get rid of

listen to the pronunciation of get rid of
İngilizce - Türkçe
kurtulmak

Ben bu yıpranmış halıdan kurtulmak zorunda kalacağım - I will have to get rid of this worn-out carpet.

Biz yabani otlardan kurtulmak zorundayız. - We have to get rid of weeds.

başından savmak
yakayı sıyırmak
-i yok etmek; -i ortadan kaldırmak, -i bertaraf etmek
kurtulmak (birisinden)
atlatmak
yok etmek
kökünü kazımak
kovmak
siktir etmek
defetmek
yakayı kurtarmak
elden çıkarmak
bir şeyden kurtulmak
bertaraf etmek
sepetlemek
üstünden atmak
safra atmak
ortadan kaldırmak
baştan savmak
-den kurtulmak
kurtul

Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir. - It's not easy to get rid of a bad habit.

Ben bu yıpranmış halıdan kurtulmak zorunda kalacağım - I will have to get rid of this worn-out carpet.

(birini) savmak, başından savmak
-den kurtulmak; -i başından savmak/atmak; -i defetmek/kovmak: How did you get rid of them? Onları nasıl başından savdın?
(istenmeyen bir şeyden) kurtulmak
savmak
temizlemek
başından atmak
öldürmek
savuşturmak
yakasını sıyırmak
avoid
{f} kaçınmak

Biz yoğun trafikten kaçınmak amacıyla, Noel için evde kaldık. - We stayed home for Christmas, so as to avoid heavy traffic.

Yoğun trafikten kaçınmak için tali yoldan gitti. - He took a detour to avoid the heavy traffic.

avoid
önlemek

Eğer kolesterolü önlemek istiyorsanız yanında yağ olmadan yağsız et yiyin. - If you want to avoid cholesterol, eat lean meat with no fat.

Lütfen kazaları önlemek için elinizden geleni yapın. - Please try your best to avoid accidents.

avoid
sakınmak

Bir kokarcayı vurmayı sakınmaktan caydım. - I swerved to avoid hitting a skunk.

avoid
{f} savuşturmak
avoid
{f} -den kaçınmak; -den çekinmek
avoid
içtinap etmek
avoid
çekinmek
avoid
fesholunur avoidance sakınma
avoid
alıkoymak
avoid
yanaşmamak
avoid
engel olmak
avoid
kaçmak
avoid
kurtulmak

Sami, tutuklamaktan kurtulmak için Mısır'a kaçtı. - Sami fled to Egypt to avoid arrest.

avoid
{f} korunmak

Soğuk algınlığından korunmak için bol miktarda C vitamini al. - Take lots of vitamin C to avoid catching cold.

avoid
{f} -den kurtulmak; -i önlemek
avoid
{f} uzak durmak
avoid
{f} -den sakınmak
avoid
(fiil) kaçınmak, savuşturmak, sakınmak, önlemek, uzak durmak, korunmak; iptal etmek
get of
(deyim) get wind of sth. bir söylentiyi duymak ,haber almak,kokusunu duymak
to get rid of
safra atmak
İngilizce - İngilizce
to remove, or dispose of, or abolish something

I want to get rid of your influence over my life!.

be released from, go away from, throw out
do away with; "Slavery was abolished in the mid-19th century in America and in Russia"
dispose of; "Get rid of these old shoes!"; "The company got rid of all the dead wood
terminate or take out; "Let's eliminate the course on Akkadian hieroglyphics"
dispose of; "Get rid of these old shoes!"; "The company got rid of all the dead wood"
dispose

He wants to dispose of his books. - He wants to get rid of his books.

see the back of
get rid
send away, free oneself (from something), cause to leave
To get rid of
avoid
get rid of