tanzim

listen to the pronunciation of tanzim
Türkçe - İngilizce
arrangement
putting (something) in order; regulating; reorganizing
preparing, drawing up, drafting, framing (something written)
arranging, organizing, determining
(Hukuk) settlement
putting in order; organizing, arrangement; regulating
regulate
regulation
(Ticaret) adjustment
(Askeri) precision registration
coordination
arrange
putting in order
collocation
adjust
array
disposition
distribution
tanzim etme
arrangement of
tanzim oranı
(Ticaret) rate of adjustment
tanzim satış
(Reduced) sale
tanzim etmek
a) to put in order b) to organize, to arrange c) to draw up
tanzim etmek
1. to arrange, organize, determine. 2. to put (something) in order; to regulate; to reorganize. 3. to prepare, draw up, draft, frame (something written)
tanzim etmek
(Hukuk) drawing up
tanzim satışı
sale of foodstuffs by a municipality so as to regulate the prices
tanzim satışı sale of foodstuffs directly by
a municipality or indirectly through a firm awarded a contract by a municipality
tanzim supabı
regulating valve
tanzim valfı
regulating valve
düzeltme tanzim hedefi
(Askeri) registration target
tanzim etmek
organize
tanzim etmek
accommodate
tanzim etmek
(Ticaret) draw
tanzim etmek
amend
tanzim etmek
(Askeri) reimburse
tanzim etmek
(Kanun) set right
tanzim etmek
indemnify
tanzim etmek
make out
tanzim etmek
array
tanzim etmek
draw up
mesleki tanzim kararı
Proffessional Classification Recommendation
düzeltme tanzim ateşi
(Askeri) registration fire
düzenleme / tanzim
(Hukuk) arrangement
güçlü tanzim teşhir
(Ticaret) power merchandising
tanzim etmek
direct
tanzim etmek
shape
tanzim etmek
reduce
tanzim etmek
marshal
tıbbi tanzim subayı
(Askeri) medical regulating officer
tıbbi tanzim subayı
(Askeri) medical regulator
İngilizce - İngilizce
{i} Fatah-affiliated paramilitary organization that is responsible for prompting active participation among Palestinians in Intifada activities on a grass-roots level
a terrorist group organized by Yasser Arafat in 1995 as the armed wing of al-Fatah; serves a dual function of violent confrontation with Israel and serves as Arafat's unofficial militia to prevent rival Islamists from usurping leadership
fatah tanzim
a terrorist group organized by Yasser Arafat in 1995 as the armed wing of al-Fatah; serves a dual function of violent confrontation with Israel and serves as Arafat's unofficial militia to prevent rival Islamists from usurping leadership
Türkçe - Türkçe
Sıraya koyma, sıralama
Düzeltme, düzenleme, düzen verme, yoluna koyma: "Beş on dakikada tanzim olunan ateş yağmurundan daha ulvi bir manzara..."- A. Gündüz
Düzeltme, düzenleme, düzen verme, yoluna koyma
(Osmanlı Dönemi) nizâma sokma, düzene koyma, sıralama, düzenleme
Düzeltme, düzenleme
TANZİM
(Osmanlı Dönemi) (Nazım. dan) Sıraya koymak. Sıralamak. Dizmek
TANZİM
(Osmanlı Dönemi) Islah etmek
TANZİM
(Osmanlı Dönemi) Düzenlemek. Tertiblemek
TANZİM
(Osmanlı Dönemi) Manzum veya mensur olarak yazmak
tanzim etmek
Düzenlemek, düzeltmek, düzen vermek
tanzim etmek
Sıralamak
tanzim satışı
Satıcı fiyatlarının yükselmesini önlemek, bazı malların tüketiciye ulaşmasını sağlamak için belediye veya başka kamu kuruluşlarınca yapılan satış
Tanzim etmek
öremek
tanzim