elden çıkarmak

listen to the pronunciation of elden çıkarmak
Türkçe - İngilizce
throw away
get rid of
sell out
sell off
(Hukuk) to dispose of the production
to sell sth off, to dispose of
dispose of

He wants to dispose of his books. - O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.

He wants to dispose of his land. - O, arazisini elden çıkarmak istiyor.

dispose

He wants to dispose of his land. - O, arazisini elden çıkarmak istiyor.

He wants to dispose of his books. - O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.

sell something off
{f} unload
close out
push off
{f} remainder
{f} part

Tom lost no time in parting with the money. - Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.

She had to part with her fur coat. - O kürk ceketini elden çıkarmak zorundaydı.

part with

He was deep in debt, and had to part with his house. - O borç batağına saplanmıştı ve evini elden çıkarmak zorunda kaldı.

She had to part with her jewelry box. - Onun mücevher kutusunu elden çıkarmak zorunda kaldı.

elden çıkarma
disposing
elden çıkarma
(Ticaret) divestiture
elden çıkarma
disposing of
elden çıkarma
disposition
elden çıkarma
disposal
elden çıkarma
sellout
elden çıkarma
close out
elden çıkarmak