sonrasında

listen to the pronunciation of sonrasında
Türkçe - İngilizce
afterwards

You go to school in order to study at university afterwards. - Sonrasında üniversitede eğitim görmek için okula gidersin.

I enjoy cooking, but I don't like the cleaning up afterwards. - Yemek pişirmekten hoşlanırım ama sonrasında temizlik yapmayı sevmiyorum.

sonra
after

After I returned from Turkey, my Turkish deteriorated. - Türkiye'den döndükten sonra Türkçem zayıfladı.

I often play tennis after school. - Okuldan sonra sıklıkla tenis oynarım.

sonra
later

He returned home three hours later. - Üç saat sonra eve geri döndü.

He explained later how he made this decision. - Bu kararı nasıl verdiğini daha sonra açıkladı.

sonra
afterward

Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards. - Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.

She was very well before lunch, but felt sick afterward. - O, öğle yemeğinden önce çok iyiydi, ama sonrasında hasta hissetti.

sonra
post

The book was published posthumously. - Bu kitap, ölümünden sonra yayımlandı.

Tom belongs to the postwar generation. - Tom savaş sonrası kuşağa aitti.

sonra
then

But then he fell in love with Jane Wilde, a student studying languages in London. - Ama sonra o Londra'da dilleri çalışan bir öğrenci olan Jane Wilde'a aşık oldu.

Dima slept with 25 men in one night and then killed them. - Dima bir gecede 25 adamla yattı ve sonra onları öldürdü.

sonra
afterwards

I'll explain afterwards. - Daha sonra açıklayacağım.

Afterwards, he assumed a new identity. - Daha sonra, yeni bir kimlik üstlendiler.

sonra
forth
sonra
in
sonra
onwards
sonra
otherwise

Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later. - Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.

sonra
then by
sonra
thereafter
sonra
epi-
sonra
post-

Osteoporosis is more common in advanced age, and is often a concern for post-menopausal women. - Osteoporoz ileri yaşlarda daha yaygındır ve genellikle menopoz sonrası kadınlar için bir sorundur.

After returning from war, many soldiers show signs of post-traumatic stress syndrome. - Savaştan döndükten sonra birçok asker travma sonrası stres sendromu belirtileri gösteriyor.

sonra
in future
sonra
and later

She looked like a teacher, and later I found that she actually is one. - O bir öğretmene benziyordu ve sonra aslında onun bir öğretmen olduğunu keşfettim.

sonra
(İnşaat) sonar
sonra
since

Since my husband became sick he's lost as much as 20 kilograms and his pants are now baggy. - Kocam hasta olduktan sonra 20 kilo kadar verdi ve şu anda pantolonu bol geliyor.

Since it stopped raining, he went out for a walk. - Yağmur durduktan sonra, yürüyüş için dışarı çıktı.

sonra
and

The water pipes froze and then burst. - Su boruları dondu ve sonra patladı.

If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence. - İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır.

sonra
{f} next

I'm getting off the train at the next stop. - Sonraki durakta trenden ineceğim.

What happened next, I don't know. - Daha sonra ne oldu bilmiyorum.

sonra
after it
sonra
the then
ekleme sonrasında
(Bilgisayar) after insert
silme onayı sonrasında
(Bilgisayar) after del confirm
sonra
{e} following

Tom's foot had to be amputated after it had become infected with gangrene following a severe frostbite. - Şiddetli bir donmanın ardından kangrenle enfekte olduktan sonra Tom'un ayağı kesilmek zorunda kaldı.

What are the following steps? - Daha sonraki adımlar nelerdir?

sonra
sequel
sonra
otherwise, or else
sonra
epi
sonra
later, afterwards, then
sonra
after; afterwards; later; then; in future; otherwise
sonra
subsequent to
sonra
subsequently

Sami was subsequently murdered. - Sami daha sonra öldürüldü.

Tom was subsequently arrested. - Tom daha sonra tutuklandı.

sonra
what follows, the rest: İşin sonrası kolay. The rest of the job's easy
sonra
a later time: Bunu sonraya bırakmalı. This ought to be left for a later time
sonra
after: ondan sonra after that
Türkçe - Türkçe

sonrasında teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Sonra
(Osmanlı Dönemi) BA'DE
sonra
Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildirir: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin
sonra
Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildirir
sonra
Yoksa, aksi hâlde
sonra
Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin
sonra
Arkadan gelen bölüm veya zaman
sonra
Daha uzak ve ileri bir yerde
sonra
Daha ileri bir zamanda, müteakiben: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan
sonra
Daha ileri bir zamanda, müteakiben
sonra
(Osmanlı Dönemi) sümme
sonra
müteakip
sonrasında