Mayınlar olduğu için nevigasyon zordu.
- Navigation was difficult because there were mines.
Bir mayının üzerinden sürdü ve onun cipi patladı.
- He drove over a land mine and his jeep blew up.
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.
- There is a fundamental difference between your opinion and mine.
Onun evi benimkinin çevresindedir.
- Her house is in the neighborhood of mine.
Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.
- The patient's lung tissue was damaged from years of working in a coal mine.
Bu maden gelecek ay kapanacak.
- This mine will close down next month.
Senin fikirlerin benimkinden farklı.
- Your ideas are different from mine.
Masadaki hesap makinesi benim.
- The calculator on the table is mine.
İl, maden kaynaklarınca zengindir.
- The province is rich in mineral resources.
Bu ülke maden kaynakları açısından zengindir.
- This country is rich in mineral resources.
Avustralya'da her gün bir milyon tonun üzerinde kömür çıkarılıyor.
- More than one million tons of coal are mined each day in Australia.
Çin'de her gün yaklaşık on milyon ton kömür çıkartılır.
- About ten million tons of coal are mined every day in China.
Madencilik ile ilgili olan Minecraft adlı bir oyun var.
- There’s a game called Minecraft that is about mining.
Crater of Diamonds State Park is the only place in the world where visitors can mine their own diamonds.
We had to slow our advance after the enemy mined the road ahead of us.
... There's a friend of mine who says, ...
... when you're mine a Jimmy cute boy ...