karalar

listen to the pronunciation of karalar
Türkçe - İngilizce
mourning
sables
kara
earth

Just like the Earth, half of the Moon is lit by the Sun while the other half is in darkness. - Tam Dünya gibi, Diğer yarısı karanlıkken Ayın yarısı güneş tarafından ayınlatılır.

The African elephant is the largest land mammal on earth. - Afrika fili yeryüzünde en büyük kara memelisi.

kara
black

A white coin is for a black day. - Ak akçe kara gün içindir.

Do you like black cats? - Kara kedileri sever misin?

kara
land

The place is not accessible by land. - Yere kara yoluyla ulaşılamaz.

The elephant is the largest land animal. - Fil en büyük kara hayvanıdır.

karalar bağlamak
to put on mourning; to wear mourning
karalar bağlamak
to wear mourning
karalar giymek
to put on mourning; to wear mourning
karalar giymiş
in mourning
kara
dark

She is very afraid of the dark. - O, karanlıktan çok korkar.

Bats usually fly in the dark. - Yarasalar genelde karanlıkta uçar.

kara
{i} ground

The government decided to ban the book on grounds of indecency. - Hükümet ahlaksızlık gerekçesiyle kitabı yasaklamaya kararı verdi.

Glorify the ocean, but stay on the ground. - Okyanusu öv ama karada kal.

kara
{i} shore
kara
gloomy

It's a very gloomy day. - Çok iç karartıcı bir gün.

The sky is gloomy and gray - a typical rainy-season sky. - Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.

kara
territory
kara
shame
kara
stain
kara
dishonour
kara
bad

I don't think it makes him a bad person just because he's decided he likes to eat horse meat. - Sadece at eti yemeği sevdiğine karar verdiğinden dolayı bunun onu kötü bir kişi yapacağını sanmıyorum.

I don’t believe that black cats cause bad luck. - Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.

kara
service
kara
terra-firma
kara
mainland

We took a ferry from the island to the mainland. - Adadan ana karaya bir feribota bindik.

kara
bleak

The economic situation is very bleak. - Ekonomik durum çok iç karartıcı.

kara
terrestrial
kara
ominous

The sky looks ominous. I wonder if it will rain. - Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.

kara
tenebrous
kara
ivory-black
kara
rayless
kara
blot
kara
terrafirma
kara
{s} overland
kara
{i} terra firma
kara
{s} territorial
kara
nigr
kara
{s} sooty
kara
{i} sable
kara
land, shore; territorial, terrestrial
kara
{i} ivory black
kara
{i} smut
kara
dark-complexioned, swarthy
kara
phot. negative
kara
pitchy
kara
bad; unlucky
İngilizce - İngilizce

karalar teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

Kara
A female given name, a variant of Cara
kara
The bangle worn by Sikhs, to remind the wearer to do God's work, and one of the five Ks
Kara
a variant of Cara
Kara
kara
kara
Iron Bracelet
kara
empty of China
kara
Empty
kara
  Iron bracelet, one of the five kakaars that every member of the Khalsa must wear It is a symbol of restraint and remembrance of God
kara
"China"
kara
Steel bracelet, one of the five physical symbols that a Khalsa Sikh must wear It is a symbol of restraint and rememberance of God
kara
(suffix) -working; -producing; -energetic (k127)
kara
S steel bangle worn on the right wrist by Sikhs
Türkçe - Türkçe

karalar teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

kara
siyah karşıtı beyaz yani ak
KARA
(Osmanlı Dönemi) Su ile karışmış süt
KARA
(Osmanlı Dönemi) (C.: Ekrây-Karvât) Bahçe ve bostan içindeki su arkı
Kara
toprak
Kara
(Osmanlı Dönemi) HÜMME
Kara
siyah
kara
Yüz kızartıcı durum, leke. İftira
kara
Kötü, uğursuz, sıkıntılı: "Gazeteler hep kara haber verirler."- B. Felek
kara
Çoğu kez tür belirtmeye yarar
kara
Anarşizmin rengi
kara
Bu renkte olan
kara
En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı
kara
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
kara
Yüz kızartıcı durum, leke
kara
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da, karamız da, denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner
kara
Esmer
kara
Kötü, uğursuz, sıkıntılı
kara
Bu renkte olan: "Kara gözlüm efkârlanma gül gayri / İbibikler öter ötmez ordayım."- B. S. Erdoğan
kara
Okul önlügü
karalar