of union between East and West. - Berlin, Doğu ve Batı arasındaki birleşmenin sembolüdür.

birleşme
{i} association
birleşme
{i} meeting
birleşme
cohesion
birleşme
{i} juncture
birleşme
{i} reunion
birleşme
{i} integration
birleşme
mixture
birleşme
(Ticaret) absorption
birleşme
(Askeri) link up
birleşme
confluence

Koblenz lies on the confluence of the Rhine and Moselle rivers. - Koblenz, Ren ve Moselle Nehirlerinin birleşme noktasında bulunur

birleşme
adhesion
birleşme
splice
birleş
coalesce
birleş
{f} joining

Collagen is a protein that aids the joining of tissues. - Kollajen, dokuların birleştirilmesine yardımcı olan bir proteindir.

birleş
ally
birleş
ally to
birleş
merge with
birleş
{f} united

Washington is the capital of the United States. - Washington, Amerika Birleşik Devletleri'nin başkentidir.

Which language is spoken in the United States of America? - Amerika Birleşik Devletleri'nde hangi dil konuşuluyor?

birleş
{f} merged

The Mitsubishi Bank merged with the Bank of Tokyo. - Mitsubishi Bank, Tokyo Bank ile birleşti.

The twilight merged into darkness. - Alacakaranlık karanlıkla birleşti.

birleş
muck in
birleş
{f} merging
birleşme
coalition
birleşme
combination
birleşme
fusion
birleşme
{i} merging
birleşme
consolidation
birleşme
intercombination
birleşme
conflux
birleşme
incorporation
birleşme
bond
birleşme
mergence
birleşme
mating
birleşme
entegration
birleşme
junction
birleşme
unity
birleşme
intercourse
belli bir noktada birleşmek
(Hukuk) converge
birleş
allied
birleş
coalesced
birleş
{f} mesh
birleş
consort
birleş
confederate
birleşme
accord
birleşme
concrescence
birleşme
(Hukuk) merger, unification
birleşme
sexual union, copulation, coitus, coupling
birleşme
concretion
birleşme
agreement, agreeing
birleşme
joining, meeting (in a specified place)
birleşme
chem. combination; association
birleşme
alliance
birleşme
union; combination, coalescence; association, alliance; junction, fusion; unification; coalition; merger; conjunction; (cinsel) sexual intercourse, intercourse, coitus
birleşme
coalescence
birleşme
conjugation
birleşme
joinder
birleşme
hookup
birleşme
copulation
birleşme
union, joining, jointure, junction, juncture; conjunction; merger; coalescence; joining with
birleşme
unification

Berlin is a symbol of unification between the East and the West. - Berlin, Doğu ile Batı arasındaki birleşmenin bir sembolüdür.

birleşme
conjunction
birleşme
assemblage
birleşme
affiliation
birleşme
{i} marriage
birleşme
zygosis
birleşme
amalgamation
birleşme
(Nükleer Bilimler) recombination
birleşme
agglutination
su ile birleşmek
hydrate
uygunsuzca birleşmek
misally
yeniden birleşmek
re join
Türkisch - Türkisch
Uyuşmak, aynı görüşte olmak
Buluşmak, bir araya gelmek
Kaynaşmak
Aynı amaç çevresinde toplanmak: "Küçükten, sessizden; yazıcısı, aktörü, ressamı birleşerek candan bir Türk tiyatrosu kurulabilir miydi, acaba?"- S. F. Abasıyanık
Ayrı iken tek bir bütün durumuna gelmek
Cinsel ilişkide bulunmak
Buluşmak, bir araya gelmek: "Bazen ikisi, üçü birleşince ne ateşli münakaşalara dalıyorlar."- A. Ş. Hisar
Aynı amaç çevresinde toplanmak
ittihat etmek
Birleşme
(Osmanlı Dönemi) ÇÂLİŞ
birleşme
Birleşmek işi
birleşme
Birleşmek işi: "Birleşme aşkın mezarıdır, iftirasını nasıl yalana çıkardıklarını anlatıyordum."- Ö. Seyfettin
birleşmek
Favoriten