hazir

listen to the pronunciation of hazir
Türkisch - Türkisch

Definition von hazir im Türkisch Türkisch wörterbuch

hazır
Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı
hazır
Başına getirildiği fiilin bir fırsat sayıldığını anlatır
hazır
Başına getirildiği fiilin bir fırsat sayıldığını anlatır: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin
hazır
Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş
hazır
Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya
Hazır
(Osmanlı Dönemi) ŞAHİD
Hazır
müheyya
Hazır
(Osmanlı Dönemi) MUCÎD
Hazır
amade
Hazır
anık
Türkisch - Englisch

Definition von hazir im Türkisch Englisch wörterbuch

hazır
prepared

He prepared his speech very carefully. - Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.

She prepared the meal in a very short time. - O, çok kısa bir sürede yemeği hazırladı.

hazır
ready

The food's not ready yet. - Yemek henüz hazır değil.

The meat's not ready yet. - Et henüz hazır değil.

hazır
ripe
hazır
present

Many students were present at the lecture. - Çok sayıda öğrenci konferansta hazır bulundu.

All the members were present. - Bütün üyeler hazır bulundu.

hazır
agreeable

We are agreeable to your conditions. - Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.

hazır
(ilaç) officinal
hazır
reach me down
hazır
available

Are you available next week for a follow-up interview? - Önümüzdeki hafta bir görüşme mülakatı için hazır mısınız?

Details weren't immediately available. - Ayrıntılar hemen hazır değildi.

hazır
prompt
hazır
readymade
hazır
up for

Instead of preparing a dinner by candlelight, she put her boyfriend up for auction on eBay. - Mum ışığı yanında akşam yemeği hazırlama yerine o, eBay'da açık artırma için erkek arkadaşını satışa sundu.

He psyched himself up for the race. - O kendini yarışa hazırladı.

hazır
in the mood for
hazır
present, in attendance, attending
hazır
at hand
hazır
forthcoming
hazır
handy
hazır
cut and dried
hazır
finished

Have you finished your preparations for the trip? - Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?

Have you finished packing yet? - Hazırlanmayı henüz bitirdin mi?

hazır
now that (the opportunity has presented itself), seeing that, since: Hazır fırsat çıkmışken bunu yapalım. As the opportunity is at hand, let's get this done
hazır
quick

You must get ready quickly. - Çabucak hazırlanmalısın.

Dan fixed a quick meal for Linda. - Dan, Linda için hızlıca bir yemek hazırladı.

hazır
forward
hazır
ready, prepared; willing; present; (giysi) ready-made; now that, since, while, as long as
hazır
on hand

Tom is never on hand when I want him. - Tom ben onu istediğimde asla hazır değildir.

hazır
operational

The plane is now operational. - Uçak artık kullanıma hazırdır.

hazır
(cevap) snappy
hazır
on tap
hazır
on one's mettle
hazır
stand by

Stand by for instructions. - Talimatlar için hazır olun.

You can make it! Go for it. I'll stand by you. - Onu yapabilirsin! Kim tutar seni. Yardımına hazır olacağım.

hazır
ready-to-wear
hazır
disposed
hazır
willing

I am willing to help you with your work. - Ev ödevinizde size yardım etmeye hazırım.

I'm willing to accept your offer. - Ben teklifini kabul etmeye hazırım.

hazır
on
hazır
ready, prepared
hazır
content
hazır
game

She is preparing to the Olympic Games this year. - Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.

Even though his mother told him to get ready for dinner, Tom continued playing his game. - Annesi ona akşam yemeği için hazırlanmasını söylemesine rağmen Tom oyununu oynamaya devam etti.

hazır
in train
hazır
open
hazır
poised

India is poised to surpass China and become the world's most populous country. - Hindistan Çin'i geçip dünyanın en yoğun nüfuslu ülkesi olmaya hazır.

hazır
on one's toes
hazır
hand

The foxes that have been exposed to radiation in Chernobyl for twenty-nine years no longer fear humans and are willing to eat from their hands. - Yirmi dokuz yıldır Çernobil'de radyasyona maruz kalmış tilkiler artık insanlardan korkmuyor ve onların ellerinden yemeye hazırlar.

Jack wanted Mary to kill Tom with her own hands, but Mary objected saying she was not ready yet. - Jack, Mary'nin Tom'u kendi elleriyle öldürmesini istedi ama Mary henüz hazır olmadığını söyleyerek itiraz etti.

hazır
as long as
hazır
while

Tom set the table for dinner while Mary cooked. - Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.

Thank you for preparing meals for me while I was sick in bed. - Ben yatakta hasta iken benim için yemekler hazırladığın için sana teşekkür ederim.

hazır
(deyim) on one's guard
hazır
(deyim) in hand
hazır
at point
hazır
(Ticaret) spot
hazır
now that
hazır
premixed
hazır
in store
hazır
since

We went without him since he wasn't ready. - Hazır olmadığı için onsuz gittik.

hazır
go
hazır
immediate

Prepare for immediate departure. - Acil kalkış için hazırlanın.

Details weren't immediately available. - Ayrıntılar hemen hazır değildi.

hazır
set

Tom helped Mary set the table. - Tom Mary'nin masayı hazırlamasına yardım etti.

Simone, please go and set the table. - Simone, lütfen gidin ve masayı hazırlayın.

hazır
ready made

Happiness is not something ready made. It comes from your own actions. - Mutluluk hazır bir şey değildir. O sizin kendi hareketlerinizden geliyor.

Hazır
premade
hazır
be ready

It will take five to ten years for the technology to be ready. - Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.

It will be ready soon. - Yakında hazır olacak.

hazır
presets
hazır
ready to

I am always ready to help you. - Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.

They were ready to run the risk of being shot by the enemy. - Onlar düşman tarafından vurulma riskini göze almaya hazırdılar.

hazır
present at
hazır
up
hazır
fit
hazır
cut

I cut myself with a knife while I was making dinner. - Yemek hazırlarken kendimi bıçakla kestim.

hazır
on call

I am not on call tomorrow. - Yarın göreve hazır değilim.

hazır
standby

National rescue teams are on standby ready to fly to Japan. - Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.

Türkisch - Kurdisch

Definition von hazir im Türkisch Kurdisch wörterbuch

hazır
amade
hazır
berdest
hazir
Favoriten