erişme

listen to the pronunciation of erişme
Türkçe - İngilizce
{i} Access

Access to the mountaintop is difficult. - Dağın zirvesine erişmek zordur.

I often use SSH to access my computers remotely. - Uzak bilgisayarlarıma erişmek için sık sık SSH'ı kullanırım.

attainment
accession
reach

It took me two hours to reach Yokohama. - Yokohama'ya erişmek iki saatimi aldı.

erişmek
reach

It took me two hours to reach Yokohama. - Yokohama'ya erişmek iki saatimi aldı.

erişmek
attain
erişmek
{f} achieve
erişmek
overtake
erişmek
(deyim) come up with
erişmek
(deyim) come up to
erişmek
mature
erişmek
ripen
erişmek
come
erişmek
run up to
eriş
{f} access

Let's stay somewhere with easy airport access. - Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.

I often use SSH to access my computers remotely. - Uzak bilgisayarlarıma erişmek için sık sık SSH'ı kullanırım.

erişmek
get at
erişmek
extend
erişmek
come down
erişmek
carry
erişmek
get
eriş
retrieve
erişmek
accessing
depo erişme süresi
(Elektrik, Elektronik) storage access time
erişmek
(Hukuk) to attain
erişmek
to attain, achieve (a goal)
erişmek
{f} range
erişmek
to reach, to attain; to access; to mature, to ripen
erişmek
to reach, be long enough to reach
erişmek
{f} compass
erişmek
to reach, arrive at
erişmek
(for a time) to come
erişmek
to ripen, mature
erişmek
access , retrieve
Türkçe - Türkçe
İktiran
Erişmek işi
(Osmanlı Dönemi) BA'
ERİŞ
(Osmanlı Dönemi) f. Bilek
ERİŞ
(Osmanlı Dönemi) Arşın, endaze
Erişmek
demek
eriş
Erme işi ve durumu
eriş
Sakal
eriş
çözgü
eriş
Satıldıktan sonra kusuru ve noksanları belli olan malın, kıymetinden bunun için indirilen miktar
erişmek
Gelip çatmak
erişmek
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak: "Genç yaşında üne erişmiş, yönettiği oyunlar afişlerden inmemiş."- N. Cumalı
erişmek
Bir yere ulaşmak, varmak: "Boyu bir elli beş olduğu için, eli ancak on beşinci düğmeye erişebilmektedir."- H. Taner
erişmek
Bir yere ulaşmak, varmak
erişmek
Belirli bir olgunluk durumuna varmak
erişmek
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
erişmek
Zaman gelip çatmak
erişme