Let's get a picture of us with the sea in the background.
- Arka planda deniz manzaralı bir resmimizi çektirelim.
He is always in the background.
- O her zaman arka plandadır.
There is a church at the back of my house.
- Evimin arkasında bir kilise var.
Music that doesn't transmit feelings, images, thoughts, or memories is just background noise.
- Hisleri, görüntüleri, düşünceleri ya da anıları iletmeyen müzik sadece arka fon gürültüsüdür.
Tom noticed a police car in the rear-view mirror.
- Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.
The hijackers moved to the rear of the plane.
- Korsanlar uçağın arkasına ilerledi.
It has rained for three days on end.
- Arka arkaya üç gün boyunca yağmur yağdı.
She bought articles of clothing one after another.
- O arka arkaya giyim eşyaları aldı.
The garden is behind the house.
- Bahçe evin arkasında.
The boy hid behind the door.
- Çocuk, kapının arkasına saklandı.
Sami felt a little bit superior to his friends.
- Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.
Tom and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
- Tom ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.
Who needs friends! They'll just betray you in the end.
- Kimin arkadaşlara ihtiyacı var! Onlar sonunda sana ihanet edeceklerdir sadece.
I asked after my sick friend.
- Hasta arkadaşımın sağlık durumunu sordum.
Tomorrow I’ll go out with friends after having lunch.
- Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.
The horse rose on its hind legs.
- At arka ayaklarının üzerinde yükseldi.
Kangaroos have two small forepaws and two large, strong hind paws.
- Kanguruların iki küçük ön pençesi ve iki büyük, güçlü arka pençeleri vardır.
I want to thank my friends and family for supporting me.
- Beni destekledikleri için arkadaşlarıma ve aileme teşekkür etmek istiyorum.
I have a lot of friends to support me mentally.
- Beni zeka olarak destekleyecek çok arkadaşım var.
Your right taillight is busted.
- Sağ arka lamban patlamış.
The tail at the rear of the plane provides stability.
- Uçağın arkasındaki kuyruk denge sağlar.
The horse rose on its hind legs.
- At arka ayaklarının üzerinde yükseldi.
There is a bird feeder in our backyard.
- Bizim arka bahçede bir kuş besleyici var.
We have a doghouse in our backyard.
- Arka bahçemizde bir köpek kulübemiz var.
Tom sneaked out the back door.
- Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.
Tom slipped out the back door.
- Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.
Tom slept in the back seat while Mary drove.
- Mary arabayı sürerken Tom arka koltukta uyudu.
Tom was riding in the back seat.
- Tom arka koltukta gidiyordu.
The robber attacked her on a back street.
- Soyguncu bir arka sokakta ona saldırdı.