üstün

listen to the pronunciation of üstün
Türkçe - İngilizce
superior

This cloth is superior to that. - Bu kumaş ona göre daha üstün.

These products are superior to theirs. - Bu ürünler onlarınkinden daha üstün.

ascendant
extra
excellent
predominant
golden
superior; above; predominant, preeminent
distingue
the vowel point in Arabic script indicating an a
transcendent
super duty
hyper
up
atop of
choice
over

The quick brown fox jumped over the lazy brown dog. - Hızlı kahverengi tilki tembel kahverengi köpeğin üstüne atladı.

Slotted spoons have a particular role in the traditional absinthe ritual. They are used to hold a sugar cube over a glass as one dissolves it into her drink with cold water. - Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.

above

Her dress is above the knee. - Elbisesi dizinin üstündeydi.

We are flying above the clouds. - Biz bulutların üstünde uçuyoruz.

pre eminencent
atop

The woman is atop the table. - Kadın masanın üstündedir.

high

This boat is made with high grade aluminum and high strength iron. - Bu tekne üstün kaliteli alüminyum ve yüksek güçlü demir ile yapılır.

The exosphere is the highest layer of the atmosphere. It extends from the top of the thermosphere up to 10,000 kilometers. - Egzosfer atmosferin en üst tabakasıdır. 10.000 kilometreye kadar termosferin üstünden uzanır.

super

This cloth is superior to that. - Bu kumaş ona göre daha üstün.

This carpet is superior to that one in quality. - Bu halı kalite olarak ondan üstündür.

ascendent
supra
preponderant
supreme

He believed in the supreme power of the law. - Hukukun üstün gücüne inanıyordu.

top
exquisite
signal
star

Tom started bouncing up and down on the bed. - Tom yatağın üstünde yukarı aşağı sıçramaya başladı.

Is it snowing out there? Look, it's already starting to appear on the ground there! - Orada kar mı yağıyor? Bak, zaten orada toprağın üstünde belirmeye başlıyor!

(İnşaat) outstanding
eminent
topping
preeminent
top-drawer
paramount
transcendental
dominant
over-
surpassing
outdone
{s} unsurpassed
select
topnotch
unequalled
elegant
glib

Are you going to give me a glib answer, or are you going to think before you reply? - Bana üstünkörü bir cevap mı vereceksin yoksa cevap vermeden düşünecek misin?

compare
topdrawer
ideal
ascendantent
topflight
pukka
üstün gelmek
surpass
üstün olmak
excel
üstün kimse
superior
üstün olmak
surpass
üstün olmak
outdo
üstün olmak
outperform
üstün tutmak
choose
üstün yöntem
(Ticaret) best practice
üstün gelme, üstünlük, zafer kazanma
come on, superiority, victory, win
üstün olma
superiority
üstün olunan şey
excellence
üstün zekalı
gifted
üstün başarı
feat
üstün başarı
exploit
üstün başarı
eclat
üstün gelerek
(Hukuk) predominantly
üstün gelmek
have the drop on
üstün gelmek
(boks) outbox
üstün gelmek
to come out on top, to prevail, to preponderate
üstün görev
super duty
üstün görmek
look up
üstün iletken
superconductor
üstün kimse
better
üstün kâlite
superior quality
üstün kâlite
high quality
üstün kâlite
supereminence
üstün kâliteli
hunky dory
üstün kâliteli
high grade
üstün kâliteli
first rate
üstün niteliklere sahip kimse
champion
üstün nitelikli
high-grade, superior
üstün nitelikli
de luxe
üstün olan
surpassing
üstün olma
pre-eminence
üstün olmak
give points to smb
üstün olmak
precede
üstün olmak
tower above
üstün olmak
outclass
üstün olmak
predominate
üstün olmak
cut across
üstün olmak
be over smb
üstün olmak
preponderate over
üstün olmak
preponderate
üstün olmak
transcend
üstün olmak
to be superior, to outdo, to predominate, to surpass
üstün tutmak
to prefer
üstün yapıt
superfilm
üstün yetenekli ve zeki insanlar grubu
Pleiades
üstün özellik sürüşü
performance driving
üstün ırk
superrace
en üstün
supreme
en üstün
superlative
üstün nitelikli
blue ribbon
en üstün
highest
üstün gelmek
override
üstün gelmek
(Konuşma Dili) get the better of
üstün gelmek
outgo
üstün gelmek
carry the day
üstün gelmek
come out on top
üstün hizmet
outstanding service
üstün körü
cursory
üstün beceri
superior skill
üstün gel
outdid
üstün gel
predominate
üstün gel
{f} outgo
üstün gel
{f} outgoing
üstün gel
outwent
üstün gel
overtop
üstün gel
{f} outdone
üstün gel
outdo
üstün gelmek
gain the upper hand
üstün gelmek
preponderate
üstün gelmek
prevail
üstün nitelikli
superior
üstün ol
excel
evliyayı peygamberlerden üstün tutan tarikat
keep it on the cult of saints, prophets
bir gömlek üstün
a cut above
bir gömlek üstün olmak
be a cut above
bir gömlek üstün olmak
to be a cut above
bir gömlek üstün olmak
have an edge on
bir gömlek üstün olmak
to have an edge on sb/sth, to be a cut above
bok üstün bok
bad, lousy
diğerlerinden üstün
all time
en üstün derece
superlative
en üstün düzeyde
at concert pitch
güzelliği en üstün değer sayan kimse
aesthete [Brit.]
güzelliği en üstün değer sayan kimse
esthete
kat kat üstün
streets ahead of
sayıca üstün
superior in number
sayıca üstün olmak
outnumber
üstün gel
outmatch
üstün gel
outrival
üstün gel
outvie
üstün gel
outclass
üstün gelmek
overmatch
üstün gelmek
match
üstün gelmek
surmount
üstün gelmek
{f} outbrave
üstün gelmek
worst
üstün gelmek
{f} outmatch
üstün gelmek
{f} outrival
üstün gelmek
{f} outbalance
üstün gelmek
overtop
üstün gelmek
outclass
Türkçe - Türkçe
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay
Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha
Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik: "El elden üstündür ta arşa kadar."- Atasözü
Nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
fetha
kuvvetli
üstün yapım
Çok büyük giderlerle çevrilen, kalabalık oyunculu, göz kamaştırıcı süs ve giysili, büyük reklamlarla piyasaya sürülen, ama sanat yönünden çoğunlukla büyük bir değer taşımayan film
üstün zeka
Çabuk, iyi, kıvrak bir zekâ
üstün zekalı
Üstün zekâya sahip olan
üstün zekalılık
Üstün zekâlı olma durumu
Üstün gelmek
(Osmanlı Dönemi) TAGALLÜB
Üstün nitelikli
kalite