gör

listen to the pronunciation of gör
Almanca - Türkçe
yumurcak, afacan (kiz)
(-e/) n l. kücük cocuk
Almanca - İngilizce
brat
kid
tiddler
little shit
wretch
Türkçe - İngilizce
saw

I saw John at the library. - Kütüphanede John'u gördüm.

I saw my Twitter account suspended after a while. - Bir müddet sonra Twitter hesabımın askıya alındığını gördüm.

{f} sighted
{f} seeing

Seeing that she was not excited at the news, she must have known it. - O, habere heyecanlanmadığına göre, onu önceden biliyor olmalı.

I'm looking forward to seeing you this April. - Bu nisanda seni görmeye can atıyorum.

see

It seems to me that you are wrong. - Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.

Mary decided never to see him any more. - Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.

{f} seen

I turned off the TV because I had seen the movie before. - Filmi daha önce gördüğüm için televizyonu kapattım.

Germs can only be seen with the aid of a microscope. - Mikroplar sadece bir mikroskop yardımıyla görülebilir.

{f} view

Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users. - Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.

Their view of life may appear strange. - Onları hayat görüşü acayip görünebilir.

catch sight of

He happened to catch sight of a rare butterfly. - Tesadüfen nadir bir kelebeği gördü.

{f} sight

She stood astonished at the sight. - Görünüşte şaşırmış gibi duruyordu.

He fell in love with her at first sight. - İlk görüşte ona âşık oldu.

{f} viewing

Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users. - Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.

sen de gör
(and) the same to you!
adet gör
(Tıp) menstruating
bekle de gör
wait and find out
bekle de gör
wait and see
bekle ve gör
wait and see
bekle ve gör politikası
(Hukuk) wait and see policy
bereketini gör. May it
(i.e. the money paid to the merchant) benefit you! (said by a customer as a reply to the formula, Bereket versin! said by a merchant)
kendi işini kendin gör
do it yourself or go without
ölümü gör!
(Konuşma Dili) I'll just die./It'll just kill me (if you don't do as I beg you to)
İsveççe - Almanca
macht
leistet
Türkçe - Almanca

gör teriminin Türkçe Almanca sözlükte anlamı

gel gör ki
schauen
hor gör
Verachtung
gör