maden

listen to the pronunciation of maden
Türkisch - Englisch
mineral

A mine is where you find precious minerals. - Bir maden değerli madenleri bulduğun yerdir.

I prefer mineral water. - Maden suyunu tercih ederim.

mine

The patient's lung tissue was damaged from years of working in a coal mine. - Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.

This mine will close down next month. - Bu maden gelecek ay kapanacak.

dirt
(Ticaret) spring water
superficial
(Madencilik) large
buhl
heading
ore
quarry
metal
diggings
rich source, gold mine
mine; gold mine; mineral; metal
{i} digging
hornblende
maden içeren toprak
dirt
maden bilimi
metallurgy
maden arama
(Madencilik) exploration
maden arama
mineral exploration
maden aramak
(Argo) fossick
maden araştırma
prospection
maden araştırmak
(Madencilik) prospect
maden asansörü
cage
maden cevheri
vein
maden damarı
(Madencilik) lead
maden damarı
streak
maden damarı
(Madencilik) large
maden damarı
(Madencilik) mineral deposit
maden damarı
(Askeri,Teknik) reef
maden fakültesi
(Eğitim) faculty of mines
maden güvenliği
(Madencilik) mine safety
maden hukuku
mining law
maden jeolojisi
mining geology
maden kanunu
mining law
maden kuyusu
pit
maden kuyusu
sump
maden kuyusu
(Jeoloji) chimney
maden kömürü
(Madencilik) hard coal
maden kırıntısı
(Mekanik) grit
maden ocağı
(Madencilik) stope
maden para
coin
maden sanayi
(Madencilik) mining industry
maden sodası
(Gıda) sparkling mineral water
maden suları
mineral waters
maden suyu
soda water
maden talaşı
(Mekanik) grit
maden yatağı
mineral stratum
maden çıkarmak
mine
maden çıkartmak
(Madencilik) mine
maden ocağı
(Hukuk) pit
maden suyu
n. table water, mineral water, Seltzer, seltzer water
maden yeri
mines in
maden çıkarma
mining
maden alanı
(Madencilik) mining site
maden ana dehlizi
plane
maden arama avansı
grubstake
maden arama çubuğu
dipping rod
maden arama çubuğu
dowsing rod
maden arama çubuğu
twig
maden aramak
prospect
maden aramak
to prospect for
maden arayıcısı
(alaska) sourdough
maden arazisi
claim
maden araştırma
prospecting, prospection
maden araştırma kuyusu
prospecting shaft
maden asansörü
hoisting cage
maden bilgini
mineralogist
maden bilimci
(Madencilik) mineralogist
maden bulma
strike
maden cevheri
mineral ore
maden cevheri/filizi
ore
maden cürufu
dross
maden damarı
vein
maden damarı
run
maden damarı
lode, vein
maden damarı
seam
maden damarı
streak, lode, vein
maden damarı
lode
maden damarı arayan kimse
prospector
maden damarı belirtisi
prospect
maden değirmeni
stamp mill
maden dökümcüsü
metal founder
maden dövme
swage
maden dövme kalıbı
swage
maden eleği
jig
maden eleği
griddle
maden endüstrisi
mining industry
maden eritme
smelting
maden eritme ocağı
smelting furnace
maden eritme potası
test
maden eriyiğini karıştırmaya yarayan çubuk
rabble
maden filizi
mineral ore
maden filizi
ore
maden galerisi
adit
maden geçidi
road
maden izni
(Ticaret) mining license
maden izni
(Ticaret) mining licence
maden izni
(Ticaret) mining permit
maden işletmek
mine
maden işçisi
collier
maden işçisi
sinker
maden işçisi
metalworker
maden işçisi
(Madencilik) faceworker
maden işçisi
(Madencilik) mineworker
maden işçisi
miner
maden kaplama
metallization
maden kaplama
meta! plating
maden kaplı
metal-clad
maden karşılığı
(Ticaret) metallic cover
maden kaynağı
mineral resource
maden koliği
(Tıp) metallic colic
maden kuyusu
mine shaft
maden kuyusu
mineshaft
maden kuyusu ağzı
pithead
maden kuyusu başındaki makine
headgear
maden kömürü
coal
maden kömürünü kok kömürüne çevirmek
coke
maden levhası
sheet
maden lisansı
(Madencilik) mining license
maden lokomotifi
mine locomotive
maden makası
shears
maden matkabı
metal drill
maden mavisi
grayish blue, perse
maden mobilya
(Marangozluk) metal furniture
maden mühendisi
mining engineer
maden mühendisliği
mining engineering
maden nakliyatı
(Madencilik) mine conveying
maden ocağı
mine, pit
maden ocağı arabası
Bogie
maden ocağı arabası
tram
maden ocağı işçisi
pitman
maden ocağı su kuyusu
sump
maden okulu
mining school
maden oymacılığı
toreutics
maden piyasası
(Ticaret) metal market
maden planlama
(Madencilik) mine planning
maden posası
dross
maden posası
slag
maden potası
cupel
maden resmi
(Ticaret) mineral rights duty
maden ruhsatı
(Ticaret) mining permit
maden ruhsatı
(Ticaret) mining licence
maden ruhsatı
mining license
maden sanayii
(Ticaret) extraction industry
maden sepeti
mining basket
maden sodası
mineral water
maden sodası
sparkling water
maden sodası
Seltzer
maden sodası
carbonated water
maden sodası
soda water
maden sodası
seltzer water
maden suyu
table water
maden suyu
Seltzer

