örtmek

listen to the pronunciation of örtmek
Türkçe - İngilizce
cover

I'm tired of covering for you. - Ben seni örtmekten yorgunum.

Fadil went to extremes to cover up his greed. - Fadıl açgözlülüğünü örtmek için uçlara gitti.

cover up

Fadil went to extremes to cover up his greed. - Fadıl açgözlülüğünü örtmek için uçlara gitti.

hood
robe
sheet
case
condone
incase
carpet
to shut (a door, a window, a cover)
wrap
lap
coat

Their job is to coat the walls with plaster. - Onların işi duvarları sıva ile örtmektir.

conceal
to cover; to cloak, to veil, to envelop; to hide, to conceal; to shut, to close
to hide; to conceal, hush up, cover up
encase
shade
cope
cloak
envelop
canopy
bury
submerge
cap
enshroud
to cover; to veil
blanket
shut
cloud
screen
shield
close
shroud
clothe
earth
curtain
hide
endue
(Havacılık) cover to
encompass
face
obscure
spread
bespread
vesture
peçe ile örtmek
veil
örtmek, gizlemek, maskelcmek; örtbas etm
cover, concealment, maskelcmek; sink ETM
ört
mantle
saman örtmek
(Tarım) mulch
ört
cloak
örtme
coating
örtme
overlapping
örtme
occlusion
örtme
cladding
kumaşla örtmek
drape
ört
cover up

Cover up, we're going to leave. - Örtbas etmeye çalış, biz gideceğiz.

What pain are you trying to cover up with alcohol? - Alkolle hangi derdin üstünü örtmeye çalışıyorsun?

örtme
sheeting
üzerini örtmek
Overlie
ayıbını örtmek
blanch over
açıkını örtmek
to cover up one's fraud
battaniye ile örtmek
blanket
etek ile örtmek
skirt
haşe örtmek
caparison
kiremit örtmek
(İnşaat) cover with roof tiles
kuru otla örtmek
mulch
saman ile örtmek
(dam) thatch
saman ile örtmek (dam)
thatch
sımsıkı örtmek
smother with
sımsıkı örtmek
smother in
toprakla örtmek
earth
yün gibi örtmek
fleece
çarşaf örtmek
sheet
çatı ile örtmek
roof over
ört
shroud
ört
enshrouded
ört
cloaked
ört
enshroud
ört
cot
ört
cocoon
örtme
coating, covering
örtme
envelopment
örtme
coverup
örtme
envelop
örtme
mil. camouflage
üstünü örtmek
to clothe
üstünü örtmek
overlap
Türkçe - Türkçe
Kapamak
Belli etmemek, gizlemek saklamak
Korumak, görünmez duruma getirmek veya gizlemek için üstüne bir şey koymak: "Kadın bebeğini itina ile yatırdı, yüzünü örttü."- A. Gündüz
Kötü bir durumu belli etmemek, gizlemek saklamak
Kaplamak
Korumak, görünmez duruma getirmek veya gizlemek için üstüne bir şey koymak
Kapamak: "Perihan kızdı, gidip piyanonun kapağını örttü."- P. Safa
(Osmanlı Dönemi) TAVS
(Osmanlı Dönemi) LATT
sarmak
(Osmanlı Dönemi) SÜFÜL
(Osmanlı Dönemi) GAMAM
(Osmanlı Dönemi) TEKTİM
(Osmanlı Dönemi) DESS
atmak
(Osmanlı Dönemi) DECL
(Osmanlı Dönemi) GAŞYET
Ört
(Osmanlı Dönemi) CE'VE
Ört
(Osmanlı Dönemi) TEZMİL
Örtme
(Osmanlı Dönemi) TESEFFÜL
Örtme
(Osmanlı Dönemi) TASDİR
örtme
Örtmek işi
örtme
üstü kapalı önü ve yanları açık evin girişi
örtme
Üstü kapalı, önü açık yer
örtme
Evin balkon çıkması
örtme
Baş örtüsü
örtmek