tekrarla

listen to the pronunciation of tekrarla
Türkçe - İngilizce
Repeat
{f} repeated

He repeated it again. - O, onu yine tekrarladı.

His repeated delinquencies brought him to court. - Tekrarlanan suçları onu mahkemeye getirdi.

answer back
ingeminate
rehearse
{f} repeating

Madness is repeating the same experience, expecting the results to be different. - Çılgınlık, sonuçların farklı olacağını umarak, aynı deneyimi tekrarlamaktır.

Stop repeating everything I say! Stop repeating everything I say! - Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes! Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes!

{f} rewording
reword
encores
tekrar
repetition

Repetition is the father of learning. - Tekrarlamak, öğrenmenin babasıdır.

Repetition does not transform a lie into a truth. - Tekrarlama bir yalanı gerçeğe dönüştürmez.

tekrarlamak
repeat

Madness is repeating the same experience, expecting the results to be different. - Çılgınlık, sonuçların farklı olacağını umarak, aynı deneyimi tekrarlamaktır.

How many times do I have to repeat that she isn't my friend? - Onun benim arkadaşım olmadığını kaç defa tekrarlamak zorundayım.

tekrar
again

I will never do it again. - Onu asla tekrar yapmayacağım.

And I will raise it again in three days. - Ve onu üç günde tekrar kaldıracağım.

tekrar
once again

The economy is in turmoil once again. - Ekonomi tekrar sarsıntıya girdi.

Could you please say that once again in French? - Lütfen onu Fransızca olarak bir kez daha tekrar söyler misiniz?

tekrarlamak
{f} rehearse
tekrarlamak
recur
tekrarlamak
replicate
tekrar
{i} repeat

No, repeated the Englishman. - Hayır, İngiliz tekrarladı.

His repeated delinquencies brought him to court. - Tekrarlanan suçları onu mahkemeye getirdi.

tekrar
over

I say the same thing over and over. - Aynı şeyi tekrar tekrar söylüyorum.

Do I have to do it over again? - Ben onu tekrar yapmak zorunda mıyım?

tekrarlamak
renew
tekrarlamak
say

If you don't say anything, you won't be called on to repeat it. - Hiçbir şey söylemezsen, bunu tekrarlamak için çağrılmayacaksın.

tekrar
over again

She explained it over again. - O, onu tekrar açıkladı.

Delegates voted over and over again. - Delegeler tekrar tekrar oy kullandı.

tekrar
recap

Tom attempted to escape but was quickly recaptured by his kidnappers. - Tom kaçmaya çalıştı ama onu kaçıranlar tarafından hızla tekrar yakalandı.

tekrarlamak
reiterate
tekrarlamak
reenact
tekrarlamak
{f} retell
tekrarlamak
re enact
tekrar
replication
tekrar
function buttons
tekrar
from the first
tekrar
litany
tekrar
bis
tekrar
afresh
tekrar
retrieve

Your attempt to retrieve your password was not successful. Please try again. - Şifrenizi geri alma girişiminiz başarılı değildir. Lütfen tekrar deneyin.

tekrar
back

Let me call you back later, OK? - Seni daha sonra tekrar arayayım,tamam mı?

You'll have to come back in a while: the man dealing with that business has just gone out. - Kısa bir süre içinde tekrar gelmek zorunda kalacaksın: o işle ilgilenen adam az önce dışarı çıktı.

tekrar
all

In 1603, when King James I came into power, football was allowed again. - 1603'te, Kral James iktidara geldiğinde, futbola tekrar izin verildi.

Repeating a mistake without recognizing it as one, is the biggest mistake of all. - Bir bütün olarak tanımadan bir hatayı tekrarlamak hepsinin içinde en büyük hatadır.

tekrar
iteration
tekrar
tauto-
tekrar
rehearsal
tekrar
troll
tekrar
action replay
tekrar
re-

He was re-elected mayor. - Belediye başkanlığına tekrardan şeçildi.

He also didn't pass the re-exam. - Tekrarlanan sınavı da geçmedi.

tekrar
duplication
tekrarlamak
ditto
tekrarlamak
affirm
tekrarlamak
re-enact
tekrarlamak
reword
tekrarlamak
resume
tekrarlamak
run over
tekrarlamak
ingeninate
tekrarlamak
go
tekrarlamak
reproduce
tekrarlamak
retrace
tekrarlamak
echo
tekrarlamak
redouble
tekrarlamak
(Havacılık) readback
tekrarlamak
run
tekrarlamak
reduplicate
tekrar
ana-
tekrar
revision
tekrarlamak
play back
tekrarlamak
rerun
tekrarlamak
run through
tekrarlamak
ingeminate
tekrar
{i} reiteration
tekrar
back again
tekrarlamak
do over
tekrar
{ü} encore

The crowd cried out for an encore. - Kalabalık tekrar için bağırdı.

tekrar
rehash
tekrar
an
tekrar
anew
tekrar
all over

I could fall in love with you all over again. - Size tekrar aşık olabilirim.

This soundbite was repeated all over the news. - Bu konuşmanın en önemli kısmı bütün haberlerde tekrar edildi.

tekrar
re
tekrar
{i} recapitulation
tekrar
reprise
tekrar
again, over, over again, once more
tekrar
(ders) review
tekrar
repetition; (televizyonda) action replay; again yine, gene, yeniden
tekrar
recurrence
tekrar
repetition, repeat
tekrar
replay

Replay the last 10 seconds. - Son 10 saniyeyi tekrar oynat.

tekrar
tauto
tekrar
riff
tekrarlamak
iterate
tekrarlamak
{f} return
tekrarlamak
{f} rebroadcast
tekrarlamak
{f} duplicate
tekrarlamak
{f} recap
tekrarlamak
{f} relapse
tekrarlamak
say over
tekrarlamak
go over
tekrarlamak
(ders) revise
tekrarlamak
(Hukuk) re-iterate
tekrarlamak
to repeat, to reiterate yinelemek
tekrarlamak
recapitulate
tekrarlamak
(hastalık vb.) recrudesce
tekrarlamak
to repeat; to do (something) again
Türkçe - Türkçe

tekrarla teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

tekrarlamak
Tekrar etmek, yeni baştan yapmak
TEKRAR
(Osmanlı Dönemi) Bir daha, yine, yeniden
TEKRAR
(Osmanlı Dönemi) (Kerr. den) Bir şeyi iki veya daha fazla yapma
Tekrar
(Osmanlı Dönemi) TERDAD
Tekrar
yine
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
tekrar
Bir daha, yine, yeniden, gene
tekrar
Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme
tekrar
Bir daha, yine, yeniden, gene: "Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu."- M. Ş. Esendal
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması: "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir, fakat tekrarlarla doludur."- A. Haşim
tekrarlamak
Tekrar etmek, yeni baştan yapmak: "Kar, çam ormanlarını kapladıkça tekrarlayıp durduğu mısraları, bir başkasıyla paylaşmak istemişti."- A. İlhan
tekrarlamak
(Osmanlı Dönemi) tekerrür
tekrarlamak
(Osmanlı Dönemi) tekrir
tekrarla