eklemek

listen to the pronunciation of eklemek
Türkçe - İngilizce
{f} attach
join
insert
put in
add up to
entrain
intercalate
eke
fraternise
include
embody
(Tıp) patch
eke out
affiliate
tag
augment
fraternize
add

It is easy to add 5 to 10. - 10'a 5 eklemek kolaydır.

Adding comments makes it easier to read the code. - Yorum eklemek kodu okumayı daha kolay hale getirir.

affix
interlard
piece
throw in
link up
link
join together
run in
(Hukuk) to supplement, annexe
to pool, consolidate (resources); to join, unite
tack
slap on
joint
interpolate
annex
put to
write in

You should avoid adding sentences in a language other than your own, because unless you write in your mother tongue or dialect, you are prone to make many mistakes. - Kendi dilinden başka bir dilde cümleler eklemekten kaçınmalısın, çünkü ana dilinde ya da lehçende yazmadıkça birçok hata yapmaya eğilimlisin.

append
subjoin
adjoin
to add, append, affix, or tack (one thing) to (another)
to add, to attach, to join, to append, to annex
superimpose
supplement
put on
to increase the size of, enlarge; to lengthen; to widen
splice

It's hard to splice the two fragments together. - İki bölümü birlikte eklemek zordur.

suffix
add on
interpose
postpose
piece on
compound
piece together
interject
tack on
accrete
let in
mediatize
lend
the add
ekleme
adding

How about adding a touch of pepper? - Bir tutam biber eklemeye ne dersin?

How about adding a little bit more salt? - Biraz daha tuz eklemeye ne dersin?

ekleme
{i} supplementation
başına eklemek
prefix
ekle
(Bilgisayar) ins

I have attached instructions on how to use FTP to access our files. - Dosyalarımıza giriş için FTP'nin nasıl kullanılacağına dair bilgileri ekledim.

Don't change sentences that are correct. You can, instead, submit natural-sounding alternative translations. - Doğru olan cümleleri değiştirmeyin. Yerine doğal görünen alternatif çeviriler ekleyebilirsiniz.

ekleme
addition

The committee approved the addition. - Komite eklemeyi onayladı.

Additions and deletions are not shown immediately. - Ekleme ve çıkarmalar hemen gösterilmiyor.

diye eklemek
put in
ekle
(Bilgisayar) inject
ekle
(Bilgisayar) appendto
ekle
(Bilgisayar) add to

A good head and a good heart are always a formidable combination. But when you add to that a literate tongue or pen, then you have something very special. - İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.

Is there still something to add to his explanation? - Hala bu açıklamaya eklenecek bir şey var mı?

ekle
(Bilgisayar) attach

I have installed Microsoft Office on my personal computer, so please use its file format when you send me the attachment. - Benim kişisel bilgisayarıma Microsoft Office yükledim, bu yüzden bana eklenti gönderdiğinde lütfen onun dosya formatını kullan.

The button is attached to the dress. - Elbiseye düğme eklenmiş.

ekle
(Bilgisayar) include

Did you include everything you wanted to say in the text? - Metne söylemek istediğin her şeyi ekledin mi?

For some reason, they didn't include my name on the list. - Bir nedenle adımı listeye eklemediler.

ekle
(Bilgisayar) insertion
ekle
(Bilgisayar) append to
ekle
(Bilgisayar) append
ekle
annex

Any translation is an annexation. - Herhangi bir çeviri bir eklemedir.

ekleme
splenius
ekleme
(Dilbilim) intrusion
ekleme
intercalation
ekleme
annexing
ekleme
junction
ekleme
assembly
ekleme
(Gıda) superimpose
ekleme
jointing
ekleme
add on
ekleme
annex

Any translation is an annexation. - Herhangi bir çeviri bir eklemedir.

ekleme
insert
sonu eklemek
append
ekle
{f} add

Add a little more pepper. - Biraz daha biber ekle.

You have added a comment, not a translation. To add a translation, click on the «あ→а» icon above the sentence. - Bir yorum eklediniz, çeviri değil. Çeviri eklemek için, cümle üzerindeki «あ→а» simgesine tıklatın.

ekle
add up to
ekle
{f} added

Sentences past this ID are sentences added by contributors of Tatoeba Project. - Bu ID ile geçen cümleler Tatoeba Projesine katkıda bulunanlar tarafından eklenen cümlelerdir.

Fine weather added to the joy of our trip. - Güzel hava yolculuğumuza neşe ekledi.

ekle
{f} enclosing
ekle
{f} affix
ekle
tot up
ekle
{f} enclosed

She enclosed a little dark chocolate in her valentine. - O sevgililer gününde biraz koyu çikolata ekledi.

I have enclosed your order form. - Sipariş formunuzu ekledim.

ekle
tack on
ekle
{f} tot
ekle
{f} adding

Adding comments makes reading the code easier. - Yorum eklemek şifreyi okumayı daha kolay hale getirir.

In Esperanto, nouns end in o. The plural is formed by adding a j. - Esperantoda, o ile biten isimler. Çoğul bir j ekleyerek oluşturulur.

ekle
{f} add on

Add one teaspoon of paprika. - Bir çay kaşığı kırmızı biber ekle.

ekleme
splice

It's hard to splice the two fragments together. - İki bölümü birlikte eklemek zordur.

kümeye eklemek
clump
ekle
{f} add#on
ekle
augment
srerek eklemek
Add srerek
EKLEME
bonding
araya eklemek
intercalate
bir şey eklemek
put in a word
birbirine eklemek
splice
boş sayfa eklemek
interleave
daha da eklemek
superadd
ekle
splice

Could you splice these two pieces of rope together for me? - Bu iki parça ipi benim için birbirine ekler misin?

It's hard to splice the two fragments together. - İki bölümü birlikte eklemek zordur.

ekle
totup
ekle
tot#up
ekle
insert
ekle
affixed
ekleme
{i} affiliation
ekleme
enclitic
ekleme
{i} annexation

Any translation is an annexation. - Herhangi bir çeviri bir eklemedir.

ekleme
{i} apposition
ekleme
{i} insertion
ekleme
(Hukuk) add

It is easy to add 5 to 10. - 10'a 5 eklemek kolaydır.

My mother forgot to add salt to the salad. - Annem salataya tuz eklemeyi unuttu.

ekleme
extension
ekleme
adding, addition, appending, tacking (something) to
ekleme
added, appended
florin eklemek
(Kimya) fluorinate
habere yorumlarını eklemek
editorialize
parça eklemek
gusset
parçalarını eklemek
piece
peş eklemek
gusset
sakaldan kesip bıyığa eklemek/ulamak
to make good a deficiency or repair something by using what one has in hand
sonuna eklemek
suffix
takvime eklemek
intercalate
toryum oksit eklemek
(Kimya) thoriate
önüne eklemek
prefix
Türkçe - Türkçe
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek: "Bahçeye doğru bir çıkma mutfak yaptırmış, bu koca balkonu eklemiştir."- T. Buğra
Bir şeyi ek olarak kullanmak
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilâve etmek
ekleme
Eklenmiş
Ekleme
tevsiat
EKLE
(Osmanlı Dönemi) Bir kere doyana kadar yemek
ekleme
Ayakkabı pençesi, yama
ekleme
Eklemek işi
eklemek