I don't want to seem pushy.
- Saldırgan görünmek istemiyorum.
So far, your action seems completely groundless.
- Şimdiye kadar, eyleminiz tamamen sebepsiz görünmektedir.
It appears that the victim tried to write the murderer's name with his own blood.
- Kurbanın kendi kanı ile katilin adını yazmaya çalıştığı görünmektedir.
I don't want to appear ungrateful.
- Ben nankör görünmek istemiyorum.
Mosquitoes seem to be more attracted to people wearing dark clothes.
- Sivrisinekler koyu giysiler giyen insanlar için daha çekici görünmektedir.
I don't want to be seen in his company.
- Onunla beraber görünmek istemiyorum
Tom acts like he doesn't want to be seen with us.
- Tom bizimle görünmek istemiyor gibi davranıyor.
Tom acts like he doesn't want to be seen with us.
- Tom bizimle görünmek istemiyor gibi davranıyor.
I don't want to be seen in his company.
- Onunla beraber görünmek istemiyorum
Who doesn't want to look young and sexy?
- Kim genç ve seksi görünmek istemez ki?
He grew a beard to look more mature.
- Daha olgun görünmek için sakal uzattı.
love is nothing what it seems - aşk göründüğü gibi değildir.
I'm tired of pretending.
- Yapar gibi görünmekten bıktım.
Dan didn't want to seem shy.
- Dan utangaç gibi görünmek istemiyordu.
He seems to have been a very popular actor when he was young.
- O gençken çok popüler bir aktörmüş gibi görünmektedir.
His appearance animated the party.
- Onun görünmesi partiyi canlandırdı.
The girl appeared sick.
- Kız hasta görünüyordu.
I find her appearance attractive.
- Onun görünümünü çekici bulurum.
Sometimes you have to choose between looking good and being comfortable.
- Bazen iyi görünme ve rahat olma arasında seçim yapmak zorundasın.
I was afraid of looking stupid.
- Aptal görünmekten korkuyordum.
It seems to me that you are wrong.
- Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.
Your plan seems better than mine.
- Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.
The world is a place of seemingly infinite complexity.
- Dünya görünüşte sonsuz karmaşanın olduğu bir yer.
Seemingly impossible things sometimes happen.
- Görünüşte imkansız şeyler bazen olur.
He does not seem to be very tired.
- O, çok yorgun görünmüyor.
Tom and Mary seem to be suited for each other.
- Tom ve Mary birbirleri için uygun görünüyorlar.