3-d view teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı
- 3-d view
- (Bilgisayar) 3-b görüntü
- point of view
- bakış açısı
Bu geçerli bir bakış açısıdır.
- This is a valid point of view.
Problemi bir çocuğun bakış açısıyla düşünmeliyiz.
- We should consider the problem from a child's point of view.
- view
- incelemek
- view
- manzara
Herkes buradan manzaranın güzel olduğunu söylüyor.
- Everyone says the view from here is beautiful.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en iyi manzara.
- This is the finest view I have ever seen.
- view
- {i} görünüm
Onlar tepeden doğal görünüme hayran oldu.
- They admired the scenic view from the hill.
Buradan Boston'un çok güzel bir görünüme sahip olacaksın.
- You'll have a very beautiful view of Boston from here.
- view
- kanı
- view
- {i} görüş alanı
Ölüm sadece bir ufuktur. Ve bir ufuk sadece görüş alanımızın sınırıdır.
- Death is only a horizon. And a horizon is just the edge of our field of view.
Gemi yakında görüş alanına girdi.
- The ship soon came into view.
- view
- görüş
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.
- His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.
- There was a subtle difference between their views.
- view
- {i} görüntü
Ben Shinkansen'den görüntülenebilir manzarayı seviyorum.
- I love the scenery viewable from the Shinkansen.
Dünyanın Ay'dan görünümü, 20. yüzyılın simgesel görüntülerinden biridir.
- The view of the Earth from the Moon is one of the iconic images of the 20th century.
- view
- bakış
Bu geçerli bir bakış açısıdır.
- This is a valid point of view.
Bakış açınızı anlayabiliyorum.
- I can understand your point of view.
- in view of
- den dolayı
- in view of something
- Göz önüne alındığında
- in view of
- -den dolayı, ... yüzünden, -i göz önünde tutarak
- in view of
- göz önüne alınacak olursa
- in view of
- göz önüne alındığında
- in view of the fact that
- göz önünde bulundurarak
- point of view
- görüş açısı
- view finder
- vizör
- 3d view
- (Bilgisayar) 3b görünüm
- advanced view
- (Bilgisayar) gelişmiş görünüm
- advanced view
- (Bilgisayar) gelişmiş görüntü
- angle of view
- (Askeri,Fotoğrafçılık) görüş açısı
- apply view
- (Bilgisayar) görünümü uygula
- bottom view
- alttan görünüş
- bottom view
- (Askeri) uçağın alttan görünüşü
- center view
- (Bilgisayar) görünümü ortala
- come into view
- ortaya çıkmak
- come into view
- meydana çıkmak
- common view
- ortak kanı
- conversation view
- (Bilgisayar) iletişim görünümü
- create view
- (Bilgisayar) görünüm oluştur
- custom view
- (Bilgisayar) özel görünüm
- customize view
- (Bilgisayar) görünümü özelleştir
- data view
- (Bilgisayar) veri görünümü
- day view
- (Bilgisayar) gün görünümü
- default view
- (Bilgisayar) varsayılan görünüm
- design view
- (Bilgisayar) tasarım görünümü
- develop a point of view
- bakış açısı geliştirmek
- edit view
- (Bilgisayar) görünümü düzenle
- edit view
- (Bilgisayar) düzenleyici görünümü
- edit view
- (Bilgisayar) düzen görünümü
- edit view
- (Bilgisayar) düzenleme görünümü
- enter/view
- (Bilgisayar) gir/görüntüle
- exploded view
- (Askeri) parça şeması
- extended view
- (Bilgisayar) genişletilmiş görünüm
- external view
- dış görünüş
- file view
- (Bilgisayar) dosya görünümü
- folder view
- (Bilgisayar) klasör görünümü
- form view
- (Bilgisayar) form görünümü
- from my point of view
- fikrimce
- from the point of view
- bakımından
- from the point of view of
- itibarı ile
- from this point of view
- bu bakımdan
- general view
- genel görünüm
- general view
- genel görünüş
- having a fine view
- manzaralı
- in full view
- aleni olarak
- in full view
- görünürde
- in my view
- fikrimce
- in view
- görünür
- in view
- görünürde
- in view
- ortada
- in view of
- yüzünden
- in view of
- göz önünde tutulursa
- in view of
- eğer
- include in view
- (Bilgisayar) görünüm kapsamı
- keep in view
- gözden uzak tutmamak
- keep in view
- gözden kaybetmemek
- lake view
- göl manzarası
- live data view
- (Bilgisayar) yayındaki veri görünümü
- month view
- (Bilgisayar) ay görünümü
- new view
- (Bilgisayar) yeni görünüm
- outline view
- (Bilgisayar) anahat görünümü
- page view
- (Bilgisayar) sayfa görünümü
- page view
- (Bilgisayar) sayfa gösterimi
- point of view
- noktainazar
- print view
- (Bilgisayar) yazdırma görünümü
- quick view
- (Bilgisayar) hızlı görünüm
- rear view
- arkadan görünüş
- reduction of view
- (Askeri) hedef küçültme
- report view
- (Bilgisayar) rapor görünümü
- sea view
- deniz manzaralı
- side view
- (Tıp) yandan görünüm
- side view
- yan görünüş
- slide view
- (Bilgisayar) slayt görünümü
- take a dim view
- (deyim) iyi gözle bakmamak
- take a dim view of
- doğru bulmamak
- top view
- kuşbakışı
- view
- (Bilgisayar) görünüm menüsü
- view
- fikirsiz
- view
- yoklamak
- view
- maksat
- view
- düşünce
Bir avukat olma düşüncesiyle gece gündüz çalıştı.
- He studied day and night with a view to becoming a lawyer.
