elde etme

listen to the pronunciation of elde etme
Türkçe - İngilizce
attainment
achievement

No other contestant has obtained such a remarkable achievement. - Başka hiçbir yarışmacı böyle dikkat çekici bir başarı elde etmedi.

obtainment
enlistment
acquirement
derivation
{i} getting

Tom succeeded in getting the truth from Mary. - Tom Mary'den gerçeği elde etmeyi başardı.

I succeeded in getting what I wanted. - İstediğimi elde etmeyi başardım.

procurance
elde etmek
achieve

I want to achieve something great. - Harika bir şey elde etmek istiyorum.

If you want to achieve the kind of success that I think you do, then you'll have to study harder. - Yaptığını sandığım başarı türünü elde etmek istiyorsan, öyleyse daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.

elde etmek
get

Right now, all I want to do is get something to eat. - Şu anda, tüm istediğim yiyecek bir şey elde etmek.

If you want to get something in life, you should go against the flow. - Hayatta bir şey elde etmek istiyorsanız, akıntıya karşı yüzmelisiniz.

elde etmek
{f} obtain

It was easy to obtain. - Onu elde etmek kolaydı.

elde etmek
{f} procure
elde etmek
{f} acquire
elde etmek
{f} gain
elde etmek
attain
elde etme maliyeti
(Ticaret) cost of an acquisition
elde etmek
{f} make

Brokers struggling to make a profit don't always play by the book. - Kâr elde etmek için mücadele eden komisyoncular her zaman kitabına göre oynamıyorlar.

It is still possible to make a profit when prices are falling. - Fiyatlar düştüğünde hâlâ kâr elde etmek mümkündür.

elde etmek
try for
elde etmek
derive
elde etmek
{f} take

In some ways, I envy him; he knows exactly what he wants and he's not afraid to take it. - Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor.

I want to take advantage of it. - Ondan avantaj elde etmek istiyorum.

elde etmek
{f} purchase
elde etmek
(Kanun) elicit
elde etmek
{f} conquer
elde etmek
to obtain, to achieve, to acquire, to attain, to gain, to get, to secure, to extract, to procure, to derive
elde etmek
carry
elde etmek
pick up
elde etmek
notch up
elde etmek
come into
elde etmek
lay one's hands on
elde etmek
take on something
elde etmek
extract
elde etmek
wrest
elde etmek
{f} have

If you want to achieve the kind of success that I think you do, then you'll have to study harder. - Yaptığını sandığım başarı türünü elde etmek istiyorsan, öyleyse daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.

Tom will have only one chance to get that right. - Tom'un o hakkı elde etmek için sadece bir şansı olacak.

elde etmek
repossess
elde etmek
get out of
elde etmek
score
elde etmek
come by
elde etmek
secure
elde etmek
reap
elde etmek
derive from
elde etmek
winkle
elde etmek
get your hands on something
elde etmek
to get by
elde etmek
Attain, obtain, acquire
bilgi elde etme
information retrieval
elde etmek
come off
elde etmek
take advantage of
elde etmek
suck
elde etmek
win
elde etmek
(Hukuk) to attain, to obtain, to acquire
elde etmek
recover
elde etmek
buy
elde etmek
clear
nehirden eleyerek altın elde etme
placer mining
tekrar elde etme
regeneration
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) TE'MİN
Elde etmek
istihsal etmek
elde etme