Deneyim bu meslek için gereklidir.
- Experience is requirement for this profession.
O, meslek olarak bir doktordur.
- He is a doctor by profession.
Profesyonellerle uğraşmayı seviyorum.
- I love dealing with professionals.
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.
- For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Leyla profesyonel bir iş çıkardı.
- Layla did a professional job.
Bu, profesyonel bir tetikçinin işidir.
- This is the job of a professional hitman.
Bence bu enteresan bir uzmanlık alanı.
- I think that's an interesting profession.
Sen oldukça bir profesyonel gibi gitar çalıyorsun, değil mi?
- You play the guitar quite like a professional, don't you?
Oğlum profesyonel bir golfçü olmak istiyor.
- My son wants to be a professional golfer.
Mesleki kariyeri mahvoldu.
- His professional career was bankrupt.
Bu çok ilginç deney senin mesleki kişiliğini meydana çıkarmaktadır.
- This very interesting test reveals your professional personality.
Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece tek bir alanda uzmanlaşırlar, örneğin hukuk ve tıp.
- Professional translators quite often specialize in just one field, for example law or medicine.
Eski bilgisayar korsanlarını güvenlik uzmanı olarak çalıştırmak için kiralamak iyi bir fikir mi?
- Is it a good idea to hire former hackers to work as security professionals?
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.
- For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Profesörler, her şeyi detaylı bir şekilde açıklamalılar, kısa ve öz olmamalılar ve her zaman öğrencilere eve gitmelerini ve kitaplarını okumalarını söylemeliler.
- Professors should explain everything in detail, not be succinct and always tell students to go home and read their books.
İkimiz de profesyoneliz.
- We're both professionals.
Bu insanlar profesyonel.
- These people are professionals.
Gönüllüler profesyonellere yardım eder.
- The volunteers help the professionals.
Profesyonellerle uğraşmayı seviyorum.
- I love dealing with professionals.
Çoğunluğu değilsede, çok sayıda profesyonel çevirmen sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaktadırlar.
- Many, if not most, professional translators only translate into their native language.
Şarkıcılığı hep meslek olarak yapmak istemişimdir.
- I always wanted to be a professional singer.
İngilizce öğretmek onun mesleğidir.
- Teaching English is his profession.
Mesleki deneyimin var mı?
- Do you have professional experience?
Şarkıcılığı hep meslek olarak yapmak istemişimdir.
- I always wanted to be a professional singer.
My father was a barrister by profession.
Despite his continued professions of innocence, the court eventually sentenced him to five years.
His conduct is against the established practices of the legal profession.
Rosario was a young novice belonging to the monastery, who in three months intended to make his profession.
... And yet the medical profession is not organized around taking ...
... you enter the profession, you have a mentor or someone that can help you identify challenges ...