My favorite beverage is without a doubt seltzer. - En sevdiğim içecek şüphesiz maden suyudur.

maden suyu
seltzer water
maden sülfürü
pyrites
maden tabakası
ore deposits
maden tozu
metal powder
maden tuzları ile tedavi
metallotheraphy
maden tuzlu ilaç
saline
maden tuzu
metallic salt
maden tuzu
saline
maden tuzu içeren
saline
maden uzmanı
metallurgist
maden uzmanı
metallist
maden yatağı
ore bed
maden yatağı
mineral stratum, ore bed
maden yatağı
region rich in mineral deposits
maden yağı
(Kimya) mineral oil
maden yerbilimi
mining geology
maden çağı
(Tarih) metal age
maden çıkarmak
to mine
maden şirketi
mining company
maden şirketi
mining society
çubukla maden arayan kimse
dowser
madenler
metals
(maden) saf
fine
eritmek (maden)
smelt
esas maden
(Madencilik) essential mineral
kıymetli maden fonları
(Ticaret) precious metals funds
zengin maden
bonanza
çıkarmak (maden)
mine
maden ocağı
mine
maden ocağı
diggings
maden suyu
vichy water
maden suyu
table-water
iç sürdürücü bir maden suyu
mineral water into a maintainer
kendisinden iyi kalay çıkan maden
tin from the mines themselves well
altınlı maden damarı
reef
arsenikli ham maden
speiss
değerli maden içermek
assay
dövmek (maden)
swage
ergimiş maden
fused metal
erimiş maden oluğu
sow
hafif maden
(Otomotiv) light metal alloy
hafif maden
light metal
hurda maden
scrap metal
işçinin payına düşen maden
tribute
kahverengi maden kömürü
brown coal
karakteristik maden
essential mineral
kıymetli maden
didymium
maden suyu
vichywater
maden suyu
tablewater
radyum ve uranyumlu maden cevheri
pitchblende
sulu maden özü
pulp
ufak maden parçası
nodule
zengin maden yatağı
bonanza
çalma maden
chased metal
çubukla maden aramak
dowse
Türkisch - Türkisch
Yavuz özkan'ın, 1978 Antalya Film Festivali'nde birincilik ödülünü kazanan filmi
Madenden yapılmış
Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse
Uyuşturucu, esrar, eroin
Uyuşturucu, esrar, eroin: "İstersen sana biraz maden vereyim de çek!"- O. C. Kaygılı
Metal
Maden ocağı veya maden işletmesi
Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak
(Osmanlı Dönemi) kaynak değerli şeylerin çıkarıldığı ocak; değerli yeraltı ürünleri
(Osmanlı Dönemi) RESS
(Osmanlı Dönemi) MA'DEN
(Osmanlı Dönemi) DIÎN
(Osmanlı Dönemi) MENCEM
(Osmanlı Dönemi) DAİN
MADEN SİCİLİ
(Hukuk) Tüm madencilik faaliyetleri ile ilgili bilgilerin kaydedildiği kütük
maden bilimi
Mineraloji
maden cevheri
İçindeki maden oranı işletilmeye elverişli miktarda olan filiz
maden damarı
Maden cevherinin yoğun olarak bulunduğu bölüm
maden devri
Tarihten önceki zamanların ayrıldığı üç çağdan sonuncusu olan ve madenlerin kullanılmaya başladığı zaman kesimine verilen ad
maden filizi
Maden cevheri
maden gazı
Madende oluşan gaz
maden kirası
Maden işletilsin veya işletilmesin verilen para
maden kuyusu
Maden ocağı
maden kömürü
Taş kömürü
maden mavisi
Kül rengine çalan parlak mavi
maden ocağı
Kazılarak maden cevheri çıkarılan yer
maden sodası
Maden suyu içine sıkıştırılmış gaz doldurulduktan sonra elde edilen şişe suyu
maden suyu
İçinde, erimiş mineraller bulunan ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kaynak suyu
maden yatağı
Maden filizi katmanlarının bulunduğu alan
maden yünü
Yalıtkan olarak kullanılan bir madde, madenî yün
Maden ocağı
kan
Maden suyu
acısu
Madenler
(Hukuk) MAADİN
Mâden ocağı
(Osmanlı Dönemi) KÂN
ergimiş maden
Sıvı duruma gelmiş maden
mâdenler
(Osmanlı Dönemi) mâdeniyât
mâdenler
(Osmanlı Dönemi) maâdin
çıplak maden
Tamamen saf durumda, içinde hiçbir yabancı madde bulunmayan maden
Englisch - Türkisch

Definition von maden im Englisch Türkisch wörterbuch

maden kömürü
Taş kömürü: Jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğrayarak büyük bir kalori gücü kazanan bitki fosillerinden oluşan doğal yakıt
maden
Favoriten