yönden

listen to the pronunciation of yönden
Türkçe - İngilizce
in terms of
yön
aspect

He stressed the convenient aspects of city life. - Şehir hayatının elverişli yönlerini vurguladı.

We studied Greek culture from various aspects. - Çeşitli yönleriyle Yunan kültürünü inceledik.

yön
direction

It is difficult to peg the direction of interest deregulation. - Faizi yeniden ayarlama yönünü belirlemek zordur.

We thought we would write out the directions, in case you got lost. - Kaybolma ihtimalimize karşın, yönleri yazmayı düşündüm.

yön
way

She was similar to me in many ways. - Birçok yönden bana benzerdi.

He asked me which way to go. - Bana hangi yöne gideceğini sordu.

yön
course

Of course you can trust me. Have I ever given you a bum steer before? - Elbette bana güvenebilirsin. Ben hiç daha önce seni yanlış yönlendirdim mi?

The flood diverted the course of the river. - Sel nehrin yönünü değiştirdi.

yön
path
yön
direction; side; aspect; way, respect, regard
yön
{i} trend

There's a trend these days towards small families. - Bu günlerde küçük ailelere doğru bir yönelim var.

yön
bearing

I lost my bearings when I came out of the subway. - Metrodan çıktığımda yönümü kaybettim.

yön
{i} bearings

I lost my bearings when I came out of the subway. - Metrodan çıktığımda yönümü kaybettim.

yön
orientation

Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation. - İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.

I'd love to be able to change my sexual orientation. - Cinsel yönelimimi değiştirebilmek isterim.

birçok yönden
in many ways
cinsel yönden güçlü
virile
maddi yönden
materially
teknik yönden
technically
yön
regard
yön
weather

We were rerouted because of weather. - Havadan dolayı yönümüzü değiştirdik.

yön
quarter
yön
side, aspect; angle: Bu sorunun birkaç yönü var. There are several sides to this matter. Probleme o yönden bakmadım. I haven't looked at the problem from that angle
yön
in terms of
yön
direction; quarter: O yöne doğru gitti. He went in that direction
yön
rubric
yön
streak
yön
party

A farewell party was held for the executive who was retiring. - Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.

He had led the Republican Party with great success. - O, Cumhuriyetçi Parti'yi büyük bir başarı ile yönetti.

yön
directional
yön
side

Today I'm going to show you another side of me. - Bugün size başka bir yönümü göstereceğim.

The exit is on the right side of the direction of travel. - Çıkış seyahat yönünün sağ tarafında.

yön
facet
yön
respect

Japanese differ from American in many respects. - Japonlar Amerikalılardan birçok yönden farklıdır.

He's well respected for his management skills. - Yönetim becerilerinden dolayı ona oldukça saygı duyulur.

yön
point of view line of thought, line: politik yönü belli olmayan biri someone whose political views are not readily apparent
bu yönden
from that direction
yön
complexion
yön
sense

I have a good sense of direction, so I don't get lost. - Ben iyi bir yön duyusuna sahibim, bu yüzden kaybolmam.

Tom certainly doesn't have a very good sense of direction. - Tom'un kesinlikle çok iyi bir yön duyusu yok.

yön
channel
duygusal yönden
emotionally

I don't know how to talk to emotionally distraught people. - Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.

Tom told me Mary was emotionally unstable. - Tom bana Mary'nin duygusal yönden kararsız olduğunu söyledi.

dört ana yönden biri
cardinal point
ekonomik yönden
in terms of economy
her yönden
all over
her yönden
all around
her yönden
all-round
her yönden
in all respects
her yönden
from all quarters
her yönden
on all hands
konuyu aynı yönden ele alan
synoptic
maddi yönden bağımsız
independent
maddi yönden bağımsız kimse
independent gentleman
maddi yönden bağımsız kimse
man of independent means
maddi yönden güçlü
financially powerful
ne yönden
wherein
pek çok yönden
in many directions
teorik yönden
theoretically
yön
(Hukuk) aspect, trend
yönden