The river meanders across the plain.
- Nehir düzlükte menderesler çiziyor.
I think that will go smoothly.
- Bunun düzgünce gideceğini düşünüyorum.
Mary smoothed her hair.
- Mary saçını düzeltti.
I'm just a plain old office worker.
- Ben sadece düz eski bir ofis çalışanıyım.
She wore a plain blue dress.
- O, düz mavi bir elbise giydi.
Also Felicja has blonde straight hair.
- Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.
Lidia has blonde straight hair.
- Lidia'nın sarı düz saçları var.
This child believes that the earth is flat.
- Bu çocuk dünyanın düz olduğuna inanmaktadır.
Its surface was as flat as a mirror.
- Onun yüzeyi bir ayna kadar düzdü.
I corrected even the smallest details.
- Ben en küçük ayrıntıları bile düzelttim.
Her birthday party will be held tomorrow evening.
- Onun doğum günü partisi yarın akşam düzenlenilecek.
There is no regular boat service to the island.
- Adaya düzenli bir tekne servisi yoktur.
This year too there are many regular concerts for amateur musicians being held.
- Bu yıl da, amatör müzisyenler için düzenlenen çok sayıda düzenli konserler var.
Rightists often dislike regulatory legislation.
- Sağcılar çoğunlukla düzenleyici mevzuatı sevmezler.
You must put these mistakes right.
- Bu hataları düzeltmelisin.
Have you checked the oil level recently?
- Son zamanlarda yağ düzeyini kontrol ettin mi?
I'm going to raise my English level.
- İngilizce düzeyimi yükselteceğim.
Go straight on, and you will find the store.
- Düz gidin ve mağazayı bulacaksınız.
We were arguing on different planes to the last.
- Biz farklı düzlemler üzerinde tartışıyorduk.
The sum of the angles of a triangle on a spherical plane is more than 180 degrees.
- Küresel bir düzlemde bir üçgenin açılarının toplamı 180'den dereceden daha fazladır.
The toilet doesn't flush properly.
- Tuvaletin sifonu düzgün çalışmıyor.
Form a straight line!
- Düz bir sıra oluşturun.
Where are the plates arranged?
- Plakalar nerede düzenlenmiş?
He set the table with cups, saucers, plates and chargers.
- O, masayı fincanlarla, çay bardağı tabaklarıyla, tabaklarla ve büyük düz tabaklarla donattı.