Weight increase is the easiest method for personal development.
- Kilo almak, kişisel gelişimin en kolay metodudur.
Bilal is a person of knowledge.
- Bilal bilgili bir kişidir.
Weight increase is the easiest method for personal development.
- Kilo almak, kişisel gelişimin en kolay metodudur.
The reason I prefer to go to Japan is that the people in Japan are hardworking and have honest personalities.
- Japonya'ya gitmek istemeyi tercih etmemin sebebi onların çalışkan ve dürüst kişilikleridir.
Were you the one who planned this whole thing?
- Bütün bu şeyi planlayan kişi sen miydin?
Tom isn't the kind of person who hides things from his parents.
- Tom ebeveynlerinden bir şeyler saklayan kişi türü değildir.
A strange figure suddenly came through the door.
- Garip bir kişi aniden kapıdan girdi.
Andrej Chadanovič is a major figure in the Belarusian poetry.
- Andrej Chadanoviç, Belarus şiirinde önemli bir kişidir.
I've lost all the contacts from my address book.
- Adres defterimden tüm kişileri kaybettim.
People with autism often don't make eye contact when talking to someone.
- Otizmli kişiler, birisiyle konuşurken çoğu zaman göz teması kurmazlar.
Tom is a very selfish person.
- Tom çok bencil bir kişi.
Many people suffer from low self-esteem.
- Birçok kişi kendine saygı azlığından muzdarip.
You're a brave soul if you want to climb the Urals.
- Urallara tırmanmak istiyorsan sen cesur bir kişisin.
Tom is a very brave soul.
- Tom çok cesur bir kişidir.
Every person is an individual.
- Her kişi bir bireydir.
She had an individual style of speaking.
- Onun kişisel bir konuşma tarzı vardı.
That's one small step for a man, one giant leap for mankind.
- Bu, bir kişi için küçük bir adımdır ama insanlık için dev bir sıçramadır.
There were too many people at the concert.
- Konserde çok fazla kişi vardı.
We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
- Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.
You are the most important person in my life.
- Hayatımda en önemli kişi sizsiniz.
Fine feathers make fine birds.
- Güzel giysiler kişiyi güzel gösterir.
One hundred and fifty people entered the marathon race.
- Yüz elli kişi maraton yarışına girdi.
Only a few people showed up on time.
- Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
Eight out of ten dieters who lose up to ten percent of their body weight put it back on again within five years.
- Diyet yapan ve vücut ağırlığının yüzde onuna kadar bir oranda kilo vermiş olan her on kişiden sekizi, beş yıl içinde bu kiloları geri almaktadır.
Sami was the one who discovered Layla's body.
- Sami, Leyla'nın cesedini keşfeden kişiydi.
He is a man of character.
- O kişilikli bir insandır.
José showed himself to be a person of bad character.
- Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.
Alofi is the capital of Niue, and its population is about 580 people.
- Alofi, Niue'nin başkentidir ve nüfusu yaklaşık 580 kişidir.
The per capita consumption of rice of Japanese people is about half of what it was fifty years ago.
- Japon halkının kişi başına düşen pirinç tüketimi yaklaşık elli yıl önce olanın yarısı.
My little sister and I used to play tag a lot. We would chase each other, and the one chasing would try to tag the one being chased and yell: You're it!
- Küçük kız kardeşim ve ben çok fazla kovalamaca oynardık. Birbirimizi kovalardık ve kovalayan kişi kovalanana dokunmaya çalışır ve ona Sen ebesin! diye seslenirdi.
One more person will be joining us later.
- Daha sonra bir kişi daha bize katılıyor olacak.
If you want to have an attractive personality, you need to have a good head on your shoulders.
- Eğer çekici bir kişiliğe sahip olmak istiyorsanız, omuzlarınızda iyi bir kafaya sahip olmalısınız.
More than 50 people died from the recent eruption. Volcanic rocks struck some victims in the head.
- Son püskürmede 50'den fazla kişi öldü. Volkanik kayalar bazı kurbanların başına çarptı.