Bu havaalanına otobüsle kolayca ulaşılabilir.
- This airport is easily accessible by bus.
Stadyuma otobüs ile ulaşılabilir.
- The stadium is accessible by bus.
Silahlara Amerikalılar tarafından kolayca erişilebilir.
- Guns are readily accessible to Americans.
Günümüzde, kitaplar herkes için erişilebilir.
- Nowadays, books are accessible to everyone.
Benim onun kitaplığına erişimim var.
- I have access to his library.
Tüm öğrencilerin kütüphaneye erişimi var.
- All students have access to the library.
Onların kütüphaneye giriş izinleri var.
- They have access to the library.
Bana kayıtlarına giriş izni verdi.
- She gave me access to her records.
Tabii ki Başbakan'a erişmek zordur.
- Of course it's difficult to gain access to the Prime Minister.
Dağın zirvesine erişmek zordur.
- Access to the mountaintop is difficult.
Tom'un mağazası golf sopası, top, ayakkabı ve diğer aksesuarları satmaktadırç
- Tom's store sells golf clubs, balls, shoes and other accessories.
Bu ışıltılı aksesuvar senin svetşörtüne uymuyor. Bunu dene!
- That glittering accessory doesn't go with your sweatshirt. Try this on!
Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.
- Everyone has the right of equal access to public service in his country.
Kablo olmadan internete ulaşmak mümkündür.
- It is possible to access the Internet without a wire.
Nedense benim e-postama erişemedim.
- For some reason I couldn't access my e-mail.
Uzak bilgisayarlarıma erişmek için sık sık SSH'ı kullanırım.
- I often use SSH to access my computers remotely.
Amaç erişilebilirliktir.
- The goal is accessibility.
Şehre demir yolu ile erişilebilir.
- The town is accessible by rail.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.
- The picnic area is easily accessible by road.
an accessible town or mountain.
Minds accessible to reason. - Thomas Babington Macaulay.
The best information ... at present accessible. - Thomas Babington Macaulay.
... largest accessible collection of human knowledge, human ...
... to things that are accessible online, ...