Görünmek için tamam ama bakmak için kaba.
- It's okay to look, but it's rude to stare.
Benim çalışmalar tamam olacak.
- My studies are going okay.
Pekâla, şimdi gidiyorum.
- Okay, I'm leaving now.
Ne çayı içersiniz? Limon çayı olur mu?
- What tea do you drink? Is lemon tea okay?
Ben bir vejetaryenim, eğer uygunsa et yemeği tercih etmem.
- I'm a vegetarian, so I'd rather not have meat, if that's okay.
Bu su, içmek için uygun mu?
- Is this water okay to drink?
Onun iyi olduğunu düşünüyor musun? Bilmiyorum.
- Do you think she's okay? I don't know.
Üzgün olduğunuzda ağlamak sorun değil.
- It's okay to cry when you're sad.
Her şeyin iyi olacağına söz veriyorum.
- Everything will be okay. I promise.
İyi misin? Gerçekten üzgün görünüyorsun.
- Are you okay? You look really sad.
... JUST REMEMBER EVERYTHING I SHOWED YOU, OKAY? ...
... OKAY. HEY. ...