ekstradan

listen to the pronunciation of ekstradan
Türkçe - İngilizce
in addition to
ekstra
extra

Tom could use a little extra time to review for the upcoming test. - Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.

They decided to leave extra food behind. - Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.

ekstra
choice
ekstra
additional

Our plan has lots of additional advantages. - Planımızın bir sürü ekstra avantajları var.

We need additional talented people. - Ekstra yetenekli insanlara ihtiyacımız var.

ekstra
best
ekstra
supernumerary
ekstra
1.high-quality, extra
ekstra
extra, additional; best
ekstra
extra, additional
ekstra
sundry
ekstra
special
Türkçe - Türkçe
ekstradan