alma

listen to the pronunciation of alma
Türkçe - Türkçe
Alıntı, iktibas
Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci
Almak işi
kabız
(Osmanlı Dönemi) İBTİLAZ
ahiz
(Osmanlı Dönemi) AHZ
ittihaz
Satın Alma Değeri
Satın Alma (İştira) Değeri: Hayat sigortalarında, sigortalının poliçenin bağıtlanmasından belirli bir süre sonra poliçeyi feshederek, daha önce ödediği primler ile bunlara ilişkin gelir payından geri alabileceği bölümü
İngilizce - İngilizce
A female given name, popular in the 19th century
Places in the U.S., Canada, and several other countries
One of two prophets, the Elder and the Younger, and a book in the Book of Mormon
An Egyptian singer or dancing-girl used for entertainment or as a professional mourner
Analytical Laboratory Manager's Association (ALMA) An organization in America
a female given name
vierge Aalma virge secrete ou sainte
(the human soul), queen of "Body Castle," beset by enemies for seven years (the Seven Ages of Man) The besiegers are a rabble rout of evil desires, foul imaginations, and silly conceits Alma conducted Arthur and Sir Guyon over her castle "The divine part of a man," says Spenser, "is circular, a circle being the emblem of eternity; but the mortal part triangular, as it consists of three things - blood, flesh, and bones " - Prior's Poem
{i} female first name; name of several cities and towns in the United States; city in the province of Quebec (Canada)
Atacama Large Millimeter Array
Same as Alme
alma mater
a school or college from which an individual has graduated or attended
alma mater
a school's anthem or song
alma maters
plural form of alma mater
Alma Ata
{i} former name of Almaty (in Kazakhstan)
Alma Mater
your alma mater is a school you graduated from
alma mater
college or university where one studied
alma mater
Your alma mater is the school or university which you went to
alma mater
A college or seminary where one is educated
alma mater
A school or college's alma mater is its official song
Türkçe - İngilizce
extraction
grab

Let's go grab a burger. - Bir burger almaya gidelim.

Let's go grab a cup of coffee. - Bir fincan kahve almaya gidelim.

taking; receiving; buying
reception
taking

I am in the habit of taking a shower in the morning. - Sabah duş almaya alışkınım.

Tom is against taking the new job. - Tom yeni işi almaya karşı.

excision
adoption
acceptance
receipt

Be sure to get a receipt. - Bir makbuz almayı unutma.

Agh. I waited for a long time for the receipt of a present from my mother. However, it's very problematic. - Agh. Annemden bir hediye almak için uzun bir süre bekledim. Ancak, çok sorunludur.

acquisition
cast

There are many beautiful castles in northern Germany. - Kuzey Almanya'da bir sürü güzel kaleler var.

(Bilgisayar) do not import
inclusion
abstraction
(Ticaret) purchase

The couple wants to purchase a home. - Çift, bir ev satın almak istiyor.

He uses bitcoins to purchase illicit drugs. - O yasa dışı uyuşturucu almak için sanal para kullanır.

buying

I cannot afford buying a used car. - Kullanılmış bir araba almam çok zor.

I love buying on eBay. - eBay'dan satın almayı çok seviyorum.

accommodation
(Bilgisayar) received

No one received enough votes to win the nomination. - Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.

I have received no reply from you yet. - Sizden henüz bir cevap almadım.

attachment
receiving

A sadist likes inflicting pain; a masochist, receiving it. - Bir sadist acı vermekten; bir mazoşist onu almaktan hoşlanır.

I'm looking forward to receiving your reply. - Cevabını almayı dört gözle bekliyorum.

ceptus
retrieval
exposure
(Tekstil) admission
satın alma
buying

I went to the department store with a view to buying a present. - Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.

I love buying on eBay. - eBay'dan satın almayı çok seviyorum.

satın alma
purchase

I want to know if you will refund the full purchase price. - Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.

The couple wants to purchase a home. - Çift, bir ev satın almak istiyor.

alma (çocuk)
abortion
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste
(Atasözü) Don't make a martyr sigh, you will pay for it by and by
alma gücü
receptivity
alma; alıcı
(Askeri) receive; receiver
alev alma noktası
(Teknik,Ticaret) flash point
alaya alma
raillery
alev alma
deflagration
alev alma test cihazı
(İnşaat) flame tester
alttan alma
climb down
göz önüne alma
consideration
toz alma
dusting
derin bir nefes alma
sigh
derin bir nefes alma
sigh of relief
geri alma
retrieval
gözaltına alma
detention
hizmete alma
(Telekom) commissioning
nişan alma
sighting
satın alma
purchasing

I think you should probably see someone from Purchasing. - Sanırım muhtemelen Satın almadan biriyle görüşmen gerekiyor.

