Yabancılardan sakınmak zorundasınız.
- You have to beware of strangers.
Sessiz bir köpekten ve durgun bir sudan sakının.
- Beware of a silent dog and still water.
Aşırı güvenden sakınmalısın.
- You should beware of overconfidence.
Alıcı dikkatli olsun.
- Let the buyer beware.
Çok dikkat et! Gelen bir araba var!
- Beware! There's a car coming!
Yabancılardan sakınmak zorundasınız.
- You have to beware of strangers.
Yabancı köpeklerden sakınmalısın.
- You must beware of strange dogs.
Taklitlerinden sakının.
- Beware of imitations.
Burada yankesicilere dikkat edin.
- Beware of pickpockets here.
Düşen kayalara dikkat edin!
- Beware of falling rocks!
Yavru horoza dikkat edin. O ısırır.
- Beware of the cockerel. It bites.
Yankesicilere dikkat edin.
- Beware of pickpockets.
Beware the Ides of March.
Then, if one bewares of voluntary mistakes, of exaggeration and unfounded assertion, if one builds only upon actual and carefully observed facts, an important and well-grounded discipline must ensue.