terslik

listen to the pronunciation of terslik
Türkisch - Englisch
prickliness
crabbedness
(Biyokimya) reciprocity
mishap
adverseness
grumpiness
sour
muteness
gruffness
clipping
shrewishness
acrimoniousness
frowardness
hard
disagreeableness
curtness
crustiness
cantankerousness
contrariness
untoward event, adverse happening; hitch
acrimony
sullenness
biliousness
wrong-headedness, contrariness
acerbity
shortness
perversity
misfortune
crossness
moods
reversion
misadventure
contrariety
hitch
contrariety, contrariness; peevishness, grumpiness, cantankerousness; mishap, hitch, misfortune
ill luck
reverse
ill-temperedness, peevishness, cantankerousness, orneriness; cross-grainedness
tartness
awkwardness
cussedness
harsh
abruptness
testiness
petulance
fretful
snuffy
spleen
gruff
disagreeable
abrupt
ters
unfavourable
ters
{s} adverse

The way to protect yourself and your family from being adversely affected by television is to be more selective of the programmes you watch. - Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.

ters
back

Your sweater is on backwards. - Kazağını ters giymişsin.

Tom wiped his mouth with the back of his hand. - Tom elinin tersiyle ağzını sildi.

ters
{i} reverse

The benefit of being intelligent is that you can pretend to be a fool, but the reverse is not possible. - Akıllı olmanın yararı bir aptalmış gibi davranabilirsin, ancak tersi mümkün değildir.

Naloxone is a life-saving drug that can reverse the effects of an opioid overdose. - Nalokson morfin türevi ilaçların aşırı dozunun etkilerini tersine çevirebilen hayat kurtarıcı bir ilaçtır.

ters
{s} unfavorable
ters
{s} opposite

I meant the opposite. - Tersini demek istedim.

This is the opposite of what I expected. - Bu, benim beklediğimin tersi.

terslik bu ya
as illness would have it
terslik olmak
(deyim) go amiss
ters
contrary

I thought he was busy, but on the contrary he was idle. - Onun meşgul olduğunu sanıyordum ama tam tersine boştaydı.

He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker. - O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.

ters
{s} off

Something must be wrong with our car; the engine is giving off smoke. - Arabamızda ters giden bir şey olmalı; motordan duman çıkıyor.

ters
awry

Their plans have gone awry. - Onların planları ters gitti.

ters
amiss
ters
{s} inverted
ters
{s} acrimonious
ters
the wrong way round
ters
invers

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
droppings
ters
violent
ters
(Denizbilim) revers

The benefit of being intelligent is that you can pretend to be a fool, but the reverse is not possible. - Akıllı olmanın yararı bir aptalmış gibi davranabilirsin, ancak tersi mümkün değildir.

Seasons are reversed in the southern hemisphere. - Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.

ters
on the cross
ters
dung
ters
face down

Tom put the card face down on the table. - Tom kartı ters çevirerek masaya koydu.

ters
curt

Don't you think it's rude to give people such a curt reply like that? - İnsanlara böyle ters bir cevap vermenin kabalık olduğunu düşünüyor musun?

ters
(Pisikoloji, Ruhbilim) invert
ters
disappointing
ters
cross-grained
ters
excrement
ters
back to front
ters
forbidding
ters
ill-natured
ters
tart
ters
bilious
ters
agin
ters
contra

He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker. - O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.

War doesn't bring on peace; on the contrary, it brings pains and grief on both sides. - Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.

ters
short
ters
cross
ters
bad-tempered

The bad-tempered man snapped at his daughter. - Kötü huylu bir adam kızını tersledi.

ters
reversed

Seasons are reversed in the southern hemisphere. - Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.

ters
perverse

I just bet you were thinking something perverse just now. - Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.

ters
crusty
ters
badtempered
terslikler
problems
ters
crabbed
ters
backwards

Say the alphabet backwards. - Alfabeyi tersten oku.

The students laughed under their breath when they saw that the teacher had put on his sweater backwards. - Öğrenciler öğretmenin kazağını ters giydiğini gördüklerinde alçak sesle güldüler.

ters
crosswise
ters
alien
ters
anti-
ters
wrong

It seems like you got up on the wrong side of the bed this morning. - Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmışsın gibi görünüyor.

He put on his sweater wrong side out. - O kazağını ters yüz giydi.

ters
ugly
ters
sour
ters
moody
ters
over

Naloxone is a life-saving drug that can reverse the effects of an opioid overdose. - Nalokson morfin türevi ilaçların aşırı dozunun etkilerini tersine çevirebilen hayat kurtarıcı bir ilaçtır.

