Onu taşımak için yardıma ihtiyacım var.
- I need help carrying her.
Onları taşımak için yardıma ihtiyacım var.
- I need help carrying them.
Tom bir demlik kahve taşıyarak mutfaktan döndü.
- Tom returned from the kitchen carrying a pot of coffee.
Tom üç şişe şarap taşıyarak odaya geldi.
- Tom came into the room carrying three bottles of wine.
Tom kolunun altında keman taşıyor.
- Tom is carrying a violin under his arm.
O, sırtında bir sırt çantası taşıyor.
- She is carrying a backpack on her back.
Tom şemsiye taşıyan tek kişiydi.
- Tom is the only one carrying an umbrella.
Askerler posta taşıyan trenleri korurdu.
- The troops would protect trains carrying mail.
Bu kutu taşımak için çok fazla büyüktür.
- This box is too bulky to carry.
Onu taşımak için bir çantaya ihtiyacım var.
- I need a bag to carry it in.
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.
- An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
Sözlerinizi yerine getirmek için elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız.
- You should do your best to carry out your promises.
Tom'u yatağa götürmek zorunda kaldım.
- I had to carry Tom to bed.
Tom'u üst kata götürmek zorunda kaldım.
- I had to carry Tom upstairs.
Tom çok miktarda nakit taşımaz.
- Tom doesn't carry much cash.
Tom gezilerde çok bagaj taşımaz.
- Tom doesn't carry much luggage on trips.
Kutu o kadar ağırdı ki Tom Mary'nin onu eve götürmesine yardım etmek zorunda kaldı.
- The box was so heavy that Tom had to help Mary carry it home.
Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.
- Japanese women carry their babies on their backs.
Ona çantamızı taşıttık.
- We got him to carry our bag.
Adjust your carry from time to time so that you don't tire too quickly.
Always carry sufficient insurance to protect against a loss.
Five and nine are fourteen; carry the one to the tens place.
I think I can carry Smith's work while she is out.
The sound of the bells carried for miles on the wind.
... The year is now 1945, it's a dark and stormy night. A drifter comes in carrying a baby ...
... come bearing guns, riding horses, and carrying infectious diseases. ...