tersi

listen to the pronunciation of tersi
Türkçe - İngilizce
reverse

He did the reverse of what I asked. - O, istediğimin tersini yaptı.

Naloxone is a life-saving drug that can reverse the effects of an opioid overdose. - Nalokson morfin türevi ilaçların aşırı dozunun etkilerini tersine çevirebilen hayat kurtarıcı bir ilaçtır.

(Biyokimya) reciprocal
inversion
contrast
ters
unfavourable
ters
{s} adverse

The way to protect yourself and your family from being adversely affected by television is to be more selective of the programmes you watch. - Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.

ters
back

Maybe we're doing this all backwards. - Belki bütün bunu tersine yapıyoruz.

Say the alphabet backwards. - Alfabeyi tersten oku.

ters
{i} reverse

Please say the alphabet in reverse. - Lütfen alfabeyi tersten söyle.

Naloxone is a life-saving drug that can reverse the effects of an opioid overdose. - Nalokson morfin türevi ilaçların aşırı dozunun etkilerini tersine çevirebilen hayat kurtarıcı bir ilaçtır.

ters
{s} unfavorable
ters
{s} opposite

This is the opposite of what I expected. - Bu, benim beklediğimin tersi.

I meant the opposite. - Tersini demek istedim.

tersi de doğrudur
(Latin) vice versa
tersi de kullanılabilir
reversible
tersi den başlamak
begin at the wrong end
tersi dönme
upturn
tersi dönmek
1. to lose one's bearings. 2. to get angry, get riled
tersi ispatlanmış
disproven
tersi yönde
oppositely
ters
{s} off

Something must be wrong with our car; the engine is giving off smoke. - Arabamızda ters giden bir şey olmalı; motordan duman çıkıyor.

ters
contrary

Have you finished? On the contrary, I have not even begun yet. - Bitirdin mi? Tam tersine, henüz başlamadım bile.

He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker. - O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.

tam tersi
antipodal
ters
amiss
ters
awry

Their plans have gone awry. - Onların planları ters gitti.

ters
{s} inverted
ters
{s} acrimonious
hayvan tersi
dreck
ters
the wrong way round
ters
disappointing
ters
(Pisikoloji, Ruhbilim) invert
ters
bad-tempered

The bad-tempered man snapped at his daughter. - Kötü huylu bir adam kızını tersledi.

ters
agin
ters
tart
ters
(Denizbilim) revers

That's reversing the logical order of things. - Bu, şeylerin mantık sırasını ters çevirmedir.

He did the reverse of what I asked. - O, istediğimin tersini yaptı.

ters
bilious
ters
cross
ters
short
ters
ill-natured
ters
violent
ters
crusty
ters
on the cross
ters
badtempered
ters
back to front
ters
face down

Tom put the card face down on the table. - Tom kartı ters çevirerek masaya koydu.

ters
droppings
ters
dung
ters
cross-grained
ters
excrement
ters
invers

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
forbidding
ters
curt

Don't you think it's rude to give people such a curt reply like that? - İnsanlara böyle ters bir cevap vermenin kabalık olduğunu düşünüyor musun?

ters
perverse

I just bet you were thinking something perverse just now. - Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.

ters
contra

I thought he was busy, but on the contrary he was idle. - Onun meşgul olduğunu sanıyordum ama tam tersine boştaydı.

Tom contradicts just about everything I say. - Tom yaklaşık olarak söylediğim her şeyin tersini söylüyor.

ters
reversed

Seasons are reversed in the southern hemisphere. - Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.

ters
backwards

Say the alphabet backwards. - Alfabeyi tersten oku.

Your sweater is on backwards. - Kazağını ters giymişsin.

ters
ugly
ters
crosswise
ters
crabbed
ters
snappish
ters
wrong

It seems like you got up on the wrong side of the bed this morning. - Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmışsın gibi görünüyor.

He put on his sweater wrong side out. - O kazağını ters yüz giydi.

ters
doggish
ters
anti-
ters
alien
ters
brusque
ters
contra-
ters
upside down

Take care not to turn the box upside down. - Kutuyu ters koymamaya dikkat et.

He was reading a paper upside down. - Bir gazeteyi ters olarak okuyordu.

ters
converse
ters
over

Lech Wałęsa jumped over the shipyard fence in 1980. - Lech Wałęsa 1980'de tersane çitinin üzerinden atladı.

Naloxone is a life-saving drug that can reverse the effects of an opioid overdose. - Nalokson morfin türevi ilaçların aşırı dozunun etkilerini tersine çevirebilen hayat kurtarıcı bir ilaçtır.

ters
antidromic
ters
moody
ters
snuffy
ters
sour
ters
disobliging
ters
surly
ters
inverse

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

saat yönünün tersi
Counterclockwise, anticlockwise
tam tersi
The other way round

-I think police officers earn £32,000 and teachers earn £36,000 a year. Well, I'd say the other way round. 32 for the teacher and 36 for the police officer. (Headway Intermediate).

