-i temizlemek

listen to the pronunciation of -i temizlemek
Türkisch - Englisch

Definition von -i temizlemek im Türkisch Englisch wörterbuch

-i temizlemek
wash away
temizlemek
clean

All of us were busy cleaning the room. - Hepimiz odayı temizlemekle meşguldük.

Tom doesn't want to clean his room. - Tom odasını temizlemek istemiyor.

kazıyarak temizlemek
scrape
temizlemek
clean up

All the neighbors united to clean up the park. - Parkı temizlemek için tüm komşular birleşti.

I don't wanna clean up dog shit. - Ben köpek boku temizlemek istemiyorum.

yıkayıp temizlemek
wash
temizlemek
mop up
silip temizlemek
wipe out
temizlemek
scavenge
(keten) temizlemek
batten
temizlemek
pay something off
temizlemek
wash away
temizlemek
give something a sweep
temizlemek
wipe away
temizlemek
scour out
temizlemek
clear away
temizlemek
wash out
temizlemek
tidy

Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy? I don't care. I don't want to clean my room. - Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi? Umurumda değil. Odamı temizlemek istemiyorum.

temizlemek
absterge
temizlemek
make clean
temizlemek
batten
temizlemek
scour
temizlemek
tidy out
temizlemek
sanitise
temizlemek
swab
temizlemek
remove dirt
temizlemek
(deyim) make good
temizlemek
buffer
temizlemek
refine
temizlemek
kill
temizlemek
remove the contamination
temizlemek
(Argo) liquidate
temizlemek
wash

I hate doing the washing up, even more than cleaning the toilet. - Bulaşık yıkamaktan nefret ederim, hatta tuvalet temizlemekten daha çok.

temizlemek
disinfect
temizlemek
pick
temizlemek
scrub
temizlemek
deterger
temizlemek
wipe out
temizlemek
deterge
temizlemek
(deyim) keep clear of
temizlemek
defecate
temizlemek
(Denizbilim) scrape

You can use a tongue scraper to clean your tongue. - Dilinizi temizlemek için bir dil kazıyıcı kullanabilirsiniz.

temizlemek
brush
temizlemek
swob down
temizlemek
wipe off
yara temizlemek
clean a wound
ahırın gübresini temizlemek
muck out a stable
asitle temizlemek
pickle
bitten temizlemek
delouse
bokunu temizlemek
to clean up the mess (another) has caused
borcu temizlemek
clear the debt
borcu temizlemek
wipe off the debt
borcu temizlemek
wipe out the debt
boğazını temizlemek
hawk
boğazını temizlemek
clear one's throat
boğazını temizlemek
hawk up
buldozer ile temizlemek
bulldoze
cabin cruiser; halatları fora ederek açmak ve temizlemek
(Askeri) cabin cruiser; cast off and clear
diş taşlarını temizlemek
scale
döverek temizlemek
scutch
düşmanı temizlemek
to mop up
elektrik süpürgesi ile temizlemek
hoover
elektrik süpürgesiyle temizlemek
to vacuum
elektrikli süpürgeyle temizlemek
to hoover
ev temizlemek
houseclean
gırtlağını temizlemek
clear one's pipe
havayı temizlemek
to air-condition
hesabını temizlemek
to pay one's account
hesapı temizlemek
to pay one's account
ilaçlı pamuk ile temizlemek
swab down
istenmeyen kişilerden temizlemek
purge
iyice temizlemek
clean down
içini temizlemek
eviscerate
içini temizlemek
disembowel
kazantaşını temizlemek
to descale
kazıyarak temizlemek
scale
kiliseyi yeniden temizlemek
reconcile
kuru temizlemek
dry-clean
kurutma kâğıdıyla temizlemek
to blot
köklerden temizlemek
stub
makyaj temizlemek
remove the make-up
makyaj temizlemek
take off the make-up
makyajını temizlemek
a) to remove the make-up from, to take the make-up off b) to take one's make-up off, to remove one's make-up
nehir dibini köklerden temizlemek
snag
odayı temizlemek
do a room
ot ve kökleri temizlemek
grub
otları temizlemek
weed