The Argentine president said that diabetes is a disease of people with high purchasing power. - Arjantin devlet başkanı şekerin yüksek satın alma gücü olan insanların bir hastalığı olduğunu söyledi.

soluk alma
inhalation
zorla alma
extortion
öç alma
vengeance
adres alma
(Bilgisayar) address of
asker alma
(Askeri) recruiting
asker alma bölgesi
(Askeri) recruiting district
asker alma hedefi
(Askeri) recruiting objective
asker alma hizmeti
(Askeri) recruiting service
asker alma kurulu
(Askeri) local board
asker alma merkezi
(Askeri) recruiting station
bilgi alma
debriefing
borç alma
(Ticaret) borrow
boyunduruk altına alma
yoking
curuf alma
clinker removal
devreye alma
start-up
ele alma
(Gıda) handling
elektriksel tümlev alma
electrical integration
elinden alma
bereave
erken alma
(Bilgisayar) early receive
etkin alma
(Bilgisayar) active receive
etkin alma
(Bilgisayar) active acquire
garanti altına alma
secure
garanti altına alma
guarantee
geri alma
(Ticaret) clawback
geri alma
withdrawing
geri alma
(Askeri) recoupment
geri alma
recovering
geri alma
reuptake
geri alma
repayment
geri alma
(Kanun) restitution
geri alma
reclamation
gönüllü asker alma
(Askeri) recruitment
görev alma
assignment
hava alma
(Havacılık) air bleed
ifade alma
(Askeri) Statement taking
imza alma
(Bilgisayar) signature capture
kesme alma
tweak
kilo alma
gaining weight
koku alma
(Tıp) olfactory modality
koku alma
(Tıp) smell
koku alma
(Tıp) sense of smell
makas alma
tweak
mesaj alma sistemi
(Askeri) message handling system
mevki alma
(Ticaret) barratry
nefes alma
(Tıp) inspirium
nem alma
(Gıda,Otomotiv) dehumidification
nem alma maddesi
dehumidifier
numune alma
random sampling
numune alma metotları
sampling methods
ortalama alma
(Ticaret) averaging
para alma
(Ticaret) collection
pozisyon alma
positioning
rastgele numune alma
(Askeri) random sampling
rehine alma
(Kanun) hostage-taking
risk alma
(Ticaret) risk lover
risk alma
risk-taking
soluk alma
(Biyokimya,Dilbilim) inspiration
soluk alma
respite
soluk alma
(Denizbilim) inspration
soluk alma
(Tıp) respiration
sıvı alma
(Tıp) hydration
tampon belleğe alma
buffering
temeli askıya alma
underpinning
teslim alma
(Bilgisayar) check out
toptan satın alma
(Ticaret) scale buying
yedek alma
(Bilgisayar) back-up
yerden alma
pick-up
yerini alma
subrogation
yerini alma
succession
yerini alma
substitution
yol alma
progress
yük alma
(İnşaat) loading
zorla alma
(Ticaret) confiscation
zorla alma
seizing
zorla alma
(Ticaret) plunder
üst alma
(Matematik) involution
üst alma
(Bilgisayar,Matematik) exponentiation
arabasına alma
lift
esir alma
capture
ceza alma
packet
eir alma; köle etme
Receiving EIR; slaves to
esas alma
essentially taking
eğitim alma
education
gözönüne alma
to consider
haber alma özgürlüğü
Freedom of information
hedef alma
to target
ilmiye sınıfında rütbe ve derece alma
ilmiye class rank and grade receive
intikam alma
revenge
iyilik ederek gönül alma
atonement in favor
izin alma
permission
içine alma
inclusion
işleme alma
to process
işletmeye alma
to commence operations,commissioning
kan alma
(Tıp, İlaç) drawing blood
kan alma
(Tıp, İlaç) Phlebotomy
karar alma
Decision making
kilo alma
gain in weight
kutu içine alma
(Jeoloji) casing
risk alma
risk taking
rol alma
role
satın alma
buy

I love buying on eBay. - eBay'dan satın almayı çok seviyorum.

What do you want to buy? - Ne satın almak istiyorsun?

satın alma alışkanlıkları
purchasing habitsbuying habitsconsuming/er habitsconsuming trendspurchasing trendsbuying trendsshopping trends
satın alma sorumlusu
purchasing agentpurchasing managerpurchasing supervisor
sipariş alma
Receiving orders
sorumluluk alma
take responsibility
soğuk alma
getting cold
söz alma
take that
teklif alma
inquiries
tiye alma
ti-up
veri alma
Receiving data
yardım alma
Getting help
yağ alma
(Mühendislik) Degreasing
yerini alma
replacing
üstüne alma
assumption
alma

    Heceleme

    al·ma

    Türkçe nasıl söylenir

    älmı

    Telaffuz

    /ˈalmə/ /ˈælmə/

    Etimoloji

    [ "al-m&-'mä-t&r ] (noun.) 1696. From colloquial Arabic عالمة (‘ālima), originally a feminine adjective meaning “learned, knowledgeable”, from علم (‘alima, “to know”).

    Ortak Eşdizimliler

    alma mater

    Günün kelimesi

    svelte