America did not invent human rights. In a very real sense, it is the other way round. Human rights invented America. - Amerika insan haklarını icat etmedi. Gerçek anlamda, tam tersidir. İnsan hakları Amerika'yı icat etti.

tam tersi
The other way around
ters
counter-productive
ters
inverses
ters
the reverse
ters
ınverse
ters
reciprocal
ters
counter to

Your idea runs counter to our policy. - Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.

elin tersi
back
elinin tersi ile
with the back of the hand
madalyanın tersi
the reverse of the medal
madalyonun tersi
the seamy side
nün tersi
counter clockwise
saat yönünün tersi
anticlockwise , counter clockwise
saatin tersi yönde
counter clockwise
sikkenin tersi
verso
tam tersi
the very opposite
tam tersi
the direct opposite
tam tersi
antipodean
tam tersi
just the opposite

Tom told me just the opposite. - Tom bana tam tersini söylemişti.

The wise have always said the same things, and fools, who are the majority, have always done just the opposite. - Bilgeler her zaman aynı şeyleri söylemiştir ve çoğunluk olan aptallar her zaman tam tersini yapmıştır.

tam tersi
polar
tam tersi olmak
be a great contrast to
ters
{s} cussed
ters
bad tempered
ters
{s} frowning
ters
purl
ters
wrongheaded
ters
{s} wayward
ters
anti
ters
{s} fretful
ters
{s} inimical
ters
{s} versed
ters
agley
ters
{s} negative
ters
inversely

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
sullen
ters
opposing
ters
retro
ters
{s} dour
ters
ill natured
ters
testy
ters
{s} fractious
ters
{s} cranky
ters
peevish
ters
inverse, reverse
ters
inverted; turned inside out
ters
sub
ters
(Matematik) opposite (angle)
ters
mis

If you translate from your second language into your own native language, rather than the other way around, you're less likely to make mistakes. - Eğer ikinci dilinden anadiline çeviri yaparsan, bu durumun tersine tercihen, hata yapma olasılığın daha az olur.

I put my gloves on inside out by mistake. - Yanlışlıkla eldivenlerimi ters yüz giydim.

ters
perverse, wrong-headed, contrary
ters
bad-tempered, peevish, cantankerous, ornery; cross-grained
ters
backward

Say the alphabet backwards. - Alfabeyi tersten oku.

Maybe we're doing this all backwards. - Belki bütün bunu tersine yapıyoruz.

ters
blunt edge (of a cutting implement)
ters
churlish
ters
unfavourable [Brit.]
ters
awkward
ters
reverse or back (of something); opposite or other side, edge, or end: kumaşın tersi the other side of the fabric
ters
grumpy
ters
wrong or opposite (direction, road)
ters
counter

Turn the knob counterclockwise. - Tokmağı saat yönünün tersine çevirin.

That would be counterproductive. - O tamamen ters etkili olurdu.

ters
wrong, completely inappropriate (job, plan, idea)
ters
backwards, in the opposite direction; in the wrong direction
ters
facedown
ters
reverse; opposite, contrary; converse, inverse; wrong; inverted; surly, grumpy, moody, churlish, perverse, forbidding, curt; upside down, the wrong way round; back/reverse of sth; excrement, dung, droppings
ters
prov. feces, excrement; dung; turd
ters
sharply, brusquely, curtly, or crossly
ters
snarl
ters
stroppy
ters
bloody minded
ters
untoward
ters
{s} contradictory
ters
{s} indecorous
ters
upsidedown
ters
{s} froward
ters
disagreeable
ters
{s} illegitimate
ters
wrongly
ters
bloody-minded
ters
inside out; back to front; upside down
ters
inverse , reverse
ters
sharp, short, brusque, curt, or cross (answer, word)
ters
converse, inverse, or opposite (of something)
ters
snnppy
ve tersi
vice versa

In Russia women hit you, and not vice versa. - Rusya'da kadınlar sana vurur ve tersi değil.

Türkçe - Türkçe
bakınız: Tirsi
bakınız Tirsi
TERSİ'
(Osmanlı Dönemi) Mücevherler takarak süslemek
TERSİ'
(Osmanlı Dönemi) Oymacılık
TERSİ'
(Osmanlı Dönemi) Edb: Bir beyti teşkil eden mısralar ile bir fıkrayı terkib eden cümlelerdeki lâfızları vezin ve kafiye itibari ile birbirine uygun olarak tertib etmektir. Külfetli ve gayr-ı tabii bir usuldür. Meselâ: Merhum Namık Kemâlin: Ecza-i beşer câlib-i te'cil-i fenadır.İbka-yı eser mucib-i tahsil-i bekadır. beyti tersi'ye misaldir
TERS
(Osmanlı Dönemi) f. Korku
Ters
(Osmanlı Dönemi) DEMAL
Ters
(Hukuk) MAKUS
ters
Bir şeyin aksi, karşıtı
ters
Hayvan pisliği
ters
Kesici bir aletin kesmeyen yanı
ters
Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
ters
Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert: "Ters adamın işi de ters gider."- M. Ş. Esendal
ters
Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
ters
Gerekli olan duruma karşıt olarak: "Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu."- Ç. Altan
ters
Gerekli olan duruma karşıt (olarak)
ters
Bir şeyin içe gelen yanı,arkası
ters
Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz: "Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama."- H. C. Yalçın
ters
Kesici bir aletin kesmeyen yanı: "Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar."- M. Ş. Esendal
ters
Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz
İngilizce - Türkçe

tersi teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

TERS
(Askeri) taktik vaka raporlama sistemi (tactical event reporting system)
tersi