Ben küçük esprileri seviyorum ve senin şeyler üzerinde düşünceni ve görüşlerini oldukça kıskanıyorum.
- I love our little jokes and I'm quite jealous of your thinking and views on things.
- view
- görüntülemek
- view
- nezaret
- view
- vaziyet
- view
- (Kanun) mahallinde keşif
- view
- (Kanun) yerinde denetleme
- view
- (Bilgisayar) görüntüle
Dünyanın Ay'dan görünümü, 20. yüzyılın simgesel görüntülerinden biridir.
- The view of the Earth from the Moon is one of the iconic images of the 20th century.
Ben Shinkansen'den görüntülenebilir manzarayı seviyorum.
- I love the scenery viewable from the Shinkansen.
- view
- dikkat çekici görünüş
- view
- kam
- view
- (Bilgisayar) göster
Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için Aça tıklatın. Programdan çıkmak için Çıkışı tıklatın. Resim Düzeni özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
- Open an image and select an image layout. Click Open for opening an image. Click Quit for quitting the program. Image Layout feature allows you to view in any layout.
Sana muhteşem bir manzara göstermek istiyorum.
- I want to show you a spectacular view.
- view all
- (Bilgisayar) tümünü göster
- view chart
- (Bilgisayar) grafiği göster
- view chart
- (Bilgisayar) çizelgeyi görüntüle
- view chart
- (Bilgisayar) grafik görüntüle
- view code
- (Bilgisayar) kod görüntüle
- view data
- (Bilgisayar) görünüm verisi
- view draft
- (Bilgisayar) taslak görüntüle
- view files
- (Bilgisayar) dosyaları görüntüle
- view files
- (Bilgisayar) dosyaları göster
- view files
- (Bilgisayar) dosya görüntüle
- view forms
- (Bilgisayar) form görüntüle
- view get
- (Bilgisayar) görünüm al
- view grid
- (Bilgisayar) kılavuz görüntüle
- view host
- (Bilgisayar) ana bilgisayarı göster
- view hours
- (Bilgisayar) saatleri görüntüle
- view icons
- (Bilgisayar) simge görüntüle
- view labor
- (Bilgisayar) emeği görüntüle
- view list
- (Bilgisayar) listeyi görüntüle
- view list
- (Bilgisayar) görünüm listesi
- view lists
- (Bilgisayar) listeleri görüntüle
- view log
- (Bilgisayar) günlüğü göster
- view log
- (Bilgisayar) günlüğü görüntüle
- view map
- (Bilgisayar) harita göster
- view menu
- (Bilgisayar) görünüm menüsü
- view menu
- (Bilgisayar,Teknik) sunuş menüsü
- view mode
- (Bilgisayar) mod görüntüle
- view mode
- (Bilgisayar) görüntüleme modu
- view name
- (Bilgisayar) görünüm adı
- view of this
- (Bilgisayar) listenin
- view pages
- (Bilgisayar) sayfaları izle
- view show
- (Bilgisayar) gösteri görüntüle
- view show
- (Bilgisayar) görünüm göster
- view show
- (Bilgisayar) gösteriyi görüntüle
- view sql
- (Bilgisayar) sql görüntüle
- view sql
- (Bilgisayar) sql göster
- view type
- (Bilgisayar) görünüm türü
- view zoom
- (Bilgisayar) görünüm yakınlaştır
- view/edit
- (Bilgisayar) görüntüle/düzenle
- wide field of view
- geniş görüş alanı
- wide view mirror
- geniş görüş aynası
- angle of field of view
- görüş alan açısı
- bird's eye view
- kuşbakışı görünüm
- bird's-eye view
- kuşbakışı görünüm
- come into view
- görüş alanına gir
- from this point of view
- buradan hareketle
- front view
- önden görünüş
- in view of
- -den dolayı
- on view
- sergilenmekte
- point of view
- bakım
- point of view
- görüş
O, farklı görüşten insanlara açık.
- She is open to people who have a different point of view.
Görüşüne tamamen katılıyorum.
- I fully agree with your point of view.
- rear view mirror
- dikiz aynası
- side view
- yandan görünüş
- take a dim view of
- küçük görmek
- top view
- üstten görünüş
- view
- muayene etmek
- view
- {f} gör
Onları hayat görüşü acayip görünebilir.
- Their view of life may appear strange.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.
- His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
- view
- üzerinde düşünmek
- view
- görmek
Bu cümleyi görmek için en az on sekiz yaşında olmalısın.
- You must be at least eighteen to view this sentence.
- view
- görünüş
- view
- değerlendirmek
- view
- bakmak
- view
- tetkik etmek
- with a view to
- amacıyla
Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.
- She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.
- I went to the department store with a view to buying a present.
- a view
- Bir görünüm
- applied point of view
- uygulanmış bakış acısı
- biased view
- önyargılı görünüm
- bird's eye-view
- Kuşbakışı görünüm
- birds-eye view
- kuş bakışı görünüm
- from the point of view that
- (Cümle başında) ... durumundan öyle anlaşılıyor ki ... ; Durumdan öyle anlaşılıyor ki
- glimpse, brief view, glance
- anlık, kısa görüntüsü, bakış
- in our view
- Bizim görünümünde
- keep st. in view
- st tütün. görünümünde
- night view mode
- gece görüş durumu
- ocean-view
- okyanus manzarası
- point view
- nokta görünümü
- positivist view
- olgucu bakış
- resource-based view
- kaynak tabanlı bir görünümünü
- the point of view
- bakış acısı
- to take view
- görüş almak
- user view
- kullanıcı görünüm
- view data
- verileri görüntüleyebilir
- view shed
- görüntülemek dökmek
- view surface
- görünümünde yüzey
- visionary view
- Yukarıdan görünüm
- work view
- iş görmek