It's his job to pull the weeds in the garden. - Onun görevi bahçeden kötü otları temizlemektir.

ovarak temizlemek
rub off
ovarak temizlemek
scour off
ovarak temizlemek
scour
ovarak temizlemek
scour away
pisliği temizlemek
cleanse the Augean stables
pürüz ayıklamak/temizlemek
to smooth away the obstacles (to something); to get rid of the snags (in something)
ruhen temizlemek
circumcise
silip temizlemek
whisk
silip temizlemek
give smth. a wipe
suda çalkalayarak temizlemek
swill out
suyla temizlemek
wash
suyla temizlemek
swob down
suyla temizlemek
swab down
süngerle temizlemek
sponge out
süpürüp temizlemek
sweep up
tampon ile temizlemek
tampon
tarakla temizlemek
dredge
tartarlarını temizlemek
scale
temizlemek
sweep
temizlemek
decontaminate
temizlemek
slang to clean (someone) out, take all of (someone's) money (during a poker game, etc.)
temizlemek
expurgate
temizlemek
excise
temizlemek
flush
temizlemek
purify
temizlemek
do
temizlemek
clear up
temizlemek
clarify
temizlemek
to clean, to clean sth up; to cleanse; to pick; to tidy, to do out; to purify; to clear away; to rid; (borç) to pay sth off; to kill, to bump off, to rub out, to do away with, to rub sb out
temizlemek
erase
temizlemek
(Konuşma Dili) to finish
temizlemek
clear , flush (buffer etc.) , purge
temizlemek
purge
temizlemek
houseclean
temizlemek
depurate
temizlemek
clear

We have to clear the snow from the roof. - Çatıdan kar temizlemek zorundayız.

She tried hard to clear her mind of doubts. - Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.

temizlemek
gut
temizlemek
(Konuşma Dili) to eat up, polish off, put away (food)
temizlemek
slang to kill, bump (someone) off, put (someone) away
temizlemek
slang to rob, clean out
temizlemek
rid
temizlemek
cleanse

The Europeans hired an exorcist to cleanse their continent of demons. - Avrupalılar iblislerin kıtasını temizlemek için bir cinci hoca tuttu.

temizlemek
to clean, gut, or dress (fish, game, etc.)
temizlemek
do out
temizlemek
rub out
temizlemek
bump off
temizlemek
clean out

It shouldn't take us long to clean out the garage. - Garajı temizlemek çok zaman almamalı.

temizlemek
swab down
temizlemek
to purify (water, air, etc.)
temizlemek
get rid of
temizlemek
(Konuşma Dili) to get rid of, eliminate
tepeden tırnağa temizlemek
clean down
tüylerini yakarak temizlemek
singe off
vajinayı temizlemek için uygulanan sıvı
vaginal douche
yabani otları temizlemek
weed
yarayı temizlemek
drain
yıkayıp temizlemek
wash away
yıkayıp temizlemek
wash off
yıkayıp temizlemek
wash out
çöp temizlemek
scavenge
ıslak süngerle temizlemek
sponge down
Türkisch - Türkisch

Definition von -i temizlemek im Türkisch Türkisch wörterbuch

temizlemek
Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak
temizlemek
Arıtmak: "Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili kirli havayı süzer, temizler."- H. Taner
temizlemek
Vücudunu ortadan kaldırmak, öldürmek, yok etmek
temizlemek
Temiz duruma getirmek, paklamak, arıtmak
temizlemek
Bir yara veya dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek
temizlemek
Bitirmek, tüketmek
temizlemek
Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak
temizlemek
Vücudunu ortadan kaldırmak, öldürmek, yok etmek: "İntihar etmeden önce de yargıcı temizleyecekti."- Ç. Altan
-i temizlemek
Favoriten