Lech Wałęsa jumped over the shipyard fence in 1980. - Lech Wałęsa 1980'de tersane çitinin üzerinden atladı.

ters
snuffy
ters
snappish
ters
brusque
ters
surly
ters
antidromic
ters
converse
ters
contra-
ters
doggish
ters
disobliging
ters
upside down

Don't put the books in the shelf upside down. - Kitapları rafa ters koyma!

He was reading a paper upside down. - Bir gazeteyi ters olarak okuyordu.

ters
inverse

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
ınverse
ters
the reverse
ters
reciprocal
ters
counter to

Your idea runs counter to our policy. - Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.

ters
inverses
ters
counter-productive
beklenmeyen terslik
(Kanun) contretemps
ters
upsidedown
ters
opposing
ters
{s} wayward
ters
perverse, wrong-headed, contrary
ters
anti
ters
{s} inimical
ters
agley
ters
{s} negative
ters
sullen
ters
retro
ters
ill natured
ters
testy
ters
mis

Eleanor though the daughter of a king and brought up in the greatest luxury determined to share misfortune with her husband. - Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.

I put my gloves on inside out by mistake. - Yanlışlıkla eldivenlerimi ters yüz giydim.

ters
{s} fractious
ters
{s} cranky
ters
{s} versed
ters
bad-tempered, peevish, cantankerous, ornery; cross-grained
ters
backward

The students laughed under their breath when they saw that the teacher had put on his sweater backwards. - Öğrenciler öğretmenin kazağını ters giydiğini gördüklerinde alçak sesle güldüler.

Your sweater is on backwards. - Kazağını ters giymişsin.

ters
{s} cussed
ters
reverse or back (of something); opposite or other side, edge, or end: kumaşın tersi the other side of the fabric
ters
facedown
ters
backwards, in the opposite direction; in the wrong direction
ters
wrong, completely inappropriate (job, plan, idea)
ters
counter

Your idea runs counter to our policy. - Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.

That would be counterproductive. - O tamamen ters etkili olurdu.

ters
wrong or opposite (direction, road)
ters
grumpy
ters
wrongheaded
ters
awkward
ters
unfavourable [Brit.]
ters
churlish
ters
inverted; turned inside out
ters
purl
ters
blunt edge (of a cutting implement)
ters
(Matematik) opposite (angle)
ters
inversely

The force of gravity between two objects is proportional to the product of the two masses, and inversely proportional to the square of the distance between their centers of mass. - İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

ters
{s} dour
ters
wrongly
ters
contradictory
ters
sharp, short, brusque, curt, or cross (answer, word)
ters
converse, inverse, or opposite (of something)
ters
untoward
ters
snnppy
ters
{s} illegitimate
ters
{s} indecorous
ters
disagreeable
ters
{s} froward
ters
inverse , reverse
ters
snarl
ters
{s} fretful
ters
sub
ters
{s} frowning
ters
reverse; opposite, contrary; converse, inverse; wrong; inverted; surly, grumpy, moody, churlish, perverse, forbidding, curt; upside down, the wrong way round; back/reverse of sth; excrement, dung, droppings
ters
prov. feces, excrement; dung; turd
ters
peevish
ters
inside out; back to front; upside down
ters
inverse, reverse
ters
bad tempered
ters
sharply, brusquely, curtly, or crossly
ters
bloody minded
ters
bloody-minded
ters
stroppy
yanal terslik
lateral inversion
Türkisch - Türkisch
Ters olma durumu veya tersçe davranış, aksilik
Ters olma durumu veya tersçe davranış, aksilik: "Tersliğe bakın ki, o sıralar piyasada bir metre tel bile yoktur."- S. Birsel
TERS
(Osmanlı Dönemi) f. Korku
Ters
(Osmanlı Dönemi) DEMAL
Ters
(Hukuk) MAKUS
ters
Bir şeyin aksi, karşıtı
ters
Hayvan pisliği
ters
Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz
ters
Kesici bir aletin kesmeyen yanı
ters
Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
ters
Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
ters
Gerekli olan duruma karşıt olarak: "Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu."- Ç. Altan
ters
Gerekli olan duruma karşıt (olarak)
ters
Bir şeyin içe gelen yanı,arkası
ters
Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz: "Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama."- H. C. Yalçın
ters
Kesici bir aletin kesmeyen yanı: "Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar."- M. Ş. Esendal
ters
Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert: "Ters adamın işi de ters gider."- M. Ş. Esendal
Englisch - Türkisch

Definition von terslik im Englisch Türkisch wörterbuch

TERS
(Askeri) taktik vaka raporlama sistemi (tactical event reporting system)
terslik
Favoriten